Altın mı, borsa mı, yoksa kripto mu? Kayserili Finans Profesöründen şubat analizi

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, 2026 Şubat ayı piyasalarını değerlendirerek yatırımcılara 'çeşitlilik' çağrısında bulundu. Altının güveni, borsanın büyümeyi temsil ettiğini belirten Boztosun, %30'luk enflasyon ortamında en büyük riskin kararsız kalarak nakitte beklemek olduğunu vurguladı.

Altın mı, borsa mı, yoksa kripto mu? Kayserili Finans Profesöründen şubat analizi

Kayserili Finans Profesörü Derviş Boztosun, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla Türkiye’nin ekonomik tablosunu ve yatırım araçlarını mercek altına aldı. Enflasyonun yıllık %30,65 seviyesinde olduğu ve Merkez Bankası'nın politika faizini %37’ye indirdiği bir ortamda yatırımcılara yol haritası çizen Boztosun, paranın değerini korumanın bir "matematik değil, sinir sistemi işi" olduğunu vurguladı.

Yatırımda tek bir kazananın olmadığını ifade eden Boztosun, 2026 yılının anahtar kelimelerini çeşitlilik, disiplin ve sabır olarak özetledi. Paranın tamamını tek bir varlığa bağlamanın en büyük hata olduğunu belirten profesör, enflasyonist ortamda en kritik riskin yanlış varlık seçmekten ziyade "hiç karar verememek" olduğunun altını çizdi.

Yatırım araçlarında mevcut durum ve beklentiler

Profesör Boztosun'un analizine göre, piyasadaki temel yatırım araçlarının 2026 Şubat ortasındaki görünümü şu şekildedir: "Şubat 2026’nın ortasındayız. Ekranlar sakin, grafikler düzenli görünüyor. Ama rakamların sesi yüksek. Türkiye İstatistik Kurumu Ocak enflasyonunu açıkladı: yıllık %30,65, aylık %4,84. Demek ki yangın sönmedi; sadece alev biraz yön değiştirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini %37’ye indirdi. Verilen mesaj ince ayarlı: ‘İndiriyorum ama temkinliyim.’

Peki sokaktaki yatırımcı ne yapıyor? Cevap net: Parasının erimesini izlememek için hareket ediyor.

Altın: Güvenin eski adresi

Ons 5.000 dolar civarında. Gram desen zaten kendi kulvarında koşuyor. Altın, yine bildiğimiz rolünde: Enflasyona karşı siper. Bu ülkede yatırımcı yıllardır şunu öğrendi: Faiz iner, kur baskılanır, borsa coşar ya da tökezler… Ama belirsizlik arttığında herkes dönüp aynı yere bakar. Güvene. Altın o güvenin sembolü. Elbette düzeltme gelir, sert satış olur. Ama uzun vadede altın hâlâ ‘koruma’ tarafında duruyor. Serveti büyütmekten çok, serveti savunmak için.

Borsa: Cesareti olanın oyunu

Borsa İstanbul bünyesindeki BIST 100 14.000 puan civarında. Rekor seviyeler artık haber değeri taşımıyor, rutin oldu. Savunma, enerji, teknoloji… Enflasyonist ortamda fiyatlama gücü olan şirketler öne çıkıyor. Maliyeti artırıp bunu satış fiyatına yansıtabilen kazanıyor. Ama şunu açık konuşalım: Borsa alkışla çalışmaz. Zirvede giren, panikle çıkan yatırımcı için volatilite affetmez. Burada mesele ‘girmek’ değil; doğru şirketi seçmek ve sabretmek.

Döviz: Eskisi gibi değil

USD/TRY 43–44 bandında. Sakin, kontrollü. Ama enflasyon %30’un üzerindeyken kur artışı bunun altında kalıyorsa tablo ortada: Reel kayıp. Bir zamanlar ‘ne olursa olsun kazandırır’ denilen dolar, bugün daha çok bir bekleme alanı. Likit, pratik… ama güçlü bir getiri hikâyesi yok.

Mevduat: Park yeri

Faiz %37. Kağıt üstünde fena değil. Ama enflasyon %30+. Vergi sonrası net getiriye baktığınızda tablo basit: Paranızı koruyorsunuz, büyütmüyorsunuz. Mevduat bir park yeri. Arabayı güvenle bırakır, beklersiniz. Ama oradan yarış kazanılmaz.

Gayrimenkul: Ağır ama sağlam

Ankara’da metrekare 948 dolar civarında. Yıllık artış %35. Kira artış tavanı %33,98. Ev pahalı. Giriş maliyeti yüksek. Ama kira nakit akışı sağlıyor ve fiziksel bir varlık psikolojik güven veriyor. Sorun şu: Likidite düşük. Satmak istediğinizde hisse gibi tuşa basıp çıkamazsınız. Gayrimenkul sabır ister.

Kripto: Yüksek gerilim

Bitcoin 70.000 dolar civarında. Yarın 75.000 olur mu? Olur. 50.000’e iner mi? O da olur. 2026 sonuna kadar lisans zorunluluğu geliyor. Regülasyon belirsizliği piyasayı daha da dalgalandırabilir. Bu alanda tek kural var: Kaybettiğinizde hayat standardınızı bozmayacak parayla işlem yapılır.

Gerçek fotoğraf

Bugün net bir ‘tek kazanan’ yok. Ama net bir kaybeden var: Tüm parasını tek hikâyeye bağlayan yatırımcı. 2026’nın anahtar kelimeleri basit: Çeşitlilik. Disiplin. Sabır.

Altın güveni temsil ediyor. Borsa büyümeyi. Mevduat istikrarı. Gayrimenkul dayanıklılığı. Kripto ihtimali.

Mesele hangisinin en iyi olduğu değil. Mesele, sizin hangi dalgalanmayı taşıyabildiğiniz. Çünkü bu ülkede yatırım artık sadece matematik değil. Sinir sistemi işi.

Ve en kritik gerçek şu: Enflasyon %30’larda dolaşırken en büyük risk yanlış varlık seçmek değil… Hiç karar verememek."