ÖNCE OKUMAK LAZIM!

19:36:06 | 2020-04-17
Hakan ÇİFTCİ
Hakan ÇİFTCİ      hakanciftci38@hotmail.com

İlk vahy ‘Oku’ emriyle başlıyor.

Burada okumaktan maksat nedir?

Yüce Allah, ‘Oku’ derken, ne anlamamızı istedi?

Sadece, Kuran’ı Kerim mi okuyacağız?

Gazete, dergi, internet siteleri vs. şeyleri okumakta aynı anlama geliyor mu?

Burada Kuran'ın kastı rastgele bir ‘Okuma’ olmaması gerek!

Tabiki de Kuran’ı Kerim’i okuyacağız, ama sadece bununla kalmamalı.

Manasına bakarak, Rabbimizin mesajını iyi anlamalıyız.

Kuran’ı Kerim ile birlikte Hadis’i Şerif’leri, İlmihal, Fıkıh ve Tefsirleri de okumalıyız.

Deseler ki; “Filan ünlü şahıs (Cumhurbaşkanı, Vali, Belediye Başkanı) size bir mektup gönderdi. Yarın git al o mektubu.”

Ne kadar merak ederiz değil mi?

“Benim için ne yazıldı der, belki o gün heyecandan uyuyamayız bile.”

Ezel ve Ebediyetin sahibi Yüce Allah, 1400 yıl önce Cebrail (AS) vasıtasıyla Hz . Muhammed (SAV) Efendimize ayetler şeklinde Kuran’ı Kerim’i 23 yılda gönderdi.

Peygamber Efendimiz de bizlerin anlamamız için 63 yıllık hayatında en güzel şekilde Kuran’ı Kerim’i bizlere öğretti.

Peki, biz ne kadar öğrenebildik?

Öğrendiğimizi nasıl uygulayacağız?

Öğrenmek için öncelikle dikkatli olmak gerek!

Dikkat olmazsa hiçbir şey öğrenemeyiz.

Dikkatten sonra, dinlemek de lazım.

Anlamadan, anladım deme hatasına düşmemeliyiz.

İnsanoğlunun en büyük öğrenebilme duygusu merak olsa gerek!

Bize yazılan bir mektubu ya da gündemde olan haberi öğrenmek için saatlerce internette geziyoruz, ama Allah’ın bize gönderdiği Kuran’ı Kerim’i açıp, ne yazdığını, ne mesajlar verdiğini merak bile etmiyoruz.

Ne garip değil mi?

Daha önce de dediğim gibi bu yazıları önce kendi nefsime söylüyorum.

İlk önce kendimizi okumamız gerekiyor.

Rabbimiz, bizi Sudan yarattı. Sonra alakaya, ardından kemiklere, sonra da kemiklere et giydirdi.

İnsan, eğer içinde ‘İman’ varsa, kainatın halifesi hükmünde.

Yaratılışımız, tamamen bir mucize.

İnsan, büyütüldüğü zaman Kainata; Kainat küçülttüğün de ise, insana benziyor.

Yıldız’lara, Güneş’e, Ay’a ve yaratılan her bir mahlukata bakıldığı zaman tamamen mucize.

Mevsimler, aylar ve günler mükemmel bir düzen ile bize Allah’ın ne kadar büyük bir yaratıcı olduğunu gösteriyor.

İlk bahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimini tefekkür ederek, insanın bu dünyaya boşuna, başıboş gelmediğini görmeliyiz. 

İlk bahar çocukluğumuzu, yaz gençliğimizi, son bahar yaşlılığımızı, kış ise ölümü hatırlamamızı anımsatıyor.

Bunu sabah, öğle, akşam ve yatsı ile de örneklendirebiliriz.

Gelelim, Kuran’ı Kerim’i nasıl okuyacağımıza!

Kuran’ı Kerim’i, gazete gibi okumamalıyız.

Yavaş, dikkatli ve sürekli okumalıyız. Ardından da tefsir ve mealle neler söyleniyor, onu idrak etmeliyiz.  

Rabbimiz önce ‘oku’ ardından da “Yaratan Rabbinin adıyla oku” dedi Kainatın Efendisi Hz. Muhammed’e (SAV). 

Rab sıfatı, Rububiyeti iktiza ediyor. Yani Allah’ın ‘Terbiye’ sıfatı!

Her şeyin sahibi, yaratanı; büyüten, besleyen, terbiye eden, yetiştiren ve verdiği nimetlerle mahlukatı terbiye eden Allah’ı anlamak için okumalıyız.

Okumak için önce kendimizi terbiye etmeli, edepli olmalıyız, ‘Edep olmadan ilim olmaz’

İnsan, kendisini okuyabileceği gibi Kainatı da okuması düşünmesi, gerekiyor.  

Bu sebep itibariyle gerçekten de ne kadar okuyoruz, düşünüyoruz sorusu akıllara geliyor.

Biz, dünyaya neden, niçin gönderildik, tefekkür etmeliyiz.

Biz, dünyaya bir sınav için gönderildik.

Okuyacağız ki, anlayacağız. Yoksa, sınavı nasıl geçeriz.

Dini bilgiler için de okuyacağız ki, hayatımıza yön verelim.

Peygamber Efendimizin hayatını okuyacağız ki, nasıl bir yaşam sürmemiz gerekiyor, öğrenelim.

Din okurken; fen ilimlerini de es geçmemeliyiz.

Hem dini, hem de fen ilimleriyle örnek bir Müslüman olmalıyız.

“Din ile ilgilenen Fen’den, uzak kalıyor” eleştirisini kabul ederek; araştıran, öğrenen, öğreten ilim adamı olmalıyız.

Küçükten, anne ve babalarımız sürekli, “Oğlum, kızım oku” derdi.

Dünya için, şimdi ne kadar iyi anlıyoruz değil mi anne ve babalarımızın bizlere verdiği bu öğüdü.

Okumak, hayatın her anlamında lazım!

Allah, bize en büyük nimetini ‘Akıl’ olarak vermişken, biz de bu niyete şükür olarak okumalıyız.   

Okumak ile alakalı, örnekleri çoğaltmak mümkün.

Allah, bizlere bol bol okumayı, anlamayı, ona göre de amel etmeyi nasip etsin İnşallah!




ETİKET :   Kayseri Haberleri Son Dakika Kayseri Olay Hakan Çiftci Koronavirüs

Tümü