SARI ÖKÜZ..

13:53:05 | 2020-06-03
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

Türkiye’de grevlerin, toplu iş sözleşmelerinin görkemlice yapıldığı günlerde güçlü sendika ve konfederasyonlar vardı.

Baktılar, sermaye köleleştiremiyor çalışanları.

Renk renk konfederasyon ve sendikalar kurdurdular. İçlerinde en sarı olanları ayakta kaldı, diğer renkler, sermaye ve siyaset desteğiyle tasfiye edildi.

Ardından kendini Demokrasi Havarisi sanan bazı siyasetçiler baktılar ki, memurlar örgütlenmeye başladı. Ağızlarına bir parmak bal çalmak adına onlara sendika kurma hakkı verildi.

Tek çatı altında örgütlenmeleri oldukça etkili bir güç haline gelince, yine rengarenk Memur sendikaları ve konfederasyonları kurduruldu.

Memurlar bu sendikalara dağılınca içlerinde en sarı olanlarını görünmez el yine ön plana çıkardı, diğer renkler tabela sendikaları haline geldi, getirildi.

Baktılar her devrin yönetenleri, çoklu sendika, çoklu konfederasyon ile demokratik  muhalefet  tasfiye edilebiliyor.

Şimdi gözlerini, bağımsız kurumlardan ayakta kalanlarına diktiler.

Bunlar içerisinde en etkili olanından başlayacaklar işe.

Adına ise “Çoklu Baro” dediler bile.

AKP’li Avukatlar, CHP’li Avukatlar, ve muhtemelen MHP’ye yakın avukatlar kendi barolarını kuracak ve  böylece yargının şimdiye kadar dimdik ayakta durmayı başaran Savunma bölümü de paramparça edilecek.

Sonra, TMMOB’a bağlı odalara gelecek sıra.

Zira,  güzel ülkemde yanlışa yanlış demek ihanetle özdeşleştirilir hale geldi.

O nedenle istenmiyor, ‘ama’ diyen, ‘fakat’ diyen demokratik yapılar.

Türkiye Barolar Birliği, Baro Başkanları yaklaşan tehlikeyi görüşmek üzere bir araya geldiler.

53 baro kesin olarak iktidarın yapmak istediği düzenlemeye karşı çıktı. 13 baro, sadece nispi temsil sistemini desteklerken, diğer barolar iktidarın getirmek istediği düzenleme konusunda çekimser kaldı.

Asıl ilginç olan nedir biliyor musunuz?

Baro Başkanları, hazırlayacakları ortak bildiriyi Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun okumasını talep ettiler.

Feyzioğlu, bildiriyi okumayacağını, 13 baronun nispi temsil konusundaki taleplerinin de dikkate alınmasını istedi, iyi mi?

Kayseri Barosu Başkanı Cavit Dursun’un toplantıdaki çıkışı ise tek kelimeyle muhteşemdi.

Dursun, Kayserili Feyzioğlu’nu sert bir dille eleştirerek, “Yüzümüzdeki maskeleri çıkaralım, samimi olalım” dedi.

Evet, bazı güçlerin Türkiye’de Demokratik Sistemi  yok etmek için görevlendirdiği ‘Demokrat görünümlü”  yapılar oluşturuldu.

Bunların tek bir önceliği var.

Demokratik Muhalefeti bölüp parçalamak.

Bu siyasi taşeronlar yeni de oluşmadı, oluşturulmadı.

Yıllar boyu sinsi sinsi, özerk ve demokratik olması gereken kurumların için kemirdiler, çürüttüler.

Bağımsız ve özerk olması gereken ne kaldı elimizde.

Yargı sıkıntılı.

RTÜK, emirle hareket ediyor.

Basın İlan Kurumu yazılı medyanın tepesinde Demokles Kılıcı gibi ilan kesiyor, ceza yazıyor.

Merkez Bankası’nı yönetenler kararlarını  yukarıdan gelen işarete göre alıyor.

TÜİK yaptığı araştırmanın sonuçlarını değil, dikte ettirilen sonuçları ilan ediyor.

Ülkenin geleceğini planlayan DPT kapatıldı.

Anayasa göre yılda birkaç kez toplanıp yönetenlere hedef vermesi gereken Ekonomik ve Sosyal Konsey’in adı var kendi yok.

Yüce Dinimizi bize en doğru şekilde anlatmakla yükümlü Diyanet Teşkilatı, Horon ve Halay ile ilgileniyor, üvey torunla evlenilip evlenilmeyeceği konusunda fetvalar veriyor.

İşçi ve Memur Konfederasyonlarının, iktidar desteklisi, iktidarın emirleri doğrultusunda sözleşme metinleri imzalıyor.

Siyasi Partilerimizin muhalefette olanları bir araya gelmesin diye, durmadan nifak tohumları saçılıyor.

Her ay, zoraki giderlerini karşıladığımız TRT, iktidar partisinin borazanı.

‘Hırsız var’ diyen gazeteciler içerde.

Seçmenin oylarıyla göreve gelen belediye başkanlarının eli-kolu bağlandı.

Ve, sıra Türkiye Barolar Birliği ve TMMOB’a bağlı odalara geldi.

Çoklu Baro diyenlere bir tek hatırlatma yapmak isterim.

17-25 Aralık öncesi Anadolu Hukukçular Dernekleri kuruldu bir çok vilayette.

Bunlar Fetöcü Yargıçlarla işbirliği halinde, “Sonucu garanti” davalarda görev yapıyorlardı..

15 Temmuz sonrası ilk operasyon yapılan kurum olmuştu Anadolu Hukukçular Derneği.

Yarın Çoklu Baro uygulamasından sonra olacakları ben söyleyeyim.

“Filan Hakim bizden, filan Savcı bizim partiliydi eskiden” söylemleri ile davalar pay edilmeye başlanacak.

Sadece Savunma Makamı’nın değil, Yargı Makamının da yandaş avukatın tehditlerine boyun eğmesi kaçınılmaz hale gelecektir.

Demokratik Muhalefetin ve Savunma Hakkının kalesi olan Barolara o nedenle dokunmayın.

Eliniz yanar.

Unutmayın, bağımsız ve tarafsız yargı bir gün herkese lazım olacaktır.

İnanmıyorsanız, FETÖ Dönemi yargısının yaptıklarına bakın.

 

 

 

 

 

 

 




ETİKET :  

Tümü