SIFIR, SIFIR ELDE VAR SIFIR

SIFIR, SIFIR ELDE VAR SIFIR

19:16:57 | 2019-11-15
MUSTAFA AYDOĞAN
MUSTAFA AYDOĞAN      aydogan3838@hotmail.com

Malum  hafta içerisinde yani 13 Temmuz Çarşamba günü Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ABD’ye giderek Trump’la görüştü.

Erdoğan ve Trump daha sonra  Gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Trump’ın “Türkiye'den sadece dost canlısı gazeteciler sorsun lütfen. Burada onlardan çok yok” demesi üzerine Erdoğan soru hakkını yandaş Sabah Gazetesi yazarı Hilal Kaplan’a verdi.

Trump da Hilal Kaplan’a “Başkan Erdoğan'a sorunuzu sorabilirsiniz. Gazeteci olduğunuzdan emin misiniz? Türk hükümeti için çalışmıyor musunuz?” diye konuşuyor.

Görünen o ki Trump burada resmen insanların aklı ile alay ediyor, hatta etmekle de kalmıyor “Türk hükümeti için çalışıyor musunuz?” diye sorarak açık, açık hükümet için çalışan Gazetecilerin olduğunu söylüyor. Basın toplantısında bulunan bir Gazeteciye de, “Gazeteci olduğunuzdan emin misiniz?” demek de başka bir alay konusu.

S- 400’LER NE OLACAK?

Amerika Rusya’dan alınan S-400’lere kafayı takmış görünüyor ve aktif hale getirilmemesi halinde Türkiye ile ilişkilerin sürdürüleceği belirtiliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Tramp arasında yapılan görüşmede de bu konu ön plana çıktı. Beyaz Saray, "Diğer konularda ilerleme sağlanabilmesi için, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi konusu etrafındaki sorunları çözmeliyiz" ifadesi kullanıldı.

Oysa, Milli Savunma Bakanlığı, Rusya'dan yaklaşık 2,5 milyar dolar bedel ödenerek satın alınan S-400'lerin ikinci batarya malzemelerinin Ankara'ya geldiğini duyurarak , 'Sistemin Nisan 2020'de faal hale getirilmesi planlanmaktadır' denilmişti.

Şimdi kafalar iyice karıştı. Daha önce de yapılan açıklamalarda sistemim depoda çürümeye terk edilmeyeceği ve kesinlikle faal hale getirileceği ısrarla söylenmişti. Amerika ziyaretinde Türkiye’de konuşulan kadar rahat ve açıkça konuşulmadı. Önemli olan sistemin 2020 Nisan ayında faal hale getirileceği Trump’un yüzüne söylenmeliydi. Bu söylenmeyince de bir yerde görüşmenin ılımlı bir havada geçmesi sağlanmış oldu, ortam gerilmedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gülen'in iadesi talebini de gündeme getirdiğini açıkladı ve ABD'ye çok sayıda belge verdiklerini söyledi:

"Bütün bu olayların faili olan bir insanın ABD'de 400 dönüm bir arazide yaşayarak oradan dünyadaki başka yerleri idare etmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Bu seyahatimizde belgeler ayrıca getirdik, bunları da kendilerine takdim edeceğiz. Umarım bu belgeler ışığında bizden nasıl teröristler istendiğinde veriyorsak onlar da verirler" dedi ancak bu konuda da Trump tarafından her hangi bir yeşil ışık yakılmadı ve yorum da yapılmadı. Talebimizin karşılanmayacağı anlaşılıyor.

Sabah yazarı Hilal Kaplan, basın toplantısının soru cevap bölümünde Donald Trump'a, Mazlum Kobani'yi Beyaz Saray'a davet ettiğini hatırlattı ve "Bugünkü görüşme sonrası halen Kobani'yi Beyaz Saray'a davet etmeyi düşünüyor musunuz?" diye sordu.

 

Trump, soruya önce, "Muhabir olduğunuza emin misiniz? Türkiye hükümeti için çalışmıyorsunuz değil mi?" karşılığını verdi. ABD Başkanı sonrasında, "Onunla (Mazlum Kobani) çok iyi bir telefon konuşması yaptık. Çok yakın çalışıyoruz. Sizin Cumhurbaşkanınız ile de çok yakın çalışıyoruz" dedi.

Donald Trump sözlerinin devamında "Çok sayıda olumlu gelişme yaşanıyor. Neler olacağını göreceğiz" yanıtını veriyor. Terörist Mazlum Kobani’nin de yeri sağlam görünüyor. Kim ne yorum yaparsa yapsın oldukça önemli bir görüşmeydi bence elimiz boş döndük. Sıfır,sıfır elde var sıfır…




ETİKET :  

Tümü