İNSAN

İNSAN

14:12:01 | 2019-07-09
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

Çağdaş Kültürlerde, devlet insan içindir.
Geri Kültürlerde ise, insan devlet içindir..
Devlet aygıtı, hükmü altındaki ülkede ekonomik, sosyal, siyasal, yargısal yapılanmayı sağlar. Ülke insanının huzur içinde yaşamasını temin açısından can ve mal güvenliğini güvence altına alır.
Devlet aygıtı, vergi topladığı insanın partisine bakmaz, herkesten kazancı oranında vergi alır.
Devlet aygıtı, düğün yapacak genç çiftlerin siyasi görüşlerine bakmaz, Medeni Kanun gereği yapılır evlilik işlemleri.
Devlet Aygıtı için, vefat eden kim olursa olsun, cenazesine kimin katılabileceğini, kimin katılamayacağını belirleyemez.
Devlet Aygıtı, hırsızlık yapanın siyasi görüşüne göre ceza uygulamaz.
Devlet aygıtı, yol yapacağı yerleşim biriminde hangi partiye fazla oy çıktığını irdelemez.
Çünkü Devlet Aygıtı, insana hizmet için, insanlar tarafından oluşturulmuş, uygulamaları yasalarla belirlenmiş bir mekanizmadır.
Daha da önemlisi Devlet Aygıtı tüm hizmetlerini, hizmetle yükümlü olduğu insanların, başta vergiler olmak üzere, çeşitli yollarla kendisine aktardığı paralarla yapar.
Yani Hakim, yani Savcı, yani Polis, yani Vergi Memuru, yani İmam, yani Müsteşar, yani Vali, Kaymakam hizmet bedelini hizmet ettiklerinin devlet kasasına koydukları paralarla temin eder.
Demek ki, Devlet Kutsal bir mekanizma değil, bir hizmet aygıtıdır.
Devlet Aygıtı’nın oluşturduğu kurumların ülke insanı üzerinde ‘Bürokratik Oligarşi’ oluşturmamasını temin için ise, Milletin belli periyotlarla yaptığı seçimlerle oluşturulan hükümetler, devlet Aygıtı’nın sağlıklı hizmet vermesi için ‘Yürütme organı’ yapılanmasını sağlarlar.
Yürütme Mekanizmasının hata yapmasını önlemek için de sistem, ‘Yasama Erki’ni oluşturur. Yasama erki, Yürütmenin yani hükümetin uygulamalarını denetmekle sorumludur.
Sadece bu kadar mı, Yasama da ‘Yüksek Yargı’nın denetimine tabidir.
İşte böylesi bir devlet aygıtının parçalar bütününe ise biz demokrasi deriz.
Demokrasilerde, bir bakan toplumun kahır ekseriyetini hain ilan edemez.
Demokrasilerde, bir bakan, ‘Ülkenin en büyük ikinci partisinin il başkanlarını şehit cenazelerine sokmayın’ diye talimat veremez.
Demokrasilerde, bakan da, bürokratta, vatandaşta haddini bilir.
Zira Demokratik Anayasalarda, toplumun bir bölümüne karşı, diğer bölümü kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçtur, cezai müeyyidesi vardır.
Hele ki, sen genel başkan yardımcısı iken hain dediklerin valilerin önünde silahları ile reverans yaparken, senin genel başkanın ‘Dokunmayın’ diyerek bu yapının uygulamalarına sessiz kaldı ise.
Hele ki sen, genel başkan yardımcısı iken, PKK itlerinin kazanılması gereken insanlar olduğuna toplumu ikna için ‘Akiller’ heyetleri oluşturuldu ise.
Hele ki, CHP’lilerin bazıları HDP’ye oy verip ülke barajının üzerinde oy almasını sağlamış ve senin partinin meclis çoğunluğunu elde etmesine engel olmuş, diye yapıyorsan bu uygulamayı.
‘Sana ne kardeşim der’, çıkar birileri ve ‘Oy benim değil mi, istediğim yere veririm’ diye devam eder.
Senin mensup olduğun parti seçimleri kazanmak için olmadık yolları denesin mübah, CHP Seçmeninin bir bölümü stratejik düşünüp bir başka partinin meclise girmesini sağlasın hain, öyle mi?
Bak efendi, ülkelerde İçişleri Bakanlarının görevi, siyasilere şehit cenazelerine katılma yasağı koymak değildir.
Şehit verilmesini önlemektir.

31 Mart’tan bu yana kaç canımızı şehit verdik sen biliyor musun?

Ayrıca, senin koltuğunda oturan birinin ikinci görevi de;
Ülke insanının can ve mal güvenliğini sağlamaktır.
Huzuru, barışı, kardeşliği temin etmektir.
Sen önce, İçişleri Bakanlığı Envanterine kayıtlı olduğu halde kayıp olduğu bildirilen, 102 bin silahın kim ve kimlerin belinde takılı olduğunu ortaya çıkar.
Sen önce, İstanbul’un bir semtinde 24 Haziran gecesi, Teksas’ta bile rastlanmayacak silahlı gösterileri sergileyenlerin kimler olduklarını ortaya çıkar.

Sen önce Mülteci kimlikli içimizde ne kadar IŞID Militanı yaşıyor onları belirle..
Herkes haddini bilecek kardeşim.
Herkes, yasaların kendisine verdiği yetkinin ötesine geçmeye kalkışırsa, bu milletten öyle bir tokat yer ki, şok eder insanı.
Haddini bilmeyenler için hala bu ülkede Yargı var gerçeğini hatırlatıyor, bu milletin bütünlüğünü yok etmeye hiç kimsenin bunu yapmaya gücünün yetmeyeceğini, bir kez daha haykırıyorum.




ETİKET :  

Tümü