ÇÖZÜM DEDİKLERİ DÜĞÜM

15:11:36 | 2014-11-05
Mazhar GÜNDOĞ
Mazhar GÜNDOĞ     

 

                ÇÖZÜM DEDİKLERİ DÜĞÜM

                Artık vatandaşımız AKP’nin çözüm projesini daha yüksek sesle sormaya ve sorgulamaya başladı.

                Taksi şoförleri “Abi bu açılım, çözüm nedir?” diye sormaya başladı.

                Lokantada yemek masasındaki insanların “Çözüm” ile ilgili sohbetlerine garsonlar iyice kulak kesilir oldu.

                Özellikle Ekim ayının ilk haftasında meydana gelen olaylar, olaylar neticesinde kırk civarında vatandaşımızın ölümü kafaları daha da karıştırdı.

                İktidarın “Akan kan dursun, analar ağlamasın” sloganına entegre etmeye çalıştığı çözüm projesine sıcak bakar gibi duranlar bile şimdi tereddüt yaşıyorlar.

                29 Ekim Cumhuriyet Bayramı günü, adeta nispet yaparcasına Habur’dan giriş yapan peşmergelerin karşılanış biçimleri, “Biji Obama” diyenlerin yüzlerindeki hain ifadeler, Türk Milletine 2. Habur rezaletinin de fevkinde yeni bir rezalet tablosu seyrettirdi.  

                Peşmerge güçlerin Türkiye üzerinden Ayn El- Arab’a geçmesi ve PKK’nın uzantısı olan PYD terör örgütüne destek unsuru haline dönüşmesinin yanı sıra;

                Türkiye Cumhurbaşkanı’nın bizzat kendi ifadesiyle “PYD terör örgütüdür” demesine rağmen, o terör örgütüne ülkemiz üzerinden yabancı silahlı grupların gitmesine izin verilmesi AKP iktidarının anlaşılmaz ÇELİŞKİ’sini gözler önüne serdi.

                Bu gelişmelerin ışığında vatandaşımız karışan kafasını nasıl düzelteceğini düşünüyor.

                Çözüm sürecini ağızlarından düşürmeyen Bakanların, gelişmelerle birlikte ağız değişikliğini anlamaya çalışıyor.

                PYD bir terör örgütü ise ve PKK’dan farksızsa, neden o örgüte topraklarımız üzerinden silah ve peşmerge gönderilmesine müsaade edildiğine kafa yoruyor.

                Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit vatandaşları olan Güneydoğu bölgemizdeki Kürt kökenli kardeşlerimizin demokratik hakları bahane edilerek neden PKK terör örgütü bu bölgenin ve bölge insanlarının siyasi temsilcisi yerine konuyor?

                Daha da özeti, koskoca Türkiye neden PKK terör örgütünü ve bu örgütün İmralı’daki ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olan elebaşını diplomatik seviyede muhatap kabul ediyor.

                Milletimiz, bu “Çözüm” dedikleri bohçanın içinde ne olduğunu ve bahsedilen yol haritasını merak ediyor.

                ABD, İngiltere ve İsrail’in Irak, Suriye, Türkiye ve İran üzerinde kurmayı hedeflediği söylenen bir Kürt devleti projesi ile “Çözüm Projesi” dediklerinin bir ilgisi var mıdır?

                Vatandaşlarımızda GAP bölgesinin PKK’nın kontrolüne ve insafına terk edildiği algısı giderek kuvvetlenmektedir.

                Hükümetin bu algıya kör, sağır ve dilsiz kalıp, üç maymunu oynaması gerginliğin ve tedirginliğin artmasına yol açmaktadır.

                Hükümet vatandaşlarımızın kafasını karıştıran bu sorulara cevabını bir an önce ve açık bir üslupla vermelidir.

                Bu sıkıntılı ve sancılı sürecin kazasız, belasız atlatılmasının ilk yolu budur.

                İkinci yolu ise en acil bir şekilde milli birlik ve beraberlik ruhunun yeniden beslenmesi, bütün bölgeleri ile yetmiş yedi milyon vatandaşın kederde, tasada, iyi ve kötü günde, bir kültür zenginliği sermayesiyle, vatan, kıble, devlet ve millet müşterekliğinde bir milli ülkü etrafında kenetlenmesinin sağlanmasıdır.

                Ortak dostla kol kola, omuz omuza, ortak düşmana karşı kan kana, can cana olmadan bu büyük fitne tuzağından salimen kurtulmak kolay olmaz.

                Gün siyasi rant hesabı günü, zaman basit düşünme zamanı değildir.




ETİKET :  

Tümü