TEDAVİ..

TEDAVİ..

11:31:56 | 2019-01-11
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

Anlamıyor musunuz hala?

Hasta komada, hatta bitkisel hayata girmek üzere.

Ama hastanın başındaki doktor, “Bir ağrı kesici işi halleder” havasında.

Tüketicinin banka borçları bir havuzda toplanacak, bunları devletin bankası ödeyecek, sonra da düşük faizle, eşit taksitlerle tahsil edecekmiş.

Ama kredi kartı borcunun yasal takibe girmemiş olması gerekiyormuş.

Yasal takibe girmeyen kredi kartı borçlusu var mı? bu bir.

Hadi adamın borcunu güncelleyip yeniden taksitlendirdiniz, geliri yoksa hangi parayla ödeyecek Ziraate borcunu, bu da iki..

Harbi söyleyin, bu karar kredi kartı batağındaki tüketiciye nefes aldırmak için mi, yoksa kredi kartı alacakları yüzünden zora giren bankalara nefes aldırmak için mi alındı, bu da üç..

İkinci ekonomik hamle.

Çiftçiye Ocak Ayı içerisinde yapılacak 2 milyar dolayındaki destekleme ödemesi.

Anayasa’nın Amir Hükmüdür.

“Milli gelirin yüzde 2’si tarımsal destekleme için kullanılır” diyor.

Bu hesaba göre, 2006 yılından bu yana Türk Çiftçisinin Devletten alacağı tamı tamına 140 milyar lira. Siz bunun 2 milyar lirasını destekleme olarak dağıtacaksınız ve bunu da, ‘Çiftçiye can suyu’ olarak sunacaksınız.

Ölmüş çiftçiye can suyu verseniz neye, vermeseniz neye yarar?

Üçüncüsü, Kaymakamlık fonlarından yardım alanların tükettikleri elektriğin 150 kilovat/saate kadar olan bölümünden para alınmayacakmış.

Yahu, onun yerine faturalarımızdaki ortalama 40 lira dolayında tutarlı ‘Sayaç Okuma Bedeli’ komedisine son verin. Sanki sayaç okuma memurlarını, sayaç okutmak için evlerimize Limuzinle gönderiyorsunuz.

Böylece milletçe aferin diyelim size.

Yani diyeceğim sevgili dostlar, hükümetin seçime yönelik olarak gündeme getirdiği sözde ekonomik düzenlemelerin hiç biri, komadaki hastayı iyileştirmeye yönelik düzenlemeler değildir.

Bütün Mesele, üretim ve istihdamın teşvik edilmesidir, ama iktidar bu çözümden köşe bucak kaçıyor.

Yani bitkisel hayata girmek üzere olan Türk Ekonomisinin aspirinle düzeleceğini sanan ve uman bir ekonomi yönetimimiz var.

Ülkenin saygın ekonomistleri koro halinde bağırıyor, “2019 yılı ekonomik yönden zor geçecek” diye.

2019’un ilk çeyreği için bile sıfır ya da eksi büyüme öngörülüyor.

2019 yılının geneli için yine aynı ekonomistler, işsizliğin artmaya devam edeceğini öngörüyor.

Yani bir takım rakam hileleri ile gözden kaçırmaya çalıştığınız ekonomik gerçekleri iliklerimize kadar hissedecek ve yaşayacağız.

Bırakın yabancı sermayeyi.

Yerli sermaye kaçıyor ülkeden.

Düşünen beyinler çoktan terk etti, canı kadar sevdiği yurdunu.

Çünkü kalanları siz, gerçekleri söyledikleri için cezalandırmayı tercih ediyorsunuz.

Yani diyeceğim saygıdeğer yöneticiler, dilimde tüy bitti söylemekten, ama yine yineleyeceğim, yine tekrarlamaya devam edeceğim.

El ele tutuşup geldiğimiz ekonomik uçurumdan yuvarlanmamak için tek seçenek var önümüzde.

Bir, Demokratik Rejimin yıkılan duvarlarını yeniden ve elbirliği ile inşa edeceğiz.

Hukukun üstünlüğü ilkesini, ülkenin her noktasında hakim kılacağız.

Eğitim sistemimizde, ‘en çağdaş’ müfredatı yeniden oturtacağız.

Yasamanın yürütmeyi,  yargının yasamayı etkin şekilde denetleyebildiği, hesap verebilir kurumlar oluşturacağız.

Danıştayın ortaya çıkardığı büyük vurgunlarda, Cumhuriyet Savcılarını anında harekete geçirecek, vurgunu ortaya çıkaranlarla uğraşmayacağız.

Başkasının işine, yani başka ülkelerin işine burnumuzu sokmayacak, devlet ciddiyeti ile devletleri karşımıza muhatap alacağız.

Yıkılan, huzur, barış, kardeşlik kalesini el birliği ile yeniden inşa edeceğiz.

Üretim ekonomisine yeniden dönecek, ekonomik, sosyal ve siyasal bağımsızlığımızı tüm dünyaya haykıracağız.

Ekonomik ilişkilerde kazan-kazan ilkesini ön planda tutacak, dünyanın saygın ekonomik platformlarında ülkenin çıkarlarını savunacağız,

Sonra da arkamıza yaslanıp uçuşu hep birlikte seyredeceğiz.

Ama yok eğer diyorsanız ki, “Biz böyle iyiyiz..”

O zaman da batan gemiden, düşen uçaktan, devrilen trenden, kimsenin kurtulamadığı, kurtulmayacağı gerçeğini kabullenip gözlerimizi yumacak ve Kelime-i Şahadet getirip, olacakları beklemeyi sürdüreceğiz.




ETİKET :  

Tümü