Ali Dağı'nın zirvesinde kilise
Kayseri'nin 1800 metre yüksekliğindeki Ali Dağı'nda saklı bir tarih dünyası var. Hans Rott'un 1907'deki keşifleri, bu gizli hazinenin kapılarını aralıyor.
Araştırmacı yazar Ali Peker, sosyal medya hesabından paylaştığı gönderiyle Kayseri’de unutulmaz bir tarih yolculuğuna çıkardı. 9 Ekim 1907’de Alman seyyah ve sanat tarihçisi Hans Rott, 1800 metre yüksekliğindeki Ali Dağı’na çıkarak bölgenin tarih ve inanç dolu mirasını keşfetmişti. Rott’un gözlemleri, antik dönemden Bizans izlerine kadar uzanan zengin tarih hazinesini gün yüzüne çıkarıyor.
Dydymos tepeleri ve St. Basileus’un duaları
Ali Dağı, tarih boyunca sivri iki tepesiyle dikkat çekmiş ve antik kaynaklarda “Dydymos” olarak anılmıştır. Rott’un aktardığına göre, St. Basileus bu dağa çıkarak üç gün boyunca dualar etmiş. Onun ölümünden sonra ise, en sevdiği nokta olan dağın zirvesine bir kilise inşa edilmiş ve içerisi özenle mozaiklerle süslenmiş. Bu yapı, hem dini hem de sanatsal açıdan bölgenin önemli bir mirası olarak kabul ediliyor.
Deve hörgücü şeklindeki sarnıç ve soğuk su mucizesi
Ali Dağı’nın ortasında, deve hörgücü şeklinde dikkat çeken bir alan bulunuyor. Rott, bu noktada 9 Ekim’de bile buz halinde su bulunan bir sarnıç keşfetmiş. Sarnıçlar yalnızca su depolamakla kalmıyor; etraflarındaki duvar gibi kanallar ve tonozlarla adeta bir mühendislik harikası sunuyor. Tonozlarda genellikle dışarı açılan üç açıklık bulunması, o dönemin mimari inceliğini gözler önüne seriyor.
Bazilikanın kalıntıları ve mozaik hırsızlığı
Ali Dağı’nda bulunan orta büyüklükteki bazilikadan günümüze sadece at nalı biçimindeki koro kısmı ve birkaç duvar örgüsü ulaşmış. Apsis güneydoğu yönünde yer alıyor. Plaster başlıklarının kalıntıları yıkıntılar altında saklı olsa da, geçmişte buraya gelen hacıların kilisenin mozaiklerinden parçalar götürdüğü belirtiliyor. Rott, bu yapılar arasında 5. yüzyıldan kalma at nalı kemer örneklerine de rastlamış.
Kayaya oyulmuş sarnıçlar ve mimari detaylar
Bazilikanın etrafında kayaya oyulmuş sarnıçlar ve bunların üstünü ince işçilikle kaplayan tonozlar dikkat çekiyor. Sarnıçların etrafında yer alan kanallar, suyun düzenli akışını sağlamak için tasarlanmış gibi görünüyor. Bu detaylar, antik dönemde hem ibadet hem de günlük yaşam için yapılan mühendislik çalışmalarının ipuçlarını sunuyor.
Ali Dağı’nda yapılan bu keşifler, Kayseri’nin tarihi zenginliğini ve Bizans dönemine dair bilinmeyen detayları gün yüzüne çıkarıyor. Hans Rott’un 1907’deki gözlemleri, hem akademisyenler hem de tarih meraklıları için paha biçilmez bir kaynak olmayı sürdürüyor.
Kaynak: Kayseri Ansiklopedisi
Madde yazarı: Osman Eravşar.