KURBAN KANINI ALNA SÜRMEYİN

KURBAN KANINI ALNA SÜRMEYİN

11:34:04 | 2019-08-09
MUSTAFA AYDOĞAN
MUSTAFA AYDOĞAN      aydogan3838@hotmail.com

Kurban bayramı 11 Ağustos Pazar günü başlayacak ve 14 Ağustos Çarşamba günü bitecek.

 “Kurban kanı sürülünce baş ağrısı olmaz” denilerek, kesilen kurbanın kanı çocukların alnına sürülür. Ben de bu durumu çok yaşadım, defalarca alnıma çocukken kurban kanı sürüldü ama baş ağrısına da bir faydası olmadı. Olsa baş ağrısı çekmezdim.

“Kurban kanını anla sürülmesinin dinimizle bir alakası var mı?” diye baktığımızda nasıl bir alakası olduğu, aslında ne kadar cahil olduğumuzu gösteriyor.

Kesilen hayvanın kanını alna sürmenin, dinde hiçbir dayanağı olmadığı gibi Peygamber Efendimiz (sav) de yasaklamış.

İslam öncesi dönemde Araplar arasında akika kurbanı kesmek adetmiş. İslamiyet bu adeti meşrulaştırmış, fakat çocuğun başına kan sürülmesini yasaklamış. Hadislere dayanan alimlerin çoğuna göre akika kanını çocuğun başına sürmek mekruhmuş.

Bir hayvanın kanını araba, ev ve insana sürmek İslama uygun dolmadığı gibi ayrıca kan’da necis’miş. Necis olan şeylerden de sakınmak gerekir.( Necis: Pis,kirli)

Akika kurbanı yeni doğan çocuklar için kulağına ezan okunarak adını koyduktan sonra Allah'a şükür için kesilen kurbana deniyor. Açıkçası ben de yeni öğrenmiş oldu.

Şimdi bu bilgiler ışığında çocukların alnına kurban kanı süren aileleri, ya da kişileri uyarabiliriz. Bu durumu Peygamber efendimizin yasakladığını da belirterek.

Bir de Kurban kesmenin amacını bilmek lazım. Bakın amacı neymiş: “Kurban, Allah’a yaklaşmaktır. Kurban, Allah’a kul olmanın şuuruna ermektir. Bunun içindir ki, Kurban kesen bir Müslüman, kurbanını her çeşit riya ve gösterişten uzak olarak yalnız Allah rızası için kesmesi gerektiğini bilmelidir ve bütün ibadetlerini riyadan korumak mecburiyetinde olduğunun şuuruna varmalıdır.”

“Müslüman Kurbanını her çeşit riya ve gösterişten uzak olarak kesmelidir” deniliyor, bizler ise tam tersini yapıyoruz.

Bu günlerde Kayseri’de moda oldu. Kurbanlar artık bağışlanacağı kurumlara kameralar eşliğinde yapılıyor.

“Erciyes ve Kayseri Üniversitesi Rektörleri Diyanet Vakfına Kurban bağışı yaptılar. “Büyükkılıç vekaletle kurban bağışladı”

İki gündür Gazetelerde bu tür haberlere rastlıyoruz. Kameralar kurulmuş, tam da gösterişten uzak. Bağış yapılan yerler de aynı yerler.

Bu bağışların kaçının ülkemizdeki yoksul vatandaşlara, kaçının başka ülkelere gittiğini de bilmemiz gerekmez mi?  Gerekir elbette.

Bu kurbanlar sayesinde ülkemizin tanıtımına da katkı sağlanıyormuş! Diyanetin ve diğer bağış toplayan kurumların ülkemizin tanıtımı gibi önemli bir görevleri varmış da ben bilmiyormuşum. Bu da benim eksikliğim.

Diyanet hem ülkemize, hem dinimize hizmet etmek istiyorsa öncelikle Allah’ın bize gönderdiği Kuranı Kerim’i parayla satmasın. Kuran üzerinde bile ticaret yapar olduk, hem de Diyanet eliyle.

Kur’an-ı Kerim hafız boy: 20 TL, Kur’an-ı Kerim Rahle Boy Bilgisayar Hatlı: 39.50 TL, Diyanet Kur’an-ı Kerim ve açıklamalı meali :45 TL.

Bunlarla sınırlı değil, ama bu da bize kapak olmaya yeter.




ETİKET :  

Tümü