Tanışıklığımız 1980’li yıllara dayanıyor.
Yavuzlar Mahallesi’nde az top peşinde koşturmadık.
İstanbul maceramın ardından yeniden döndüğüm Kayseri’de Mobilyacılar Odası Genel Sekreteri olarak görev yaptığı dönemde yeniden karşılaştık.
O zamanlar oda adına bir dergi çıkarmayı planlıyordu.
Sohbet sırasında oda ile ilgili düşlerinin bir derginin çok ötesinde olduğunu gördüm.
Farklı, vizyoner bir bakış açısı vardı.
Odanın genel sekreteri olarak yarattığı farkı ilerleyen süreçte Başkan olarak da taçlandırdığına tanıklık etme şansımız oldu.
Evet, 24 Ocak Cumartesi günü Olağan Genel Kurulu’nu yapacak olan Mobilyacılar Odası’nın yeniden başkanlığa aday olan Başkanı sevgili dostum Ercan Sarıkaya’dan bahsediyorum.
Marifetler iltifata tabidir derler; o yüzden birkaç kelam etmek istedim. .
Sadece esnaf odalarında değil; siyasi partilerde, belediyelerde, derneklerde, vakıflarda, sendikalarda, diğer meslek odalarında kısacası seçimle gelinen tüm birimlerde genel kurullar ve kongreler aslında bir muhasebe yeridir.
“Ne yapıldı da neden aday olundu” sorusunun cevap bulduğu alanlardır.
Ya da cevap bulması gerektiği diyelim.
Pek çok yerde onlarca yıl görevde kalanların bulunduğu ve somut bir icraat yapmadığı bir ortamda Mobilyacılar Odası’nda Ercan Sarıkaya sadece 4 yıl başkanlık görevi üstlendi.
Pek çok oda gibi Mobilyacılar Odası da 4 yıl önce gelirleri giderlerini karşılamayan bir durumda iken bugün onlarca milyon parası olan, ekonomik anlamda hiçbir sorunu bulunmayan bir oda var karşımızda.
Elbette odanın parası olması güzel bir şey ama Ercan Sarıkaya odayı parası olan bir meslek örgütü olmanın çok ötesine taşıdı.
Meslek örgütü olarak yapması gerekenlerin yanında bu kentin sosyal dokusuna da büyük katkılar sundu.
Örneğin Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in öncülük ettiği ERVA projesine bir değil iki büyük ve etkili ERVA Spor Kulübü kazandırdı.
Birileri ERVA, Mobilyacılar Odası’nın işi mi diyebilir?
Eğer Ercan Sarıkaya, mobilyacılara ufuk açan projelere imza atmayıp sadece iki ERVA Spor Kulübü kazandırsaydı, haklı olabilirlerdi.
Ama Ercan Sarıkaya, sektörün yarınlarına güç katacak projelere imza attı.
Örneğin, tüm yaptığı güzel şeyleri bile gölgede bırakacak KAYMOBSAN gibi eşsiz bir proje var karşımızda.
Kayseri, kamu ve özeldeki tüm güçleriyle 4’üncü Organize Sanayi gibi bir projeyi canlandırmaya çalışırken, Ercan Sarıkaya neredeyse 4’üncü Organize Sanayi kadar üretim gücüne sahip bir sanayi bölgesini şehrimize kazandırıyor.
Kayseri’nin ilk orta boy sanayi sitesi olacak olan KAYMOBSAN için çok büyük bir gayret gösterildi, gösteriliyor.
KAYMOBSAN, küçük sanayi siteleri ile organizeler arasındaki boşluğu dolduracak, KOBİ’lerin daha sürdürülebilir büyümesini sağlayacak olağanüstü bir projedir ve bu proje Ercan Sarıkaya ve arkadaşları tarafından sessiz sedasız şehrimize ve ülkemize kazandırılmaktadır.
Ercan Sarıkaya, bulunduğu görevlerde rutini devam ettiren bir profil değil.
Sorunları “Bizim gücümüz yetmez” diyerek görmezden gelen bir kişiliğe de sahip değil.
Hayali ve hedefleri büyük bir kişilik.
En büyük hedefi de dünyadaki 350 milyar dolar olan mobilya ticaretinden Türkiye’nin ve Kayseri’nin daha fazla pay almasını sağlamak.
Bu hedef Kayseri için daha fazla üretim, daha fazla istihdam, daha fazla gelir anlamı taşıyor.
Şahsı için değil şehri için büyük hedefler peşinde koşanların yolunu açmak, bu yolda her türlü desteği sağlamak sanırım hepimizin görevi olmalıdır.
Evet, 1980’lerin ortalarında mahalleden tanıdığım Ercan Sarıkaya’nın vizyoner kimliği ile mobilyacılara ve kente kattıklarını görmek, buna tanıklık etmek gerçekten gurur verici…
Ve görüyorum ki, sevgili dostumun tek rakibi de kendisi…