GÜNAHKARLAR İTTİFAKI..

15:13:32 | 2020-05-28
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

İzliyorsunuz değil mi yaşananları, yaşatılanları?
Kurulan ortak koroda, avazları çıktığı kadar bağıranları, hizmet için yola çıkanların yolunu kesmek için olmadık yollar deneyenleri?
İzliyorsunuz değil mi, “Valla ben yapmadım”ın ötesine geçemeyen pısırıklar korosu, sözde muhalefeti?
İzliyorsunuz değil mi, “Demokrasi diye diye” Demokrasiyi iç edenleri?
Ölümüne bu iktidar yapısının devam etmesi için kendini ortaya koyanlara bir bakın, ortak özellikleri ‘Günahkarlar Koalisyonu’na mensup olmaları.
Dün’ün sorgulanmasını istememeleridir, onların ortak çabası.
Çünkü onların ‘dün’ü biraz karanlıktır.
İktidar gemisinin bu günkü rotada gitmesi halinde sıyrılacaklarını biliyorlar, geçmiş günahlarından.
“Harun gibi geldiler, Karun gibi oldular” sözünün sahibi, Genel Başkan Yardımcısı.
“Hesap soracağız” diye diye gelen zat ülkenin güvenliğinin anahtarını cebinde taşıyor.
İktidarın en saygın köşe yazarı, Fetö’nün eski Emir Eri.
Fetö’nün palazlanma döneminin saygın yazarı ve konferansçısı, fetö için adam boyu kitaplar yazmış adam, sarayın basınla ilişkilerinden sorumlu ikinci zat.
Yandaş Medyanın köşe başlarına yerleştirilenlerin istisnasız tamamının kolunda Fetullah Gülen’in hediye ettiği kol saatleri var.
Bazıları Fetö Bankasından aldıkları ballı krediler ile  yalılarda oturuyor bu gün.
Fetö Yargısından geri alınan koltuklara yerleştirilenlerin büyük bölümü, yukarıdan gelen işaretle hareket eden, karar veren isimler.
Ve bunlar hep birlikte, ‘ama’ diyen, ‘fakat’ diyen herkesi aynı torbaya atıyorlar.
Tıpkı Fetö döneminde olduğu gibi.
“Hain, satılmış, Fetöcü, Komünist” tehlike gördüklerine karşı kullandıkları ortak kelimeler.
Dahası var, ihanet söylemleri Avrupa Sahnelerinde yankılanan Şivan Perver ile kol kola verdikleri pozlar gibi mesela.
Ya da PKK’lı köpeklere, terörist diyemeyen, ‘Gülen Yüzler’ adıyla fakir ailelerin çocuklarını, bu ihanet şebekesinin kollarına emanet edenler var aramızda.
Oslo’da, Dolmabahçe’de, Türkiye Cumhuriyeti Haritası üzerinde yapılan pazarlıklar gibi mesela.
“Osmanlı’da, Kürdistan, Lazistan vardı” nutukları gibi mesela.
Daha geçen sene yapılan seçimden bir gün önce Apo İtinin kardeşini TV Ekranlarına çıkarmak gibi mesela.
Dün 27 Mayıs Askeri Darbesinin yıldönümü idi.
27 Mayıs’ın ‘Kudretli Albay’ı! Merhum Alpaslan Türkeş’in kurduğu ve ilkeleri ile ayakta duran partinin genel başkanı Yassıada’da darbeyi kınıyor, iyi mi.
Ne kadar inandırıcı olduklarını buradan görebilirsiniz.
Bu günahkarlar topluluğunun en büyük şansı nedir biliyor musunuz?
Karşılarında, “Valla ben yapmadım”cı pısırık bir muhalefet yapısının bulunması.
Ondandır, ülkemizin başına taş düşse bu günahkarlar hep birlikte başlıyorlar “CE HA PE diye. 
O Cehape’de, büyük oyunu görmeyerek kendini, savunmaya çalışacak kadar zavallı konuma düşüyor.
Bakınız iktidarın trollerine.
Muhalefet Blokunda yer alanların 7 yıl öncesini, 10 yıl öncesini didik ediyorlar.
Sonra da, gündeme yıllar öncesini yerleştirerek yaşanan sıkıntıların üzerini örtüyorlar.
‘Minareden müzik yayını’ yapılmasının faturası bile CHP’ye kesildi. Anadolu insanı “Müziği CHP İl Başkan Yardımcısı çaldı” diye biliyor ve inanıyor.
Yaşananların yanlışlığına inanan tüm kesimler, üzerlerindeki ölü toprağı serpilmişliğinden sıyrılmalı ve ‘Demokrasi için, Cumhuriyet için, Adil Yargı için, İnsan Hak ve Hürriyetleri için’ artık bir şeyler yapmalıdır.
Hala farkında değilsiniz sanıyorum, ortak paydası Demokrasi ve Cumhuriyet olanlar önce ayrıştırılıp parçalanıyor, sonra yok ediliyor.
Gün, Evrensel Demokratik Değerler etrafında bir araya gelme günüdür.
Gün, görünen, görünmeyen darbelere, demokrasi dışı yönelimlere hep birlikte karşı çıkma günüdür.
Gün, “Babam bayramda şeker alamadı, çünkü parası yok ve işsiz” diyen çocukları söz sahibi yapma günüdür.
Gün, Meral Akşener’in ‘Demokrasi Masası’nın çevresinde bir araya gelme  ve  iktitdarın etkin isimlerini safdışı bırakarak, iktidarın köşelerini tutan, ‘Günahkarlar İttifakı’nın gerçek yüzünü ortaya çıkarma günüdür.
Zira, bu gün iktidardaki yapı, 2002 yılında bu Milletin göreve getirdiği, “Yoksullukla Mücadele, Yolsuzlukla Mücadele ve Yasaklarla Mücadele” sözü veren yapı değildir.




ETİKET :  

Tümü