Belediyelere FETÖ Operasyonu

Belediyelere FETÖ Operasyonu

15:27:29 | 2017-03-23
OSMAN ÇİFTCİ
OSMAN ÇİFTCİ      osmanciftci3800@gmail.com

Önceki gün akşam saatlerinde gelen bir haber bir hayli heyecana sebep oldu...
İlk yansıyan bilgi, Kayseri Emniyet Müdürlüğü tarafından Kayseri Büyükşehir Belediyesi, KASKİ ve şehrimizdeki ilçe belediyelerinin üst düzey yöneticilerine yönelik olarak FETÖ Operasyonu yapıldığı şeklindeydi...
Belediyelerle ilgili geçmişten gelen bir takım iddialar, bilgiler var, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) bağlantılı soruşturma süreci vs. gibi kamuoyunca da az çok bilinen konular var.
Hal böyle olunca ilk akla gelen bu yönde bir operasyon olabileceğiydi ama o çerçevede bir işlem olmadığını emniyet yetkilileriyle kurduğumuz temasta gördük.
Malum yeni Bylock listesi geldi ve kamu kurumlarında Bylock kullandığı bilgisi bu listelerde yer alan öğretmen, memur, hakim, savcı gibi kamu çalışanları da gözaltına alınmaya başladı.
Kayseri’de belediyecilere yönelik olarak yapılan operasyon da Bylock listelerinde adı bulunan belediyecilere yönelikmiş. Gözaltına alınan isimler arasında Büyükşehir Belediyesi’nde şube müdürü de var, ilçe belediyelerinde belediye başkan yardımcısı da var, memur, işçi, sözleşmeli personel, geçici işçi ve hizmet
alımı yoluyla çalışan personel de var. Kim suçlu kim suçsuz buna yargı karar verecek. Kim suçlu çıkarsa cezasını hem de en ağır şekilde çekmeli. Buna kimsenin itirazının olacağını sanmıyorum.
Masumiyet karinesi gereği de basın meslek ilkeleri gereği de biz kimseyi peşinen suçlu ilan etmiyoruz ama illa ki savcılığın kararıyla Emniyet tarafından yapılan operasyonu haberleştiriyoruz. Ergenekon Operasyonları döneminde de dikkat ettiğimiz unsurlardan biriydi şimdi de dikkat edilmesi gereken bir konu masumiyet karinesi. Uluslararası hukuk terimi olarak kullanılan “presumption ofinnocence” yani suç kesinleşmediği sürece kimsenin hükümlü sıfatıyla
değerlendirilemeyeceğini ifade eden masumiyet karinesi, temel hukuk doktrinidir. Basın Meslek İlkeleri’nde de açıkça ifade edilir; Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez. Yine Basın Meslek İlkeleri’nde “Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.” denilmektedir ki bu nedenle yayıncı kuruluş olarak mesela belediyelerle ilgili savcının, hakimin, polisin işlem yapmadığı
konularda kimseye bir suç isnadında bulunmuyoruz. Devletin ilgili birimlerince tespit edilen ByLock listelerinde bir yanlışlık olma ihtimali zayıf da olsa var mı, evet olabilir. Son listede hata var mı onu bilmiyorum ama ikinci Bylock listeleriyle ilgili şüpheli durumlar gündeme geldi. Geçtiğimiz hafta sonu devletin önemli
kademelerinde görev yapmış, kilit noktada soruşturmalara katılmış bir ağabeyimizle görüşürken Gazeteci Nevzat Çiçek’in Bylock listelerindeki hatalardan söz ettiğini ve bu durumun suçsuz, alakasız kişileri de suçlu gibi gösterebileceğini anlattı ve dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Baktım; Nevzat Çiçek, twitter paylaşımlarında “FETÖ’nün etkin olduğu Avea’dan log kayıtlarının hatalı verildiğini, İP çakışması ve İP yansıması olarak bilinen durum nedeniyle de ikinci Bylock listelerinde hatalı durumların söz konusu olduğunu” anlatmış. Bu konudaki paylaşımları da şöyle bitiyor: “Mağdurların bir kısmının telefonları bilirkişilerce
incelendiğinde gerçek ortaya çıkıyor ama herkes için bu yapılamıyor. Bu işlemler bir an önce yapılmazsa mağdurlar içeride suçlular dışarıda geziyor, bunun acilen düzeltilmesi gerekiyor ki Hak yerini bulsun. FETÖ ile mücadele esastır ama bunu kimse ne sulandırmalı ne de keyfiliklerle yanlışlara alet edip güven bunalımı oluşturmamalıdır.” Belediyecilere yönelik operasyonla ilgili gizlilik kararı da olduğu için zaten operasyonun detaylarına giremiyoruz. Yargı mensuplarının ve kolluk kuvvetlerinin Allah yardımcısı olsun, Allah basiretlerini açık eylesin, haksız yere, suçsuz yere kimseyi mağdur etmeden, gerçek suçluları bulup ortaya çıkarıp cezalandırılmalarına vesile olsunlar diye dua ediyorum. 

Önceki akşam Sivil Dayanışma Platformu’nun Yeni Anayasa paketi ile ilgili panelini 38 Kent Tv’den canlı olarak yayınladık. Gündüz sivil toplum kuruluşlarına yönelik olarak akşam da halka açık olarak Kadir Has Kongre ve Gösteri Merkezi’nde yapılan toplantılarda açık söylemek gerekir ki Ayhan Oğan rüzgarı esti. Geçtiğimiz hafta parti teşkilatları tarafından yapılan toplantıyla kıyaslandığında daha dolu ve coşkulu bir toplantı olduğu konuşuluyordu salonda.  Sivil Dayanışma Platformu Genel Başkanı Ayhan Oğan’ın yanısıra Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Kadın ve Demokrasi Derneği Hukuk Komisyonu Üyesi Av. Derya Yanık ve Kayseri Genç Girişimciler Derneği Başkanı Mehmet Gülsoy da panelin konuşmacıları arasındaydı. SDP İl Temsilcisi Mustafa Özkan ve yönetimi Kayseri’de Milliyetçi Hareket Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi’ni “Referandum” çalışması konusunda ilk kez bir araya getirmiş oldu. MHP ve AK Parti İl Başkanları arasındaki “dantelli kefen” kavgası da unutuldu, il başkanları yanyana samimi pozlar verdi. Panele evet ya da hayır konusunda kararsız olarak gelip özellikle Ayhan Oğan’ı dinleyince kararını evet olarak belirleyenleri bizzat gördüm, biliyorum. Panel MHP cephesinde de panelin konuşmacılarından Mehmet Gülsoy’u öne çıkardı diyebiliriz. Kayseri Genç Girişimciler Derneği Başkanı Mehmet Gülsoy aynı zamanda MHP İl Başkan Yardımcısı. Gülsoy’un panelin ağırlığını kaldırıp kaldıramayacağı tartışılıyorken Mehmet Gülsoy tabiri caizse rüştünü ispat etti, adeta MHP’nin yeni siyasi aktörü olduğunu ilan etti. Velhasılı SDP Kayseri’de sadece yeni Anayasa paketi lehine propagandadan ötesini yaptı diyebiliriz.




ETİKET :  

Tümü