SUNUM ÖNEMLİ

14:34:53 | 2020-05-12
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

 

Çok iyi bir gazete, ajans ve sosyal medya izleyicisiyim.

Yazılanlara yüzeysel olarak bakıp geçmem.

Satır aralarını okumaya çalışır yazılanın kime selam sarkıttığını, hangi mesajı içerdiğini de dikkatle analiz ederim.

Dün gece başlayan (geceyebirerdoğanselamı) taglı furyadaki isimleri  tek tek inceledim.

İnanın, yüzde 90’ı, unutulmuş, bir kenara atılmış siyasetçi eskisi.

Amaçları, Saraya kendilerini hatırlatmak.

Mesela birini ele alalım;

Yalçın Akdoğan..

Hani şu meşhur Dolmabahçe Fotoğrafı’nda Başbakan Yardımcısı olarak son kez poz veren, ardından Sayın Cumhurbaşkanının “Öyle bir mutabakat metninden haberim yok” demesi ile birlikte siyasi kariyeri biten isim.

Merak etmeyin, kendileri Saray’da ‘danışman’ maaşı ile taltif edilenlerden.

Ama o görkemli günleri özlemiş olacak ki, Sayın Cumhurbaşkanına adeta “Bende buradayım” selamı sarkıtıyor.

Bir de iktidar partisinin kendisine verdiği görevi büyük bir özveri ile yapmaya çalışan, kendisine oy verenlerin gönlünü kazanmaktan başka kaygı gütmeyen insanlar var.

Kayseri’den örnek vermeyeceğim.

Zira başarılı bulduğum isimler olmadığından değil.

Ama benim hizmetini övdüğüm isim veya isimler bazı çevreler tarafından yadırganıyormuş.

Yani acımasız bir önyargı var iktidar çevrelerinde.

Ama övgüyle bahsedeceğim! Sayın Mustafa Palancıoğlu var.

Kendileri, Cumhuriyet ve Demokrasi düşmanı, Atatürk’e küfreden, hakaret eden Meczup Kadir Mısıroğlu’nun ölüm yıldönümünde kendisine ‘Üstad’ diye hitabeden anma mesajı ile Kayseri Siyaset Tarihinde koskocaman bir sayfanın sahibi oldu.

Ama mesela Konya Halkının bu güne kadar seçtikleri belediye başkanları, milletvekillerine gıpta ediyorum, Konya’ya kazandırdıkları için.

Gaziantep Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin’in çabaları ile kenti için yaptıklarına baktığımda iç geçiriyorum.

Elleri bağlandığı halde, İstanbul, Ankara, Adana, Antalya gibi illerin belediye başkanlarının halka dönük çalışmalarını gördüğümde ‘Niye bizde yok’ diye düşünüyorum.

Korona sürecinde sürekli dedim ki, “Ey bu kenti yönetenler nolur tek bir ‘ilki’ Kayseri’den başlatın da haber bültenlerinde yer alın, biz de ‘Helal olsun, işte bu’ diyelim.”

Maşallahları var.

Saraya selam sarkıtma konusunda birbiri ile yarışanlar, mesele hizmete gelince, mesele ilk olmaya gelince, mesele yeni bir adım atmaya gelince köşelerine pusuyorlar.

Dün yolum Talas İlçesine düştü.

Belediye büyükçe bir pano koymuş ilçenin değişik noktalarına.

Pano dikkatimi çekti, inip inceledim.

Panoda canlı güller var.

Ve çocuklara bir mesaj;

‘Anneler günü nedeniyle bir gül alıp annenize götürebilirsiniz..’

Ne kadar sıcak, ne kadar insani, ne kadar anlamlı bir jest, evlerine mahkum ettiğimiz, anneler ve  çocuklar için..

Şimdi sormak istiyorum.

Şu zor zamanda Bilal Erdoğan’ın gönlünü kazanmak için 10 milyon liralık yatırım yapmak mı daha insani, Talas Belediyesi’nin bu anneler günü jesti mi?

Ya da Melikgazi Belediyesi Logolu ‘Üstad’ diye yüceltilen, bir hainin ölüm yıldönümünü anmak mı daha ahlaki, yoksa bir çocuğun canlı bir gül ile annesinin Anneler Gününü kutlamasına vesile olmak mı?

Ha bir de, eleştirilerin dozu artmaya başlayınca tozlanmış raflardan bir konuyu indirip Kayseri Halkına ‘Müjde’ diye yutturmaya çalışan tipler var şehrimizde.

Mesela havaalanı gibi,

Mesela hızlı tren gibi.

Mesela Tramvay hattı gibi.

Onları da yarına bırakalım isterseniz.

Yani sevgili dostlar, yaptığınız hizmetin pahası değildir önemli olan.

Sunumudur.

Milletin gönlüne hitabetmektir.

Unutmayın;

Şarap haram, pekmez helal.

İkisi de üzüm suyu.. 

Kibir haram, vakar helal.

İkisi de insan huyu.. 

Kâbil zalim,Hâbil mazlum. 

İkisi de insan soyu..

SUNUM ÖNEMLİ, SUNUM..




ETİKET :  

Tümü