SON BİR GÜN.

SON BİR GÜN.

14:04:04 | 2019-06-21
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

 Farkında mısınız?

İstanbul’a Belediye Başkanı seçeceğiz, ama sanki Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Seçimi yapılacakmış gibi bir hava var güzel ülkemde.

AKP, MHP, CHP ve İyi Parti, Anadolu’daki Teşkilatlarını, Belediye Başkanlarını, Kadın Kolları, Gençlik Kolları Yöneticilerini İstanbul’a yığdı.

Memleketi sel götürüyor kimin umurunda.

Ekonomi tepetaklak, kimin umurunda.

Türkiye’nin en gözde ticaret merkezlerinde, açık dükkanlar kadar üzerinde Kiralık yazan dükkan var, kimin umurunda.

Haziran’ın ortasında hala domates 5 liranın altına inmedi, kimin umurunda.

Dolar tüm dünyada çakılırken bizde hala yükseliş trendini sürdürüyor, kimin umurunda.

İşsizlik kaynaklı intiharlarda patlama yaşanıyor, kimin umurunda.

Varsa Yoksa, İmamoğlu Vali’ye ne dedi?

İsmail Küçükkaya program öncesi İmamoğlu ile ne konuştu?

Mursi için kılınan gıyabi cenaze namazına kaç kişi katıldı?

İmamoğlu Pontus’a mi benziyor, yoksa Sayın Cumhurbaşkanının dediği gibi Sisi mi?

Ahmet Kaya’nın naaşı Türkiye’ye getirilmeli mi?

TKP neden seçime katılmama kararı aldı.

Bakın efendiler.

En güvendiğim kamuoyu araştırma şirketi Konda’nın son anketinden iki rakam vereceğim.

Binali Yıldırım 45.

Ekrem İmamoğlu 54.

Fark yüzde 9.

Siz bu seçimi 1 Nisan Sabahı kaybettiniz.

Zira bana göre, yukarıda verdiğim rakamlar tersi olsa bile kaybettiniz.

Nedenini de anlatayım;

Demokratik bir ülkede seçim sonuçları, tarafların aldıkları oy sayısına göre belirlenir.

Yine Demokratik bir ülkede seçimler, somut veriler, deliller ışığında iptal edilir.

Sandık Kurullarına atanan isimler Kamu görevlisi değil, seçimi iptal ediyoruz demedi mi YSK?

Peki aynı sandık kurulları ile seçime gitmek hangi aklın ürünü.

İktidar sözcüsünün, “Bir şeyler oldu ama ne olduğunu tam olarak anlayamadık” tezi üzerine seçim iptal eder, ettirirseniz karşınıza aldığınız adamı halkın gözünde yükseltir, yüceltirsiniz.

Gelelim 31 Mart, 23 Haziran arasındaki sürece.

Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Şentop, Sayın Binali Yıldırım, Sayın Süleyman Soylu, sanki anlaşmışlar, Ekrem İmamoğlu’nun daha da güçlenmesi için ellerinden geleni yaptılar.

Bayram Namazını canlı yayınlatacağız diyerek kendinizi rezil-rüsva ettiniz.

Koskoca Trabzon’u Pontus ilan ettiniz mi?

Ordu’da VİP rezaletini çıkardınız mı?

Açık oturumda İmamoğlu’nun taktığı kravatın renklerini gündeme getirerek İmamoğlu’na Yunan dediniz mi?

İsmail Küçükkaya ile Şike yaptılar diyerek Binali Yıldırım’ın TV ekranlarındaki hezimetini kabullendiniz mi?

Hıncal Uluç’u bile isyan ettirdiniz mi?

“Bu aday seçilse bile Validen özür dilemedikçe o koltuğa oturamaz” diyerek aslında seçmenle restleştiniz mi?

İmamoğlu’nu Sisi gibi bir ABD Uşağı Darbeci ile kıyasladınız ve İmamoğlu’na “Bu durumda ben sisi isem Sayın Yıldırım da Mursi’mi oluyor?” sorusunu sorma hakkı verdiniz mi?

Oysa.

1 Nisan Sabahından itibaren işe Kabine Revizyonu ile başlasaydınız.

Ekonominin başına, dış politikanın başına, güvenliğin başına, askeri kurumların başına sizden birilerini değil, işinin uzmanı isimleri getirseydiniz.

İşsizliğe karşı üretime, ekonomik durağanlığa karşı piyasa hareketliliğine, dış ilişkilerdeki yanlışlara karşı, Cumhuriyet Hükümetlerinin uyguladığı ‘Yurtta Barış-Dünyada Barış’ ilkesine sarılsaydınız, aldığınız reform kararları ile yerlerde sürünen Türk Tarımı ve Hayvancılığına can suyu olsaydınız, milletin gönlünden koparmaya çalıştığınız Atatürk İlke ve Devrimlerini yeniden ayağa kaldırsaydınız, rehber edinseydiniz, kendinize bağladığınız ama özerk olması gereken kurumları özerk hale getirecek düzenlemeler yapsaydınız, düşüncesini ifadeden dolayı cezaevlerine tıktığınız aydınları fikir adamlarını yeniden görevlerine atasaydınız,  Bülenç Arınç’ın bile dile getirdiği Parlamenter Demokratik Sisteme yeniden dönüş için küçük iki adım atsaydınız,   Konda’nın araştırmasında Binali Yıldırım 54, Ekrem İmamoğlu 45 olurdu.

Ama siz ilk düğmesini yanlış iliklediğiniz gömleğin bu şekilde deliğini ve düğmesini denk getirmeye çalışıyorsunuz?

Gelmez..




ETİKET :  

Tümü