ORYANTALİZM

ORYANTALİZM

14:01:46 | 2019-04-07
Oğuz BOYDAK
Oğuz BOYDAK     

Orient(doğu) kelimesinden türemiş nam-ı
diğer şarkiyatçılık yahut doğubilim... Yakın
ve Uzak Doğu’nun Batı mihrakıyla müşahede
ve tahkik edildiği alanların tümüne verilen
ad. Yani Avrupalı ve Amerikalının Orta Doğu,
Asya ve Uzak Doğu üzerindeki dil yapısı, din
anlayışı, epigrafik eserler, edebi eserler, yaşam
tarzı ve daha nicesi üzerinde yaptığı akademik
çalışmalardır. Tek bir cümleyle özetlemek
gerekirse şu ifadenin caizlik hududunu aşmayacağı
kanaatindeyim: “Doğu’daki hazine
Doğu’dan ziyade Batı’da tecessüs uyandırmakta...”
XXIII. asrın Aydınlanma Çağı düşünürlerinden
kimisinin Şark kültürünün, Hristiyan Batı
kültürleri karşısında üstün olduğunu savunmasıyla
ilk kıvılcımlarını çakmıştır mevsuf
alan. Örneğin Voltaire’ın Zerdüştlük inancındaki
rasyonel Deizm’i Hristiyan inancından
üstün görmesi, bazılarının İslam hoşgörüsünü
methetmesi, bazı müşteşriklerin(oryantalist)
de Mandarin Çin’indeki bilginliği övmesi...
Ancak 1978 yılında yayımladığı “Orientalism”
adlı kitapla oryantalizme bambaşka bir bakış
açısı getiren Pakistanlı, fevri çıkışıyla dünya
kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Bu isim
Adward Said’dir. İddiasına göre oryantalizm
özünde safiyane duygu ve ideolojiler içermeyen
tam aksine batılı için var olan ve parya
tiplemeli Doğu imajı çizmektedir. Batı alem-i
terakkisinden tecrit edilen Doğu daha da
“doğulaşmış”; doğulu ötekileştirilmiş, uysal
ve aşağılık tiplemesiyle tahakkuk ettirilmiş
bir alan olduğunu müdafaa etmekte Said
eserinde. Tabi böylesine kat’i çıkış yapan ve
Batı’ya müstebit vasfı yükleyen teori -ki teori
üzerine yüzlerce tez yazılmıştır- Said’in göz
ardı edilemeyecek pek muteber delilleriyle
taçlandırılmıştır. Kitabından bir örnekle devam
edelim... I. Cihan Harbi akabinde Mısır’da
manda rejimi ihdas eden İngiltere’yi Cromer
Lord’u oryantalist Evelyn Baring temsil etmekteydi.
Evelyn’in Mısır halkından hareketle
doğulu hakkında mülahazaları şu şekildedir :”
Doğulu ne doğru dürüst yolda ne de kaldırımda
yürüyebilir. Dağınık kafası, yolların ve
kaldırımların yürümek için yapıldığını derhal
farkeden Avrupalı zekasının kıyısına erişemez.”
dediği ve daha cüretkâr (Doğuluda simetri
algısı olmadığı...vs.) ithamlarda bulunduğunu
nakletmiştir. Evelyn Baring katı oryantalistlerden
Ernest Renan ve Constantın de Volney’den
etkilenmiş olabilir. Başka bir örnek
kendisini Arap ayaklanmasından tanıdığımız
müsteşrik Lawrence... Bu tip örnekler Said’in
mütalaasını destekler niteliktedir ancak
bir nazariyenin karşısına zıt başka bir teori
koyasınız ki hakikate erişmeniz daha sıhhatli
olsun yani Hegel’ci tez-antitez-sentez usulü.
Said belki haklı belki de paranoya teşekkülü
bir nazariyeyle cereyan etti bilemeyiz ancak
menfaat,çıkar,casusluk... gibi menfi vasıflardan
münezzeh gerçekten Doğu’ya hayran,
çalışmalarını iştiyak ve ihtirasla icra eden
oryantalistlerin olduğu yadsınamaz hakikattir.
Antitez nitelikli bu kısıma örnek verilecek çok
isim vardır bunlardan bazılarını size takdim
edeyim... Friedrich Rückert Alman müsteşrik.
Kur’an-ı Kerim’i Almanca’ya çevirmiş,
aruz vezniyle Almanca nezdinde ilk ve son
kez şiir yazan bir oryantalisttir. Herhangi bir
kışkırtıcılık yahut casusluk vazifesinde bulunmamış
ayrıca para ile rabıtası çok zayıf bir
karakterdir. Berlin Üniversitesi’ne atandığında
şehrin yoruculuğundan bunalıp münzevi
yaşamına dönmüştür. Avusturyalı oryantalist
Andreas Tietze. Türkçeye olan ilgisi yalnızca
okuyup yazmakla kalmamış yakın tarihte 7
ciltlik Türkçe kelimelerin etimolojik kökeni
ansiklopedisi çıkarmıştır. Hatta bazı oryantalistler
de mesela Jacob gibi Sami dillerine olan
hayranlıkları Latin ve Yunan dillerini tahkir
ettirecek radde getirmiştir. Ahval bu olunca
böylesi şahsiyetlere saygı duymamak elde
değil hatta şapka çıkarmak elzem bir hâle
geliyor. Velhasıl oryantalizme menfi cihetten
bakmak pek sıhhatli olmasa da Edward
Said’in teorisi çok ciddidir ve hakikatten pay
almamıştır demek de gerçeği pek yansıtmasa
gerek. Madem batılı kapandı ve çalışkanlığıyla
oryantalizm alanında ciddi terakki ve muvaffakiyet
elde etti bizlerin de yapması gereken
oksidentalizm(garpçılık/batıbilim) alanına
yoğunlaşmak olmalıdır ki Doğu da Batı’yı
idrak edebilsin...




ETİKET :  

Tümü