Türkiye'de milyonlar risk altında! Kayseri'de durum ne?
Deprem ülkesi olan Türkiye'de nüfusun yaklaşık yüzde 71'i yüksek ve orta riskli deprem bölgelerinde ve yüksek riskli bölgelerinde yaşıyor. Yapılan son araştırmalara göre deprem hazırlıklarının yeterli olup olmadığı araştırıldı. Detaylar Kayseri Olay haber merkezince derlediğimiz haberimizde.
Türkiye 6 Şubat 2023 yılında peş peşe yaşanan depremlerle sarsıldı. Kahramanmaraş merkezli ilk depremin etkisi henüz atlatılamamışken 9 saat aradan sonra bir sarsıntı daha oldu. ‘Asrın felaketi’ olarak nitelendirilen depremde binlerce vatandaşımız hayatını kaybederken yine binlerce vatandaşı yaralandı. Yaşanan korkunç depremin yaraları hala sarılmaya devam ediyor. Aynı zamanda milyonlarca insanın deprem endişesi de sürüyor.
Yaşanan korkunç felaketin ardından Türkiye’nin depreme ne kadar hazırlıkları olduğuna dair veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) tarafından hazırlanan “Deprem Riski altında Yaşam Bilinci” araştırmasına göre, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 71’i, yani ortalama 61 milyon kişi orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor.
Türkiye’de toplumun yaklaşık yüzde 60’ı deprem kaygısı taşırken, Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunun altı çizildi. Başkan Küçükoğlu, “Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Risk alanı tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor. Her büyük depremin ardından toplum olarak tüm dünyaya örnek bir dayanışma sergiliyoruz. Arama kurtarmada, yardımlaşmada ve yaraları sarmada çok büyük bir güç ortaya koyuyoruz. Bu tablo, korkuya teslim olmayan bir toplum olduğumuzu gösteriyor” dedi.
‘Deprem çabuk gündemden düşüyor’
Tayfun Küçükoğlu, zamanla gündemin değiştiğine dikkat çekerek, “Deprem sonrası gösterdiğimiz refleks çok güçlü. Ancak zaman geçtikçe hayat normale dönüyor, korkuyu yeniyoruz ve deprem gündemden düşüyor. Oysa depremle mücadeleyi anlık reflekslerle sınırlamadan, kalıcı bir kolektif bilinç ve topyekûn mücadele anlayışıyla yürütmek zorundayız. Türkiye’de her gün onlarca, her yıl on binlerce deprem oluyor. Deprem, bu coğrafyada yaşamanın doğal bir parçası” ifadelerini kullandı. Araştırmanın ortaya koyduğu tabloyu da değerlendiren Küçükoğlu, “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci araştırmamız toplumun depremi nasıl algıladığını ne kadar kaygı duyduğunu ne kadar hazırlandığını ve en önemlisi nerede tıkandığımızı gösteriyor. Veriler çok net: Türkiye depremi biliyor, depremden korkuyor ama yeterince depreme hazırlanmıyor” diye konuştu.
Toplumun yarısından fazlasının DASK’ı yok
Öte yandan araştırma, bireysel hazırlık göstergelerinde önemli eksikler olduğunu ortaya koydu. Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) sahiplik oranı yüzde 41,6 seviyesinde kalırken, toplumun yarıdan fazlası olası bir deprem sonrasında ekonomik güvenceye sahip olmadan yaşamını sürdürdüğü belirlendi. Sigorta yalnızca hasar sonrası ödeme anlamına gelmiyor; aynı zamanda riskle yüzleşmenin ve hazırlık kültürünün de önemli bir parçasını oluşturuyor.
Katılımcıların yüzde 55,2’si acil durumlarda toplanma alanının yerini bilmediğini ifade etti. Daha çarpıcı bir diğer bulgu ise deprem çantası konusunda ortaya çıktı. Araştırmaya göre toplumun yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası bulunmuyor. Bu veriler, ekonomik koşullardan bağımsız olarak hazırlık bilincinin istenen seviyede olmadığını gösteriyor.
Katılımcıların yüzde 74,5’i binası için bugüne kadar hiçbir risk tespiti yaptırmamış
Araştırma, ev içi güvenlik uygulamalarında da önemli bir boşluk olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 45,6’sı evinde hiçbir eşyayı sabitlemediğini belirtirken, yüzde 22,1’i yalnızca bazı eşyaları sabitlediğini ifade ediyor. Tüm eşyalarını sabitleyenlerin oranı ise yüzde 32,2’de kalıyor. Bu tablo, ev içi risklerin azaltılmasına yönelik basit ama hayati önlemlerin yaygınlaşmadığını ortaya koyuyor.
Bina güvenliği konusunda ise algı ile uygulama arasında belirgin bir uyumsuzluk dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 59,4’ü oturduğu binayı deprem açısından güvenli bulduğunu belirtirken, yüzde 74,5’i binası için bugüne kadar hiçbir risk tespiti yaptırmadığını söylüyor. Bu durum, toplumda güven duygusunun çoğu zaman teknik değerlendirmeye dayanmadığını ve risklerin yeterince görünür kılınamadığını gösteriyor.
Kayseri depreme hazır mı?
Kayseri’de de zaman zaman yaşanan küçük sarsıntılar vatandaşları endişelendiriyor. 2023 yılında yaşanan felaketin ardından kentte Deprem Master Planı kapsamında Afet Daire Başkanlığı kurulmuştu. Ancak çalışmaların yeterli olmadığı ifade edilmiş ve eleştiriler de beraberinde gelmişti. Kayserililerin depreme ne kadar hazırlıklı olduğu da merak konusu oldu. Uzman bir kez daha tüm tedbirlerin alınması noktasında uyarıda bulundu.
Türkiye İMSAD'ın açıklamalarının tamamı için TIKLAYIN



