Kayseri'de arkadaşlar arasında şüphe cinayeti davası
Kayseri'de çocukluk arkadaşları arasında yaşanan ve bir kişinin ölümü ile biten olayın detayları ortaya çıktı. Sanıklarla yaşamını yitiren genç arasında şüphe ve kıskançlık olduğu ileri sürüldü.
Kayseri'de çocukluk arkadaşları arasında konut önünde başlayan sözlü tartışmanın fiziksel tartışmaya dönmesi sonucu tüfekle vurularak hayatını kaybeden maktul Eyüp Kaplan’ın ölümüne ilişkin yargılama başladı. Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesinde, kasten öldürme, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti için açılan davanın ilk celsesi görüldü.
Sanık Ö.G.’nin çocukluk arkadaşı olan Eyüp Kapla'nın, olay günü önce kendisinin arabasına bindi ve madde kullandı, ardından arabayla gezdiler. Eve gitmek istediğini söyleyen maktulü bıraktıktan sonra kavga olduğunu görüp arabadan inen sanık Ö.G. , fiziksel kavgayı ayırmak amacıyla hedef gözetmeksizin havaya ateş ettiğini iddia etti. Öldürme kastı olmadığını iddia eden sanık, ‘Eyüp’ün vurulduğunu vurulduktan sonra fark ettim, hedef gözetmedim, suçlamaları kabul etmiyorum.’ iddialarında bulundu.
Sanık S.Ş. ise, Kaplan'ın eski kız arkadaşı ile tatile gitmesi ardından maktulün kendisine kinlendiğini ve küfür ettiğini, ardından kendisinin konuyu konuşmak için maktulün babasının evine konuşmak için gittiğini iddia etti. Sonrasında olaya dahil olan maktulün sanık Ö.G. ile birlikte olaya dahil olduğunu ve bıçakla sanıklara saldırdığını iddia etti.
S.Ş. ayrıca ‘Ö.G. bizi ayırmak için silah sıktı, hedef almadı, Eyüp vurulunca üzülüp ağladı’ iddialarında bulunarak suçlamaları kabul etmedi.
'Oğlumu harcadılar'
Olayda yaşamını yitiren gencin babası ise sanıklar hakkında ‘Bu ikisi uyuşturucu satıyor, oğlumu muhbir bildiler. Olay günü S.Ş. benim evime gelip oğlumu bana şikayet etti. S.Ş. madde etkisindeydi kendinde bile değildi. Ben de siz gidin ben halledeceğim dedim. Sonra Ö.G. arabadan inerek tüfekle ilkini havaya, sonrasını üstümüze ateş açtı. Benim bebemi harcadılar.’ İfadelerinde bulundu.
Olaya dair başka bir tanık olan Ş.Z. ise, sanık S.Ş.’nin maktulle husumeti olduğunu ve sürekli uyuşturucu sebebiyle maktulün sanığı şikayet ettiğini dile getirdiğini iddia etti.
'Oh oldu, sıra sana gelecek'
Maktulün kardeşi ve arkadaşı tanık E.A. ise sanık Ö.G.’nin hedef gözeterek maktulü vurduğunu ve S.Ş’nin olay sonrasında Kaplan'ın kardeşini telefonla arayarak ‘oh olmuş sıra sana gelecek’ dediğini iddia etti.
Başka bir tanık olan ise, sanık Ö.G. ‘nin, cezaevinde yanına adam gönderdiğini ve bu kişi aracılığıyla sanığın aleyhine ifade vermemesi istediğini iddia etti.
Sanık avukatları ise suçlamaları kabul etmedi. Olayda sanıkların bir azmettirme veya kastı olmadığını iddia ederek beraatlarını talep ettiler.
Ne olacak?
Savcı, mütalaasında tanık Ş.Z.’nin rızası ile telefonunun incelenmesi, Ö.G. ‘nin tutukluluğunun devamı ve olaya dair olay yerinin incelenmesi ve keşif çalışması yapılması talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti ise sanık S.Ş.’nin adli kontrolünün, sanık Ö.G. ‘nin tutukluluğunun devamına karar verdi. Gerekli bilirkişi raporları düzenlenmesi için , ileri bir tarihe alındı.
