Arıkan 2025'in muhasebesini yaptı: Yangın!
Saadet Partisi Genel Başkanı Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, partisinin il başkanları ve il müfettişleri toplantısında 2025 yılının muhasebesini yaptı. Türk Dil Kurumu'nun 2025 yılının kelimesini 'Dijital Vicdan' olarak belirlediğini hatırlatan Arıkan, bu kelimenin yetersiz olduğunu belirterek 2025 yılını anlatan kelimenin yangın olduğunu söyledi. Ayrıntılar Kayseri Olay haberde…
Saadet Partisi Genel Başkanı Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, partisinin il başkanları ve müfettişleri toplantısında konuştu.
Yargıtay’ın siyasi partilerin üye sayısıyla ilgili paylaştığı verileri değerlendirerek konuşmasına başlayan Arıkan, “Saadet Partimiz son 6 ay içerisinde 67.244 yeni üye ile üye artışında muhalefet partileri arasında ilk sıraya yerleşti.
Televizyonlar göstermese de, anketler bizleri görmezden gelse de, siyaset yorumcuları bizleri yok saymaya çalışsa da güneş balçıkla sıvanmıyor. Millet partimiz, Türkiye'nin en hızlı, en istikrarlı büyüyen partilerinden biri olma başarısını ortaya koymuştur. Bu başarıda şüphesiz en büyük pay siz değerli il başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın, teşkilatlarımızın ve bu davaya gönül veren çok kıymetli kardeşlerimizindir. Değerli arkadaşlar, çok net bir şekilde gördük ki çalışınca olmayacak hiçbir şey yok. Cenabı Allah hepinizden razı olsun. Burada olan Olmayan tüm arkadaşlarımıza, tüm teşkilatlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. 2025'te tarlada alın terini, fabrikada emeği, tersanede çeliği, madende karanlığı, pazarda geçim derdini sokakta ve meydanlarda milletimizi, kardeşlerimizi dinledik. Sadece Türkiye'de mi yaptık bunu? Hayır. Beyrut'tan Bosna'ya kadar, Malezya'dan Pakistan'a, Asya'dan Afrika'ya, İslam coğrafyasındaki kardeşlerimizle de 2025 yılı içerisinde bir araya geldik.”
2025'i özetleyen kelime: Yangın
Türk Dil Kurumu’nun 2025 yılının kelimesi olarak ‘Dijital Vicdan’ kelimesini seçtiğini hatırlatan Arıkan, “Bizim ve aziz milletimizin yaşadıklarını tek kelimeyle özetleyecek olursak 2025'in kelimesi yangındır. Neden böyle bir ifade kullandım? Çünkü Çünkü 2025 yılına bizler yangınlarla başladık. Hatırlıyoruz. 78 canımız Bolu Kartalkaya'da yanarak can verdiler.
İstanbul Pendik'te kâğıt toplamaya giden yoksul kardeşimizin evi yandı. Yavrularımız o evde, anne babasının olmadığı o evde yanarak hayatlarını kaybettiler. Kocaeli Gebze'de parfüm fabrikasında izinsiz, denetimsiz, tedbirsiz, hatta sigortasız Alıştırılan sekiz kardeşimiz çok yakın bir zamanda hayatını kaybetti. Canlarımız yandı, ormanlarımız yandı, yüreklerimiz yandı.
2025 yılında ülkemizde 2800 orman yangını çıktı. On binlerce hektarlık alanımız kül oldu maalesef. Bizler Saadet Partisi olarak teşkilatlarımızla senin fidanın hepimizin yarını diyerek yeşil vatanımızı korumak ve kurtarmak için fidan kampanyaları yaptık. Bu önemli çalışmayı hayata geçiren siz değerli il başkanlarımıza, çok kıymetli teşkilatlarımıza çok teşekkürler ediyorum.
Peki ülkedeki yangınlar bunlarla sınırlı mı? Elbette değil. Şüphesiz bu yılın bir diğer yangını ekonomideydi. Mutfakta yangın var, sofrada yangın var, çarşıda, pazarda elimizi nereye atsak, nereye adım atsak büyük yangınlarla karşı karşıya kaldığımız bir yıl geride kaldı.

Enflasyon, faiz ve yeni vergilerle Türk parasını pula çeviren iktidar vatandaşımızın alım gücünü de 2025 yılında küle döndürdü. Değerli başkanlarım, Kıymetli kardeşlerim, 2025 senesinde sizlerle beraber neredeyse Türkiye'nin tüm illerine gittik. Önemli ziyaretler yaptık. Peki, bu ziyaretlerde biz ne gördük? İflas eden, tarlasını satan çiftçileri gördük.
Kepek kapatan esnaflarımızı gördük. Akşamları, tatil günleri evlatlarıyla oturmak varken et iş yapmak zorunda kalan asgari ücretlileri gördük. Kira mı ödeyemiyorum diyerek Sokağa düşmekten korkan, emekli olmasına rağmen çalışmak zorunda kalan, izbe pansiyonlarda otobüs terminallerindeki banklarda yaşam mücadelesini veren emeklilerimizi gördük.
Emekli maaşıyla geçinemeyip 75-80 yaşında çalışan insanları gördük. Ve bu çalışmanın neticesinde çalışma esnasında hayatını kaybeden çok kıymetli büyüklerimizi gördük biz. Umutsuz gençlerimizi gördük. Kara kara düşünen iş insanlarımızı gördük. Bırakın ay sonunu, ay ortasını bile getiremeyen bir millet gördük biz bu 2025 senesinde. Ve bu manzara karşısında hem içimizdeki yangın büyüdü hem de ciğerlerimiz yandı maalesef.” diye konuştu.
2026’ya zamlarla başladık!
2026 yılının zamlarla başladığını ifade eden Arıkan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Umutla başlamak istediğimiz 2026 yılına maalesef yine son yıllarda olduğu gibi yine zamlarla başladık. Yeni yıla girmeden getirilen zamlardan anlıyoruz ki iktidar 2020 26 senesinde de ne değişecek ne de bir şeyleri değiştirmek için mücadele edecek.
Aziz milletimiz 3 kuruşluk zammı daha eline geçmeden iktidarın zamlar altında ezilmek durumunda kaldı. Daha bugün 3. günündeyiz ilk yılın ama maaşlarını almadan insanlarımız zamlar karşısında perişan oldular. İşte bakınız 54.258 liraya çıkan telefon kayıt ücreti 995 TL'ye çıkan köprü geçiş ücreti.
Ağustos 2024'te 150 lira iken aradan geçen bir yılda tam 8 kat artarak bugün 1.250 liraya yükselen yurt dışı çıkış haçlarını gördük. ÖTV, MTV, GSS, KDV say say bitmiyor maalesef. İktidar maalesef ülkemizi bir zam yağmuruna tuttu. Neden? Çünkü faiz lobilerine para lazım.
2.7 trilyon ödemek zorunda olduğumuz faiz bütçesi var. Bu parayı da iktidar kendi yandaş zenginlerinden değil maalesef her zaman olduğu gibi geçmiş yıllarda olduğu gibi yine yoksul vatandaşımızdan alıyor. Bindikleri milyon dolarlık makam arabalarına, lüks ve şatafat harcamalarına çerez parası diyenler gariban ekmeğini, gariban vatandaşın ekmeğini koyduğu poşete dahi göz dikti bugün.
Ve geçtiğimiz günlerde poşet fiyatı %100 zamlanarak 1 TL'ye çıktı. İnsanımızı 3 kuruş muhtaç 3 kuruşa muhtaç edenler çocukların bile artık kumbaraya atmaya tenezzül etmediği paraların peşine düştü. İşte arkadaşlar gider faiz olanın bütçesi naylondan olur poşetten olur. Ve şuna dikkat çekmek istiyorum.
İktidarın 2026'nın daha ilk gününden yaptıkları bize şunu gösterdi. Yeni yılda da en büyük zammı adalet kurumu görecek. Adalet anlayışı görecek. 2026'da da mağduriyetler ucuz, adalet pahalı olacak bu ülkede. Bunu neden söylüyorum? Ülkemizi kasıp kavuran yangınlar adaleti de vurdu da ondan söylüyorum.
Siyasi iflasın eşiğindeki iktidar yargıyı siyasallaştırarak politik ve toplumsal mühendisliğe kalkıştı. Şimdi de bunu yapmaya çalışıyorlar. Son günlerde Ortaya dökülen ifşaatlar ise Türkiye'de hukuksuzluğun ne derece derinleşmiş olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Ülkemizdeki çift başlı hukuk sistemi bu krizi her geçen gün daha da derinleştiriyor.
Yasa aynı yasa ama uygulama aynı uygulama değil ülkemizde. İktidara ayrı, muhalefete ayrı işleyen bir yargı sistemi var ülkemizde. Değerli dava kardeşlerim, bu ülkede Adalet Bakanlığı önünde adalet nöbeti tutan mağdurlarımız var. Meclis önünde adalet nöbeti tutanlar var. Milli Eğitim Bakanlığı'nın önünde adalet bekleyen öğretmenlerimiz var.
Ve Türkiye'nin birçok yerindeki meydanlarda adalet nöbetleri olduğunu görüyoruz. Anayasa Mahkemesi Başkanı hukukun bir tarafının nur, bir tarafının nar. Yani ateş olduğunu geçtiğimiz günlerde söylemişti. Bugün görüyoruz Siyasallaşmış yargının nuru iktidara, narı ise muhalefete düşüyor.
140 ülke arasında 118. olan Türkiye'de adalet adeta can çekişiyor arkadaşlar. Biz bunu reddediyoruz. Muhtıralara, darbelere, postmodern darbelere, her türlü baskıya, parti kapatmalarına maruz kalmış milli görüşçüler olarak bu adaletsizliği yıllardır geçmişte olduğu gibi bugün de reddediyoruz.”
