Altınla borçlananlar dikkat Kayserili Finans Profesörü uyardı!
Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, 2026 yılına dair kritik ekonomik öngörülerini ve yatırım stratejilerini paylaştı.
Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, 2026 yılına girerken yüzde 23 enflasyon, 50 TL dolar ve 5.000 dolarlık ons altın beklentisiyle yatırımcıları uyarıyor. Altının başrolde olduğu bu dönemde, borçlanmanın sadece TL ile yapılması gerektiğini vurgulayan Boztosun; borsa fonları, yabancı temettü ETF’leri ve emtialardan oluşan dengeli bir portföyü öneriyor. Boztosun, "Zenginlik bir sprint değil, disiplinli bir yürüyüştür" diyerek sabrın önemine dikkat çekti.
Prof. Dr. Boztosun açıklamasında şu ifadelere yer veriyor, "Türkiye ekonomisi 2026’ya girerken tablo çok da yabancı değil. Enflasyon hâlâ dirençli, kur üzerindeki baskı sürüyor, altın ise yine başrolde. Merkez Bankası’nın hedefleriyle piyasanın beklentileri arasındaki mesafe kapanmış sayılmaz. Yıl sonu için %23 civarında bir enflasyon, 50 TL sınırına dayanan bir dolar ve 5.000 dolara göz kırpan ons altın konuşuluyor. Gram altın için 8.000–10.000 TL aralığı artık ‘abartı’ olarak görülmüyor.
Bu manzara yatırımcının kafasında tek bir soruyu büyütüyor: Paramı nasıl korurum, mümkünse nasıl büyütürüm? Cevap aslında zor değil. Ama sabır gerektiriyor.
Borçla zenginlik olmaz
2026’ya girerken yapılabilecek en büyük hata, yanlış borçlanma. Mümkünse sadece TL cinsinden borçlanın. Faizler yüksek görünebilir ama enflasyon hâlâ daha yüksek. Asıl risk döviz ve özellikle altınla borçlanmak. Ons 5.000 dolara, dolar 50 TL’nin üzerine çıkarsa borç bir gecede ikiye katlanabilir. Bu, özellikle yeni başlayan biri için taşınması zor bir yük.
Döviz tek başına yeterli değil
“Dolar aldım, kenara koydum” dönemi büyük ölçüde geride kaldı. Pasif şekilde döviz tutmak parayı koruyabilir ama büyütmez. Enflasyonun %20’lerin üzerinde seyrettiği bir ortamda bu yaklaşım yetersiz kalır. Altın ve gümüş gibi emtialar ise hem küresel ons artışından hem de kurdan beslendiği için daha güçlü bir koruma sağlar.
Borsa: Hızlı zengin olma yeri değil
2026, borsa için bir tür ‘telafi yılı’ olabilir. 15.000 seviyeleri telaffuz ediliyor. Ancak bu, her hisseye girileceği anlamına gelmez.
Borcu yüksek, yıllardır düzenli kâr edemeyen, nakit akışı zayıf şirketlerden uzak durmak şart. Daha sağlıklı bir yol; BIST 30 endeks fonları ya da katılım endeksleri. Hızlı değil ama sağlam ilerler.
'Hangi hisseyi alayım?' sorusu tehlikelidir
Zamanınız yoksa, bilanço okumuyorsanız, teknik analiz bilmiyorsanız kendinizi zorlamayın.
Yatırım fonları tam da bu yüzden var. Endeks takip eden ya da iyi yönetilen aktif fonlar, yeni başlayanlar için en mantıklı seçeneklerden biridir. Burada beklenti 3 ayda zengin olmak değil; 3–5 yıllık istikrarlı bir büyümedir.
Dolar bazlı gelir psikolojik rahatlık sağlar
Biraz daha sermayesi olanlar için portföyde mutlaka yabancı temettü ETF’leri yer almalı.
Yıllık %8–12 civarında dolar bazlı nakit akışı, hem enflasyona hem de kura karşı ciddi bir güven hissi verir. Unutmayın, para kadar önemli olan şey geceleri rahat uyuyabilmektir.
Kaldıraç: Hızlı kazandırır gibi görünür, hızlı kaybettirir
VİOP, varantlar, kripto vadeli işlemler… Bunlar profesyonellerin oyun alanıdır. Yeterli bilgi ve deneyim olmadan girildiğinde ana parayı sıfırlama riski çok yüksektir. Piyasada uzun süre kalabilmenin ilk şartı, oyundan düşmemektir.
2026 için dengeli bir dağılım
Risk iştahına göre oranlar değişebilir ama genel çerçeve şöyle olabilir:
- %40 altın / gümüş
- %30 hisse (seçici BIST + yabancı ETF’ler)
- %10 döviz
- %20 TL nakit / mevduat
İmkânı olanlar için arsa ve tarla, hâlâ enflasyona karşı güçlü bir kalkan olmaya devam ediyor.
Asıl yatırım kendinize
En çok göz ardı edilen ama en kritik konu bu. Portföyü büyüten şey sadece yatırım araçları değil; maaşınız, işiniz, mesleğinizdir. Gelir artmıyorsa yatırım da büyümez. Önce kazanç kanallarınızı güçlendirin, sonra yatırım gelirine odaklanın.
Son söz
2026, sabrı ödüllendiren; aceleyi cezalandıran bir yıl olacak. Altın güçlü kalacak, borsa seçici olanı mutlu edecek, kur ve enflasyon ise psikolojiyi zorlayacak.
Yeni başlayanlar için en doğru strateji basit: Ana parayı koru, yavaş öğren, acele etme. Zenginlik bir sprint değil; uzun, disiplinli ve sakin bir yürüyüştür." dedi.