'Kayseri'de ulaşıma yüzde 25 zam, memura yüzde 4' diyen KESK üyelerinden hükümete tepki

TAKİP ET >>

KESK Üyeleri, zam teklifine tepki gösterdi. İş bırakma eylemi yapan sendika üyeleri adına konuşan Dönem Sözcüsü Zeynep Vural, “Hükümet yetkilileri tarafından sık sık dile getirilen ‘17 yıldır işçiyi, memuru emekliyi enflasyona ezdirmedik' söylemlerinin karşılığının olmadığı ortaya çıkmıştır” dedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyelerinin hükümetin zam teklifine yönelik tepkisi sürüyor. Sendika üyeleri dün iş bırakma eylemi yaptı. Cumhuriyet Meydanında bir araya gelen sendika üyeleri, “Kayseri'de ulaşıma yüzde 25 zam memura yüzde 4” dövizleri ile de dikkat çekti.

“BİR AVUÇ MUTLU AZINLIĞA KIYAK ÜSTÜNE KIYAK”

“5 milyonu aşkın kamu emekçisini ve emeklisini kapsayan beşinci dönem toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanmıştır.” diyen Dönem Sözcüsü Zeynep Vural, “Altışar aylık dilimlere bölünerek sunulan maaş artışı teklifinde ise, 2020 yılını ilk altı ayı için % 3,5 ikinci altı ayı için % 3, 2021 yılının ilk altı ayı için % 3, ikinci altı ayı için % 2,5 maaş zammı teklif edilmiştir. Ardından, mevcut anti demokratik toplu sözleşme sistemine bile aykırı olarak diğer konfederasyonlardan habersiz bir şekilde 19 Ağustos 2019 Pazartesi gününün ilk saatlerinde Çalışma Bakanı ile yandaş konfederasyon Genel Başkanı arasında bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışma Bakanı görüşme sonrasında, saat 02.16'de attığı tweet ile hükümetin teklifinin 2020 yılı için % 4 + % 4, 2021 yılı için ise % 3+% 3 olarak ‘revize' edildiğini adeta bir müjde gibi sunmuştur. Ödediğimiz vergilerle patronlara, bir avuç mutlu azınlığa ‘kıyak' üstüne ‘kıyak' yapmakta sınır tanımayanlar bize gelince yine ‘kaynak yok, bütçe imkanlarımız kısıtlı' demiştir. Biz KESK olarak kendi adımıza 5 milyon kamu emekçisinin ve emeklimizin yaşadığı sorunları, aileleri ile birlikte yaklaşık 20 milyonluk bir kitlenin yani Türkiye nüfusunun dörde birinin beklentilerini bu süreçte anlattığımıza inanıyoruz. Toplu sözleşme sürecinin en başından beri, yaşadığımız sorunların sadece insanca yaşamaya yetecek bir maaş sorunundan ibaret olmadığının altını çiziyoruz. Masada da sürekli olarak bu durumu vurgulamaya devam ettik.” diye konuştu.

“ASIL ENFLASYON MUTFAKTA YAŞANIYOR”

Hükümet yetkilileri tarafından sık sık dile getirilen “17 yıldır işçiyi, memuru emekliyi enflasyona ezdirilmedik” söylemlerinin karşılığının olmadığını ifade eden Vural, şunları söyledi, “Bizi ezenin TÜİK vasıtası ile açıklanan çarpık enflasyon rakamları değil, bu rakamlara perdelenmek istenen sokakta, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyon olduğunu vurguladık. Maaşlarımızın, yıllardır bu çarpık rakamlara göre belirlenmesi, hiçbir zaman tutmayan enflasyon hedeflerine göre artırılması sonucunda her geçen gün daha eridiğini ifade ettik. Mevcut durumda kamuda, torpilin, kayırmanın, siyasal kadrolaşmanın kapısının sonuna kadar açıldığını, kariyer ve liyakat ilkeleri tamamen ortadan kaldırıldığını da vurguladık. Hiçbir konfederasyonun, sendikanın temsilcisinin değinmediği, değinmekten çekindiği OHAL KHK'leri ile yaşanan ihraçları da KESK olarak sadece biz masada gündeme getirdik. Kısacası biz anlatma görevimizi yaptığımıza inanıyoruz. Ama altını tekrar çizmek gerekirse anlamak, duymak istemeyenler kamu emekçilerinin, emeklilerinin sorunlarına, taleplerine kulaklarını tıkamaya devam etmiştir. Yıllardır mali, sosyal, özlük, demokratik alanda hak kayıpları yaşayan kamu emekçileri ve emeklileri ‘revize' adı altında kendileri ile alay edilmesinin sürdürülmesine karşı haklı tepkisini göstermeye devam etmektedir. Konfederasyonumuzun söz konusu teklifin yok hükmünde olduğunu açıklayarak tüm kamu emekçilerine ortak mücadele çağrısında bulunması ve tepkilerin artarak sürmesi, yandaş konfederasyon yönetiminin sefalet zammı tekliflerini kabul etmesini zorlaştırmıştır. Buna rağmen bugüne kadar yapılan dört ‘toplu sözleşme' sürecinde danışıklı oyunlar sergileme konusunda çıraklıktan ustalığa terfi ettiklerini ispatlayanlar yeni bir taktiğe başvurmuştur.”

“TOPLU SÖZLEŞME SÜRECİ İFLAS ETMİŞTİR”

Açıklamasında, “Böyle bir Hakem Kurulundan kamu emekçilerinin lehine bir karar çıkmasını beklemek çok zor” diyen KESK Dönem Sözcüsü Zeynep Vural, “Son 22 günde yaşadığımız süreç Türkiye'deki mevcut toplu sözleşme sürecinin iflas ettiğini bir kez daha teyit etmiştir” diye konuştu. Vural, açıklamasında şu ifadeleri kullandı, “En başından beri dikkat çektiğimiz üzere grev hakkı ile tamamlanmayan, kapsamı sadece mali ve sosyal haklarla sınırlanan, demokratik, özlük hakların görmezden gelindiği, kamu emekçilerinin taleplerinin kapsama alınıp alınmayacağına kamu işvereninin karar verdiği, kamu emekçilerinin önemli bir bölümünü teşkil eden öğretmenlerin tatilde olduğu bir zaman dilimine sıkıştırılarak Hakem Kurulu süreci dahil bir ayla sınırlanan, hükümete hem işveren hem hakem rolü verilen, bunlar yetmezmiş gibi 5 milyonu aşkın kamu emekçisinin ve emeklisinin beşte biri kadar üyesi olmasına rağmen en tepedeki isimden başlayarak mevcut siyasi iktidarın ‘sendikamız' diye nitelendirmekten geri durmadığı bir yapının tek yetkili hale getirildiği, evrensel gerçek toplu pazarlık sistemi ile hiçbir ilgisi olmayan mevcut anti-demokratik toplu sözleşme sistemi sürdükçe, kamu emekçileri ve emeklikleri kaybetmeye devam edecektir. Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu yetkinin asıl sahiplerinin kamu emekçilerinin ve emeklilerinin ortak sorunları için bir araya gelmesinden, ‘hak verilmez mücadele ile alınır' ilkesi ile ortak mücadeleyi yükseltmesinden geçmektedir. Üzerimize düşen bu sorumluğun gereğini yerine getirmenin bir adımı olarak bağlı sendikalarımızın üyelerinin katılımı ile bugün üretimden gelen gücümüzü kullanarak tüm yurtta 1 gün iş bırakıyoruz.”

Bakmadan Geçme