Demirel mi... FETÖ mü?..

Demirel mi... FETÖ mü?..

20:01:54 | 2017-02-10
OSMAN ÇİFTCİ
OSMAN ÇİFTCİ      osmanciftci3800@gmail.com

Kayseri’de yapılan FETÖ Operasyonlarını en başından buyana yakından takip eden gazetecilerden biriyim..
Kayseri’de ki FETÖ yapılanmasına ilişkin bildiklerimi de bu sütunlarda kaleme almaya çalışıyorum. FETÖ denen hain yapılanmanın devletimizin, milletimizin, geleceğimizin düşmanı olduğuna yürekten inanmış biriyim. FETÖ ile mücadeleyi zaafa uğratacak her tavrın da karşısındayım.
FETÖ’nün de gerekirse ölümüne karşısındayım.
***
Dün şehrimizde yapılan FETÖ operasyonlarında gözaltına alınan isimler arasında Dr. Mustafa Demirel’in de olduğunu gördüğümde şaşırdığım kadar hiç şaşırmamıştım. Demirel’in adını gözaltı listesinde görür görmez aklıma gelen ilk şey “FETÖ mücadelesini zaafa uğratmayı amaçlayan bir ihbar mı var?”
sorusu oldu. Zira; Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nde üst düzey yetkilileri FETÖ’cü diye ihbar ederek açığa alınmalarına neden olan FETÖ’cüleri aklıma getirdi bu durum. Öyle ki, FETÖ yapılanması 2011 yılında Kayseri’de sağlık bürokrasisini ele geçirdiği dönemde Mustafa Demirel’i kendilerinden olmadığı için Göğüs
Hastalıkları Hastanesi Başhekimliği görevinden aldırmıştı. FETÖ’nün Başhekimlik görevinden aldırdığı, makamından, koltuğundan ettiği adamın bugün FETÖ
Operasyonu’nda gözaltına alınmış olması oldukça garip...
Hatta Demirel’in FETÖ’cüler tarafından nasıl harcandığını 20 Nisan 2011 tarihinde Kayseri Haber Gazetesi’nin sürmanşetinden yayınladığım, “Kayseri’de sağlığı kimler yönetiyor, Sağlık Bakanlığı mı yoksa cemaat mi?” başlıklı yazımda da gündeme getirmiştim. 2011’de sağlık bürokrasisini ele geçirenleri
isim isim deşifre ettiğim o yazımı 2016 yılının Kasım ayında da “OHAL BÜRO’YA FETÖ DEŞİFRESİ” başlığı ile bu sütunlarda da tekrar yayınladım.
OHAL büro bu yazıdaki isimlerle ilgili herhangi bir işlem yaptı mı onu da bilmiyorum. O yazıya internet sitemizden şu linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.kayseriolay.com/ohal-buro-ya-feto-desifresi-h11493.htm

***
Erol Bedir’in ekibiyle birlikte ayrılmasının ardından Melikgazi Hastanesi bir türlü düzen tutmaz hale gelmişti, hastanenin ortaklık yapısında olmayan değişiklik kalmadı...
Neredeyse hastane hastane olmaktan çıkmıştı...
Derken Mustafa Demirel Başhekimliğini yaptığı başka bir özel hastanedeki görevinden ayrıldıktan sonra Melikgazi Hastanesi’nin başına geldi, ortaklık yapısı içerisine girdi. Sık görüştüğümüz için az çok detaylarını biliyorum; ortaklarından biriyle geçen yıl, bir diğeriyle de yaklaşık 1 ay önce ayrıldı, Melikgazi
Hastanesi’ni işleten şirketin tamamını devraldı, yüzde 5 kadar da hastane müdürünü ortak etti. Dün yaşanan gözaltı olayının perde arkasında ne var tam olarak bilmiyorum ama devletin ilgili birimlerinin; savcısının, polisinin yaptığı işlemin geçmiş tarihte yaşanan kağıt üzerindeki konulardan kaynaklandığını sanıyorum.
Demirel’in hisselerinin tamamını devraldığı Melikgazi Hastanesi’ni işleten şirketin eski ortaklarının FETÖ yapılanması çerçevesinde geçirdiği soruşturmalardan kaynaklı bir durum olduğunu düşünüyorum. Zira hastanenin eski ortakları ve eski çalışanları da dün yapılan operasyonla gözaltına alınanlar arasında...
Yoksa benim tanıdığım bildiğim Mustafa Demirel’in FETÖ’cülükle alakası olamaz diye biliyorum. Mustafa Demirel bir vakıf hastanesi olan Melikgazi Hastanesi’nin işletmesini bitmeye yakın bir konumda aldı, dişiyle tırnağıyla bir yerlere getirdi. İnşallah bu stresli süreci kazasız belasız geride bırakır, Allah emeğini zayii etmez...
***
Melikgazi Hastanesi’ni işleten o şirketi kim devir alsa devlet bu konularla ilgili bir şekilde kapısını çalardı diye düşünüyorum. Demirel’in kapısı böyle mi çalınmalıydı o da ayrı mesele. Sonuçta yargıya intikal etmiş bir süreç var, bize düşen gelişmeleri titizlikle takip etmek...
Gözaltına alınanlar içerisinde kim suçluysa tabiri caizse şeriatın kestiği parmak acımaz, herkes cezasını çeker...
Devletin kolluk kuvvetlerinin, bağımsız ve tarafsız adli makamlarının bu konuda en doğru kararı vereceğine inanıyorum.




ETİKET :   Mustafa Demirel

Tümü