LİYAKAT VE NİYET!

“Liyakat ve niyet” gerçekten de çok önemli.

12:39:29 | 2017-02-02
Hakan ÇİFTCİ
Hakan ÇİFTCİ      hakanciftci38@hotmail.com

Zaten ne çektiysek, işi bilmeyen ve niyeti düzgün olmalanların yanlış tutumlarından çektik.
Kayserispor, Erol Bedir önderliğinde çok başarılı bir yönetimle birlikte düzlüğe çıkma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Kulübün yeri ve adı değişmezken; yeni yönetimin gelmesiyle birlikte devrim niteliğinde olağanüstü olumlu gelişmeler yaşanıyor, bununla birlikte artık yüzler gülüyor.
Recep Mamur döneminde kapıların kapandığı kulüp, şimdi gerek taraftar, gerekse de özellikle basın mensuplarının ilgi odağı oldu.
Son birkaç yazımda Erol Bedir ismine sürekli değiniyorum.
Başarı için erken, ama şu ana kadar yaptığı icraatlarla Kayserispor için gecesini gündüzüne katan Erol Bedir ile tarihinin en büyük borcunu bırakıp giden Recep Mamur arasındaki farkları dile getirmek istiyorum.
Burada kesinlikle Recep Mamur’un, yaptığı başarıyı ve emeği gölgelemek istemiyorum.
14 sezonun özellikle son 4 yılındaki çöküşünü baz alarak, bir değerlendirme yaptım.
Önce, Recep Mamur’dan başlayalım.
Kayserispor’da Recep Mamur, son 14 yılda bir tek toplantı yapmadı.
Mamur, son dönemlerinde, yok aday değilim, yok gıyabımda seçtiler, gibi açıklamalarla sempatisini kaybetti.
Birkaç gazeteci dışında kimseyle görüşmedi.
Birçok kez Kayserispor’un maçlarına gelmedi.
Taraftar ve basın mensuplarını ötekileştirerek, adam seçti.
Kulübe giriş çıkışlarda kendisine yakın olmayan basın mensuplarını yeri geldi antrenmana dahi almadı.
Transferler gerçekleşirken, basın kuruluşları ayırt edildi, haber verilmedi.
Gerek yurtdışı, gerekse de yurtiçinde yapılan kamplara birkaç basın mensubu haricinde basını götürmedi ve iletişime geçmedi.
Futbolcu alındı, kiralandı, satıldı, bunu kamuoyu ile paylaşmadı.
Kulüp internet sitesi doğum günü, başsağlığı bildirisi ve genel kurullar haricinde kullanılmadı.
Kayserispor, PTT Birinci Lig’e düşünce istifa etti, takım Süper lige yükselince yeniden geldi.
Borçlar kabarınca yeniden gitti, yeni yönetimin genel kuruluna dahi gelmedi.
Kulübün eski başkanlarını, üyelerini tek tek sildi ve ağırlıklı olarak kendi fabrikasından işçilerini üye yaptı.
2012 yılından bu yana gerek teknik heyet, gerekse de futbolcuların büyük bölümünün paralarını ödemedi.
50’ye yakın futbolcunun parasını ödemeyerek, Kayserispor’un büyük zarar görmesine göz yumdu.
2008 yılında Türkiye kupası alındı, ama bunu Kayserili sporseverlerle paylaşmadı.
Şu an Erol Bedir’in yaptığı şeffaflığın yüzde 1’ini dahi gerçekleştirmedi.
14 yıl başkanlık yaptı, ama yönetimine dışarıdan birkaç isim dışında kimseyi almadı.
Kayserispor nasıl başarılı olur, taraftar nasıl ilgi gösterir, bunun çalışmasını yapmadı.
Kayserispor’un geleceği adına alt yapıya çok az önem gösterdi.
Kayserispor’a gönül verenleri hem tesisten, hem de tribünden soğuttu.
Her çalıştığı teknik direktörle sorun yaşadı.
Kayserispor’u başarıya götürecek birçok futbolcuyu satmayacağız demesine karşın; çok yüksek ücretlere sattı. Sattı satmasına, ama bu kadar borç nereden çıktı, onun açıklamasını dahi yapmadı.
Şu an aklıma gelenler bu kadar.
Recep Mamur varken de bunları yazıyordum; gittiği zaman da yazıyorum, yani kimseye eyvallahım yok.
Neyse, çok kısa zamanda Kayserispor’u yeniden dirilten Erol Bedir’i de değerlendirelim;
Öncelikle tüm basın mensuplarına aynı şekilde değer veren, yaklaşım gösteren Erol Bedir’e basın mensubu olarak teşekkür ediyorum.
Annesi yoğun bakımdayken bile “Kayserispor” dedi.
Saat kaç olursa olsun, telefonlara baktı.
Kamp yapamaz hale gelen takımı Antalya kampına gönderdi.
FİFA, UEFA ve TFF’ye başvuran futbolcuların 2’si hariç sorunları çözdü.
Kulübün başarılı olması için Reşat Çağan’ı göreve getirdi.
Türkiye’nin en başarılı teknik direktörlerinden olan Sergen Yalçın’ı, göreve getirdi.
Yaptığı acil hamlelerle kulübün dağılmasını engelledi.
İç transferde sorunları çözdü, paraları ödedi.
Takıma katkı sağlayacak 10 futbolcuyu transfer etti.
Basın toplantısı düzenleyerek, şeffaflığını göstermeye devam etti.
İnternet sitesini sürekli güncelleyerek, kulüp hakkında bilgileri kamuoyu ile paylaştı.
Basın mensuplarının yeniden Kayserispor kulüp tesislerine rahat bir şekilde girmesini sağladı.
Taraftarın sevgisini ve güvenini kazandırdı.
Kulübün tüm borçlarını açıkladı ve yine büyük bir şeffaflık örneği gösterdi.
Kayseri’nin önde gelen isimleriyle sürekli istişare içinde bulundu.
Taraftar sayısını arttırmak adına büyük hamleler yaptı.
Genel Kurul’da 30-40 kişiyi geçmeyen sayıyı 900’e yükseltti.
Kayseri Valisi, Büyükşehir, Melikgazi, Kocasinan ve Talas Belediye başkanlarıyla teması sağladı.
Bilet ve kombine fiyatlarını uygun hale getirerek, taraftarı stada çekti.
Yeni transferler ile birlikte basın toplantısı düzenledi.
‘Ben’ değil, ‘Biz’ dedi ve başarı için Kayserispor’un kapısını dışarıya açtı.
Kısa vadede 40 Milyon TL para ile Kayserispor’un transfer tahtasını açtı, gelecek cezaları önledi ve kısa zamanda büyük iş yaptı.
4 büyüklere sürekli boyun eğen takımı, Türkiye’nin başarısıyla en çok konuşulan takımı yaptı.
Eleştirilere kulak verdi.
Kimseyi öteleştirmedi.
Kısa zamanda Kayserili sporseverlerin büyük sevgisini kazandı.
Başarının gelmesi için olumsuz haberlerden ve yorumlardan sakınalım dedi.
Geçmiş yönetim ile arasına nifak sokulmasını engelledi ve uygun bir dille başarının şifresini ‘kenetlenmek’ olarak tanımladı.
Doktorum dedi, ortada cenaze yok dedi ve son olarak bu çocuk okuyacak dedi.
Burada Kayserispor’u, böylesine zor şartlarda alan, kulübün Erciyesspor gibi olmaması için elinden geleni yapan bu gönül adamına hep birlikte destek olalım.
Eğer, bu takım bu sezon süper ligde kalırsa, önümüzdeki yıllarda Kayserispor’u kimse tutamaz, ama Allah korusun, takım küme düşerse sonumuz felaket olur.
Geçmişe çok takılmamak gerekiyor. Eğer, Kayserispor’u bu hallere düşürünlere hesap sorulacaksa bunun da bir mercisi vardır diye düşünüyorum.
14 yılda başkanlık yapan Recep Mamur, özellikle bunun 10 sezonunda Süleyman Hurma ile birlikte iyi işlerde yaptı, Türkiye Kupası ve Süper Lig’de kalmak gibi, bunu da yazmazsam büyük haksızlık etmiş olurum.
Son olarak da Çevre ve Şehircilik Bakını Mehmet Özhaseki’den de bir kelam edeyim. Özhaseki bakanımız, eğer Kayserispor’a el atmasaydı, durum çok vahim olurdu.
Özhaseki ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu’nun da başarıdaki paya çok büyük.
Kayseriliyim diyen, bu takımın kümede kalmasını isteyen spor severlerin yapacağı tek şey, maçlara gelerek, tribünde desteğini vermek.
Geçmişe sünger çekip, geleceğe dair umutlu bakmalıyız. Ksükünleri brıştırmalıyız.
Başarı ve başarısızlık asla tesadüf değil, vesselam!




ETİKET :   Kayserispor Erciyesspor Süper Lig Erol Bedir Recep Mamur Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar Talas Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki

Tümü