Memur maaşları, emekli maaşları tartışılırken Sevgili Cafer Zengin’in haberini okuyunca Büro Memursen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Talip Şahin’in sosyal medyasına bir göz attım.
Sendika Başkanı Şahin, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler’i ziyaret etmiş ve “Kıymetli büyüğüm sivil toplum kuruluşlarımızın mihmandarı münevverimiz Ayşe Böhürler’i ziyaret ettim. Çalışma hayatı ve faaliyetlerimizle ilgili istişare ettik. Rabbim işlerinde kolaylıklar ihsan etsin…” paylaşımı yapmış.
Böhürler’i ziyaretinin hemen altın ise,
“Ücrette Dengesizlik
Gelirde Adaletsizlik
Kamuda Huzursuzluk Bitsin!
Kamuda Ücret Reformu İstiyoruz!
2026 yılının ilk maaş günü 15 Ocak 2026 tarihinde kamudaki ücret adaletsizliğini bir kez daha haykırmak için,
alın terimizin karşılığını almak için
hak için,
emek için,
adalet için Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı önü ile tüm illerde kitlesel eylemler ve basın açıklaması gerçekleştireceğiz.
Tüm basın mensuplarını, kamu çalışanlarını ve kamuoyunu, emeğin sesine ortak olmaya davet ediyoruz.” paylaşımı var.
Ardı ardına yapılan bu iki paylaşım ülkemizde kamu çalışanlarının neden sefalete mahkum olduğunun da göstergesi.
“Ücrette Dengesizlik
Gelirde Adaletsizlik
Kamuda Huzursuzluk Bitsin!
Kamuda Ücret Reformu İstiyoruz!” diyen konfederasyonun şube başkanı 24 yıldır bunları yapmayan iktidarın milletvekilinden hesap sorması gerekirken, övgüler diziyor.
O sendika başkanı biliyor ki, gücü sayılarıyla övündükleri çalışanlardan değil, iktidardan alıyorlar.
O sendika başkanı biliyor ki, iktidar değiştiğinde üye sayıları bir bir eriyecek.
Ama eylem yapıyorlar.
Ben de biliyorum ki, o eylemlerin amacı gidişattan memnun olmayan çalışanların gazını almaktan başka anlam taşımıyor.
Ben de biliyorum ki, üyeleri sayesinde gül gibi geçinip giden sendika başkanlarının sefalet ücretine mahkum olan çalışanların derdiyle, tasasıyla hiç ilgileri yok.
Ve ben de biliyorum ki sendikaların, sendika başkanlarının suçu yok.
Suç sendikaya üye olup, hakkını aramayan sendikaya hesap sormayan üyede.