'Deprem gerçek ancak yıkılan şehirler tercihtir'

Saadet Partisi Kayseri İl Başkanlığı tarafından 6 Şubat depreminin ardından yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı. Detaylar haberimizde.

'Deprem gerçek ancak yıkılan şehirler tercihtir'
TAKİP ET >> Google News ile Takip Et

Saadet Partisi Kayseri İl Başkanlığı tarafından 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı anmak ve deprem gerçeğine dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması yapıldı. 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Biliyoruz ki deprem ülkemizin bir gerçeğidir. Deprem gerçek ancak yıkılan şehirler tercihtir. Depremlerin afete dönüşmemesi için gerekli tedbirleri hayata geçirmek zorundayız.  Her depremden sonra ‘bu son olacak’ denildi. Her depremden sonra, ‘bundan ders çıkaracağız, aynı yapmayacağız’ denildi. Depremlerin felakete dönüşmemesi için bütün tedbirler alınacak, gereken bütün adımlar atılacak denildi. 

18 binden fazla canımızı kaybettiğimiz büyük Marmara Depremi’nden sonra da aynı sözler sarf edildi. Ama olmadı. Şehirlerimiz ranta, insanımız ihmale kurban edildi. İşte bugün bu meydandan bir kez daha haykırıyoruz; ‘Sesimizi duyan var mı?’

6 Şubat Depremlerinde duyduğumuz ve hepimizin vicdanını kanatan o acı soruyu bir kez daha soruyoruz; ‘Sesimizi duyan var mı?’

Elimizde şu an bir düdük görüyorsunuz, bunun adı deprem düdüğü. Deprem çantasının olmazsa olmazlarından birisi. İşte bizler bugün burada henüz enkaz altında değilken ve enkazın arasında deprem çantasını aramak zorunda kalmadan deprem düdüğü çalıyoruz; Bugün çaldığımız bu düdük bir uyarıdır, bir ikazdır, dikkatleri deprem üzerine çekmek adına bir adımdır.  Çünkü biliyoruz ki bugün bu düdük duyulmazsa; ülkemizi bekleyen büyük deprem yaşandığında Allah korusun ülkemiz için İsrafil'in suru duyulacak.

‘Sesimiz duyulsun istiyoruz’

Evet bugün Düdük çalıyoruz çünkü enkaz altında kalmak istemiyoruz! Düdük çalıyoruz çünkü sesimiz bugün duyulsun istiyoruz! Düdük çalıyoruz çünkü inşaat değil, insan yaşasın istiyoruz! Düdük çalıyoruz çünkü bugün adalet enkaz altında. Düdük çalıyoruz çünkü bugün liyakat, planlama, denetim, tedbir ve vicdan enkaz altında. Bizler seslerini duyuramayan 86 milyon insanımız adına düdük çalıyor ve sesimiz duyulsun istiyoruz. 
Rantın, betonun, inşaatın egemen olduğu bir anlayış yerine; Yaşanabilir Şehirler inşa eden bir anlayış talep ediyoruz. Aziz milletimizin ne depreme ne yangınlara ne de sellere verecek canı kalmamıştır; ne de tahammülü kalmamıştır.

Bizler bir kez daha düdüğümüzü çalıyor ve karar alanlara sesleniyoruz; Her şey için çok geç olmadan sesimizi duyun! Tedbirleri alın! Denetimleri eksiksiz yerine getirin! Rantı değil, insanı önceleyin! Ve şimdi en sorulması gereken zamanda bir kez daha soruyoruz; ‘Sesimizi duyan var mı?’

Tüm katılımcılara, basın mensuplarına teşekkür ediyor; Sözlerime son verirken bugüne kadar depremde kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Allah, aziz milletimizi tüm afetlerden emin eylesin.”