'Türkiye'de emekliler sendikası neden olmasın?'

Tez Koop-İş Sendikası Ankara 4 No'lu Şubesi eski Başkanı Ekrem Erdoğan, emekli maaşlarının sadaka değil kazanılmış bir hak olduğunu söyleyerek, 'Enflasyon karşısında eriyen maaşlar ancak örgütlü mücadeleyle korunabilir.' dedi. Detaylar haberimizde.

'Türkiye'de emekliler sendikası neden olmasın?'

Türkiye’de milyonlarca emekliyi ilgilendiren en düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Böylelikle en düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu. 

Tez Koop-İş Sendikası Ankara 4 No’lu Şubesi eski Başkanı Ekrem Erdoğan, yazılı bir basın açıklaması yaparak, duruma tepki gösterdi. Eski Başkan Erdoğan, Türkiye’de ‘emekliler sendikası’ olması gerektiğini söyledi. 
Erdoğan açıklamasında şu ifadelere yer verdi; 

“Türkiye’de milyonlarca emekli bugün açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Yıllarca çalışarak ülkenin kalkınmasına katkı sunmuş, prim ödemiş, vergi vermiş emekliler; bugün en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale getirilmiştir. Bu tablo bir kader değil, örgütsüzlüğün ve temsilsizliğin sonucudur. Emeklilerin yaşadığı yoksulluk; tek tek bireylerin değil, sistemin ve sosyal devlet anlayışının sorunudur. Çünkü Türkiye’de emekliler, haklarını savunabilecek sendikal bir yapıya sahip değildir.

Oysa Avrupa’nın birçok ülkesinde emekliler; sendikalı, örgütlü, devletle ve kurumlarla doğrudan muhatap, toplu söz ve pazarlık gücüne sahip yapılarda yer almaktadır.

‘Avrupa – Türkiye karşılaştırması’

Avrupa’da emekliler sendikalar aracılığıyla; Emekli maaşlarının enflasyon karşısında korunmasını, sağlık ve ilaç katkı paylarının düşürülmesini, banka promosyonlarının toplu pazarlıkla belirlenmesini, sosyal hakların geriye gitmemesini sağlamaktadır.

İtalya, Fransa, Almanya ve İspanya gibi ülkelerde emekliler sendikaları; milyonlarca üyeyi temsil eden, hükümet politikalarını etkileyebilen, sokakta da masada da söz sahibi olan güçlü yapılardır.

Türkiye’de ise; Emekliler dağınık bırakılmış, maaş artışları tek taraflı belirlenmiş, banka promosyonları bireysel tercihe indirgenmiş, emekliler masada değil, yalnızca istatistiklerde yer almıştır. 

‘Emekliler Sendikası neden şarttır?’

Emekli maaşı sadaka değil, kazanılmış bir haktır.Enflasyon karşısında eriyen maaşlar ancak örgütlü mücadeleyle korunabilir. Banka promosyonları, milyonlarca emeklinin ortak ekonomik gücüdür ve toplu pazarlık konusudur. Sağlık, barınma, ulaşım ve sosyal haklar sendikal örgütlenme olmadan savunulamaz. Bugün sendika ve konfederasyonlarda görev yapanların tamamı, yarının emeklileridir. Emekliler sendikası, yalnızca bugünün değil, geleceğin de güvencesidir.

‘Emekliler yük değil, toplumsal değerdir’

Emekliler bu ülkenin üretmiş gücü, hafızası ve onurudur. Onları yoksulluğa mahkûm etmek, sosyal devlet ilkesinin açık ihlalidir.

Bizler diyoruz ki: Emekliler konuşmak değil, söz sahibi olmak istiyor. Dinlenmek değil, muhatap alınmak istiyor.

‘Bir çağrımız var’

Tüm sendikalara, konfederasyonlara, demokratik kitle örgütlerine, siyasi partilere ve kamuoyuna çağrımızdır: Emeklilerin sendikal örgütlenme hakkını savunmak, sosyal devletin gereğidir. Emekliler için sendika; bir lütuf değil, bir ayrıcalık değil, anayasal, insani ve demokratik bir haktır. Emekliler örgütlenecek, haklarını alacak, insanca yaşayacaktır.

'Türkiye'de emekliler sendikası neden olmasın?'