- Haberler
- Güncel
- Kayseri'de birinci şirketle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli'ye dikkat çeken çağrı
Kayseri'de birinci şirketle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bahçeli'ye dikkat çeken çağrı
Türkiye'nin 70'incisi Kayseri'nin ise en büyüğü olarak ifade edilen Kayseri Şeker A.Ş. ile ilgili eski yönetimin kurulu üyesi Metin Demircan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye çağrıda bulundu. Detaylar Kayseri Olay'ın haberinde.
Kayseri 1954 yılında temelleri atılan ve bugün Türkiye'nin sayılı kuruluşları arasında yer alan dev şirket, son dönemde borç, ödediği rekor faiz ve zarar tartışmalarıyla gündeme geliyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl düzenli olarak açıklanan 'Türkiye'nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2024' araştırma sonuçlarına göre Türkiye'de 70'inci, Kayseri de ise birinci olan Kayseri Şeker Fabrikası’nda dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.
Erdoğan ile Bahçeli’ye çağrı
Kayseri Şeker Fabrikası yönetiminde görev yaparken, ‘usulsüzlükler’ nedeniyle görevinden istifa ettiğini duyuran ve bu konuda yargı mücadelesi başlatan eski yönetimin kurulu üyesi Metin Demircan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çağrıda bulundu.
Demircan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Genel Başkanım, 2021 yılında Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu ve Denetim Komitesi üyesi olarak göreve başladım. Ancak kurum içerisindeki işleyişi, kamu vicdanını yaralayan usulsüzlükleri ve açık yolsuzlukları gördükten yaklaşık 8 ay sonra, bu vebale ortak olmamak adına görevimden istifa ettim. İstifamın ardından tüm belgeleriyle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundum.
Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin iyi niyetli ve yapıcı yaklaşımlarına rağmen yapılan incelemeler neticesinde; fabrikanın sistematik bir şekilde zarara uğratıldığı tescillenmiş ve dosya savcılığa intikal etmiştir. Ne var ki, aradan geçen 3 yılı aşkın süreçte dosya üzerinde somut bir ilerleme kaydedilememiştir.
Bugün itibariyle Kayseri Şeker Fabrikası’ndaki durum sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır: Ürettiği ürünün alıcısı hazır olan, kar marjının 6 kat arttığı bir dönemde dahi kâr etmesi gereken fabrika; yönetim zafiyeti nedeniyle bugün 30 milyar TL’ye yakın bir borç batağındadır. Usulsüzlüklere karşı çıkan çiftçilerimizin kotaları kesilmekte, üyelikten çıkarılmakta; alın teri döken işçilerimiz ise mobbing ile işten atılarak sindirilmeye çalışılmaktadır.
Kurum içerisinde uyuşturucu kullanımı ve hatta uyuşturucu karşılığında iş yaptırılması gibi toplum ahlakına ve hukuka aykırı vakalar ayyuka çıkmıştır. Fabrika milyarlarca lira zarar ederken, bütün alım ve satımların piyasa fiyatlarının en az %50 fazlasıyla gerçekleştiği, hayali ticaretlerin yapıldığı, yurtdışından getirilen canlı hayvan ticaretinde gereksiz komisyon ödenerek ve hatta gelmeyen canlı hayvanların gelmediği halde faturası dahi alınmadan ödemelerin yapıldığı ve belli bir azınlığın mal varlıkları akıl almaz bir hızla artmaktadır.
Yönetimdeki bu zümre, kendi beceriksizliklerini ve yolsuzluklarını gizlemek için suçu hükümetimizin şeker politikalarına atmakta; esnafa, çiftçiye ve kamuoyuna karşı Cumhur İttifakı’nı zan altında bırakmaktadır. Bu durum, bölgedeki ittifak ruhuna kasten zarar vermektedir.
Sayın Cumhurbaşkanım ve Sayın Genel Başkanım, muhalefet partilerinin dahi sessiz kalarak izlediği bu çürümüşlük karşısında, binlerce çiftçinin ekmek kapısı olan bu milli servetin yok olmasına müsaade edilmemelidir.
Devletimizin bekası ve adaletin tecellisi adına; Kayseri Şeker Fabrikası’nın ivedilikle, tarafsız ve derinlemesine bir denetime tabi tutulmasını, adli sürecin hızlandırılmasını ve bu kurumsal yağmanın durdurulmasını yüksek tensiplerinize arz ederim.”
