455 bin kişiyi etkileyen kriz sonrası Profesör Boztosun'dan dikkat çeken açıklama

Konut piyasasından borsaya, fondan kripto varlıklara ve reel sektöre kadar yatırım kanallarındaki riskleri tek tek sıralayan Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, tasarruf sahibinin yaşadığı güven krizine dikkat çekti.

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, Türkiye’deki tasarruf sahiplerinin ve yatırımcıların karşı karşıya kaldığı güven sorununa ilişkin çarpıcı bir değerlendirmede bulundu. Gayrimenkulden finansal piyasalara, girişimcilikten kripto varlıklara kadar tüm yatırım enstrümanlarını tek tek analiz eden Boztosun, vatandaşın güvenli bir liman bulmakta zorlandığını vurguladı.

'Ev al, kafan rahat olsun’ dönemi bitti'

Geleneksel yatırım aracı olan gayrimenkul sektöründeki değişimlere değinen Prof. Dr. Derviş Boztosun, konut almanın artık riskli bir yatırım hâline geldiğini ifade etti. Boztosun, şu değerlendirmeyi yaptı:

"10 milyon liraya ev alıyorsun. Ayda 50 bin liraya kiraya veriyorsun. Kâğıt üzerinde yatırım. Ama kiracı kirayı ödemiyor, eve zarar veriyor. Tahliye süreci uzuyor. Yıllarca kendi malının gelirini alamıyorsun. ‘Ev al, kafan rahat olsun’ dönemi de böyle bitiyor."

'Yatırımcı olduğunu sanıyorsun, oyunun figüranı oluyorsun'

Sermaye piyasalarındaki ve fon sektöründeki çalkantılara da dikkat çeken Boztosun, borsada yaşanan spekülatif hareketleri ve SPK'nın son tasfiye kararlarını hatırlattı:

"Peki borsa? ‘Şirketlere ortak ol, ekonomiye sermaye sağla’ diyorsun. Paranı yatırıyorsun; sonra manipülasyon iddiaları, spekülatif hareketler, sosyal medya yönlendirmeleri, patron işlemleri çıkıyor. Yatırımcı olduğunu sanıyorsun, bir bakıyorsun oyunun figüranı olmuşsun. Fon alıyorsun, ‘Profesyoneller yönetsin, ben uğraşmayayım’ diyorsun. İşte son fon krizi tam da bu güven duygusunu sarstı."

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarına değinen Boztosun, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini ve bu kararın 455 bin 758 tekil yatırımcıyı doğrudan etkilediğini vurguladı. Sürecin yalnızca değer kaybıyla sınırlı kalmadığını belirterek alım-satımların durdurulduğunu, SPK’nın ise mağduriyetleri önlemek adına nihai tasfiye alacağından mahsup edilmek üzere 1 milyon liraya kadar ara ödeme mekanizması açıkladığını ifade etti. Boztosun, bu durumun vatandaşın zihninde "Fon güvenli mi?" sorusunu doğurduğunu kaydetti.

Girişimcilik ve kripto varlıklardaki riskler

Kripto para piyasası, mevduat faizi ve reel sektör yatırımlarını da değerlendiren Prof. Dr. Derviş Boztosun, her alanda farklı zorlukların olduğunu belirtti: "Kripto Varlıklar: Paranı yatırıyorsun; yüksek risk, platform riski, dolandırıcılık ve proje çöküşü ihtimaliyle karşı karşıyasın.

Faiz: Getirisi var ancak faizden uzak durmak isteyen vatandaş için o kapı zaten kapalı.

Girişimcilik / İşletme Kurmak: Dükkânı tut, çalışan al; maaşını, SGK'sını, vergisini öde. Elektriğini, kiranı, muhasebeni, POS komisyonunu, lojistiğini karşıla. Malı sat, tahsilatı bekle. Kâr edersen vergi var, zarar edersen zarar senin. Müşteri ödemezse senin, maliyet ve kira artarsa yine senin."

'Mesele çok kazanmak değil, güvenli zemin bulabilmek'

Yatırımcıların asıl talebinin yüksek getiri değil, öngörülebilirlik olduğunu savunan Boztosun, sözlerini şöyle tamamladı: "Peki soruyorum: Bu millet parasını nereye koyacak? Ev desen risk, borsa desen güven sorunu, fon desen son kriz hafızalarda, kripto desen yüksek risk, işletme desen yük çok, faiz desen inanç meselesi, yastık altı desen enflasyon riski. Vatandaşa sürekli 'tasarruf et, yatırım yap, girişimci ol' deniliyor. İyi de... Vatandaş yatırım yapacak güvenli zemini nerede bulacak?

Mesele artık insanların yatırım bilmiyor olması değil; tasarrufu yatırıma dönüştürecek güvenilir kanalların güçlendirilmesi. İnsanlar her zaman servetini on katına çıkarmak istemiyor. Bazen sadece parasını koymak, emeğini vermek, işini yapmak ve kuralların yarın da aynı kalacağını bilerek geceleri rahat uyumak istiyor. Bir ülkede vatandaşın en büyük yatırım sorusu 'Nerede daha çok kazanırım?' değil, 'Nerede daha az mağdur olurum?' hâline gelmişse, artık yalnızca yatırımcıyı değil, yatırım ortamını da sorgulamak gerekir."