DİYARBAKIR’DAYDIK...

DİYARBAKIR’DAYDIK...

19:05:38 | 2018-01-22
OSMAN ÇİFTCİ
OSMAN ÇİFTCİ      osmanciftci3800@gmail.com

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin davetlisi olarak Diyarbakır’daydık.

Kayseri’den birçok gazeteciyle Diyarbakır’da devletin “kudret” elinin değmesinden sonra terörün kökünün nasıl kazındığını ve devletin “şefkat” elinin değmesinden sonra rehabilitasyon sürecinde yapılanları gözlemleme fırsatı bulduk.

Özhaseki, Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak devletin şefkat elinin yaptıklarını, yapacaklarını koordine eden bir konumda.

Bakanlığın üzerine düşeni Diyarbakır’da layıkı ile yaptığını gözlemledik.

Çözüm süreci adı altında, açılım-saçılım saçmalığıyla Diyarbakır’da nasıl zaafiyet yaşandığını, bu zafiyetin giderilmesinde devletin “kudret” elinin değmesinin nasıl etkili olduğunu sohbet imkanı bulduğumuz vatandaşlardan dinledik.

Devlet inşallah benzeri hataları yapmaz...

*

Perşembe akşam saatlerinde indiğimiz Diyarbakır havaalanını Kayseri havaalanıyla kıyaslamakla başladık, “bizde neden böyle bir havaalanı yok” demeyen meslektaşımız yoktu.

İmrendik, kıskandık, hayıflandık açıkcası...

Bir sohbet sırasında Kayseri havaalanından şikayetlenip Diyarbakır havaalanını örnek gösterdiğimiz Bakan Özhaseki, espriyle “çektiğiniz fotoğrafları ve izlenimlerinizi şehrinizin belediye başkanına gösterin işte, bana ne anlatıyorsunuz” diye başladığı konuşmasında Kayseri havaalanının mevcut binalarının dış hatlar terminali olacağını, ilerisine yeni iç hatlar terminali yapılacağını, ihale hazırlıklarının sürdüğünü anlattı.

Yapılacak olanlar başka illerin havaalanlarına imrenişimize son verecek mi bunu da zaman gösterecek.

*

Konaklayacağımız otele giderken 4 şeritli geniş yollardan, geniş alt geçitlerden geçerken, “buradan henüz raylı sistem geçmemiş” esprisini yapıyorduk.

Altında lüks kafeteryaların, restorantların olduğu modern binaların bulunduğu semt Avrupa’da bir şehir havasındaydı.

Fakir, gariban çocuklar Sur bölgesinde terör örgütüne maşalık yaparken, askerle, polisle karşı karşıya gelirken lüks semtlerde bu durumun farkında bile olunmadığını dinledik.

HDP’li bilinen simalar lüks semtlerde değeri 700-800 bin liraları bulan evlerde otururken bunlara maşalık eden, sefalet içinde yaşayan fakir çocukları ise terör dünyasının figüranları konumunda anlayacağınız.

*

Diyarbakır’ın ciğer ızgarasını, burma kadayıfını, kaburga dolmasını, yöresel kahvaltısını da tatma imkanı bulduk.

Tarihi dokusu, cana yakın, dost canlısı insanları, kendine özgü lezzetleri ile Diyarbakır güzel bir şehir... Türkiye Cumhuriyeti devletinin vazgeçilmez bir diyarı...

Terör bölgesi olarak anılan Diyarbakır’ın aslında Kayseri’den daha sosyal bir il olduğunu daha önceki gidişlerimde de gözlemlemiştim; Diyarbakır akşamında Türk Sanat Musikisi programı dinlemek mümkün... Kayseri’de var mı, ben mi denk gelmedim...

Diyarbakır’ın Kayseri’den daha sosyal bir yaşamının olduğunu yeme içme mekanlarında gece ilerleyen saatlerde bile ailece çoluk çocuk sosyalleşen vatandaşları görünce daha da iyi anlıyorsunuz.

Şunu da yazmadan geçmeyeceğim; Kayseri’de çorbacılık yaptığını sananlar Diyarbakır’a gitsinler de paça, dil, işkembe nasıl yapılıyor görsünler derim.

*

Sabah kahvaltısını tarihi bir handa yaptık, gökten bildiğimiz çamur yağdı (yılda bir yağarmış o da bize denk geldi) çamurlu yağmurda ıslandık, Cuma namazını Ulu Cami’de kıldık, çıkışta servis aracına yürürken Bakan Özhaseki beraberindeki protokol ve koruma araçlarıyla gidiyordu ki yaşlı bir amca yanımıza yaklaştı, “kaç araç geçti şimdi?” diye sordu... Halktan bir amca... “20-30 araç vardır herhalde” dedik, “yazık...” dedi, geçen araçları seyretti bir süre ve bize dönüp, “ben çocuğuma ayakkabı alamıyorum, bu kadar şeye ne gerek var” diye söylendi, döndü gitti...

Haklı mıydı, evet haklıydı ama inşallah bir gün Diyarbakır’da bile devletimizin temsilcilerinin korumasız, eskortsuz, konvoysuz güvenle dolaşacağı günler gelir.

*

Bakan Özhaseki, Diyarbakır’a yapılanlar nedeniyle sık gidip geldiği o bölgede de sevilen bir isim olmuş...

Geçen yıl gittiğimiz Şırnak, Cizre’de de “Mehmet Özcizreli” diye espri yapıyorlardı...

Sohbet sırasında espiriyle Şırnak’tan, Diyarbakır’dan aday olursa şaşırmamamız gerektiğini söyleyince ben de, “biz İstanbul ya da İzmir duyuyorduk” dedim gülüştük...

Hakikaten Özhaseki’nin siyasi geleceği ne olacak; İzmir, İstanbul’dan belki de yeniden Kayseri’den belediye başkanlığına aday mı edilir yoksa “sen bu bakanlık işini iyi tutturdun devam et” mi derler? Belki de “Cumhurbaşkanı Yardımcısı” mı yaparlar, belki de “emeklilik” vakti derler.

Kim bilir... Nasip...

*

Diyarbakır’dan ayrıldık, Ankara’ya indiğimizde Afrin Operasyonu’nun başladığını işittik, hava harekatını gerçekleştiren uçaklarımız Diyarbakır’dan havalanmıştı...

Dua ettik, ediyoruz; Allah devletimize, milletimize zeval vermesin...




ETİKET :  

Tümü