ZENGİN ÜLKE OLDUK YALANI..

ZENGİN ÜLKE OLDUK YALANI..

10:45:28 | 2016-12-29
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

Yandaş Medya haberi abartarak verdiğinde pek inanmamıştım.

Ama Sayın Cumhurbaşkanı da çıkıp, ‘Zengin ülke olduk’ deyince, inanmamak mümkün mü?

Bir de kaynak olarak, OECD gibi, ülkelerin ve insanların ekonomik ve sosyal düzeylerini düzenli olarak ölçen bir kurum referans gösterilince, insanın inanası geliyor.

Dedim ki kendi kendime, “Ahmet senin fakirleştiğine ne bakıyorsun, baksana memleket ihya olmuş..”

Daha sonra uzmanları dinledim, kalkınma programlarında  hedefleri tutturursak 2030 gibi zengin ülke olacağımızı anladım.

Peki bu hedefleri tutturma olasılığı var mı?

Sadece bir veriyle cevap vereyim isterseniz;

2018’de bitecek 5 yıllık kalkınma planına göre, 2018 yılı sonunda dolar kuru 2 lira 95 kuruş olacak.. Biz bu hedefi bile  2 yıl öncesinden aşalı çok oldu. Zira dolar daha şimdiden 3,5 lira..

Eğer bir ülkede, gelirlerin çok büyük bölümü dış borç faizine gidiyorsa..

Eğer bir ülkede, ihracat yıllık  belli bir düzeyde artmak yerine, geriliyorsa.

Eğer bir ülkede, turizmde hedeflerin yarısı bile tutturulamıyorsa.

O ülkenin OECD Kriterlerine göre, zenginleşmiş ülke kategorisine alınması mümkün değil.

OECD’nin 2030’a göre ayarlanmış verisini Pazar tezgahına sürmek,  tıpkı bir gecede milli gelirimizin 2 bin dolar artması gibi hayal ürünü  ve kalem oyunundan ibarettir.

Geçenlerde bu köşede yazmıştım. Sadece dış borç faizine ödediğimiz para ile 180 bin kilometre bölünmüş yol yapabilecektik. AKP İktidarının bu güne kadar yaptığı bölünmüş yol 17 bin 900 kilometre..

Yani ekonomik verilerin hangisine bakarsanız bakın,  iç açıcı, güven ve umut verici bir sonuç yok elimizde.

Buna karşılık, işçinin, memurun, emeklinin, dar ve sabit gelirlinin geleceği de karanlık.

Biz bunları dile getirdiğimizde ise iktidarcılar hemen ‘İnsafsızlık etme, köprüler tüneller, hava alanları’ diye başlıyorlar.

Keşke dedikleri gibi olsa..

Devlet köprü yapıyor, bize satıyor. Devlet hastane yapıyor bize satıyor. Devlet havaalanı yapıyor bize satıyor.

Sadece bir örnek vereceğim ve emsalleri ile kıyaslayacağım;

Körfez geçişi: 1550 metre, 40 dolar.

Amerika Golden Gate Köprüsü: 2700 metre, 6 dolar 50 cent.

Çin Xihoumen Köprüsü: 1650 metre 1 dolar 50 cent.

İngiltere Humber Köprüsü: 1410 metre, 2 dolar 10 cent.

Güney Kore Yi Sun Sin Köprüsü: 1545 metre, geçiş ücretsiz…

Bizde ise bununla da yetinilmemiş,  yapımcı firmaya günlük araç sayısı güvencesi de verilmiş.

Fiyat garantisi de verilmiş, günlük 40 bin araç için geçiş güvencesi.

Neye göre hesaplanmış acaba?

Ama ortalama ancak 15 bin civarında araç geçince, geçmeyen 25 bin araç için de, hepimiz her bir araç için 40 dolar ‘sorma ver’ parası ödüyoruz.

Bu duruma sıfat bulamadım. 

 Yetimin parası nereye gidiyor görüyor musunuz?

Okurken sizin dediklerinizi burada yazamam.
Hem de önümüzdeki 20 yıl boyunca Amerikan Doları cinsinden ödemeye devam edeceğiz bu parayı.

Sizi bilmem, ama ben kendimi dolandırılmış hissediyorum!

İki-üç yıllık geliriyle maliyeti karşılanan böyle bir yatırım dünyanın neresinde var?

O köprü ve benzer kazık “projeler” derhal maliyetine kamulaştırılmalıdır.

Zira, Sarız’ın en ücra köyünde oturan vatandaşta, bu köprüler ve tüneller için, günlük araç geçiş hedefinin yarısı bile yakalanamadığından,  para ödemek zorunda kaldı, bırakıldı.

Sadece o kadar mı?

Bu geçişleri, köprüleri, havaalanlarını inşa eden firma ve konsorsiyumların yurtdışındaki bankalardan aldıkları bol sıfırlı kredilere de hazine garantisi verildi.

Allah muhafaza! yarın Cengiz efendiye bir şey olur ve battığını ilan ederse, dış borçlarını da Devlet-i Alimiz ödeyecek.

Bir örnekte sağlık sektöründen verelim isterseniz..

Yakında Kayseri Bölge Hastanesi hizmete giriyor.

Bu hastane,  eğer sözleşmesi tadil edilmedi ise önümüzdeki 20 sene, hastaneyi inşa eden firmaya çalışacak.

Bütün gelirleri bu firmanın kasasına akacak.

Hastanenin ne geliri olur demeyin.

Göreceksiniz hastane hizmete girdikten sonra, baş ağrısı şikayeti ile gitseniz bile, röntgen, tahlil, tetkik adı altında ödemek zorunda bırakılacağınız rakamlar nasıl da abartılı hale gelecek.

Şimdilik vatandaşın cebini etkilemediği için,  tamamlanıp hizmete girdikten sonra kopacak gürültüyü şimdiden duyar gibiyim..

Velhasıl, yılın son haftasında size tavsiyem, sakın Sayın Cumhurbaşkanının  ‘Zengin olduk’ açıklamasına kanıp tevazu yaşamınızı bir kenara atmaya kalkışmayın.

Zira, 2017 yılı ekonomik anlamda 2016’yı mumla aratacak gibi görünüyor.

Yorganlar biraz daha kısalacak, bir çoğumuzun ayakları açıkta kalacak.

Bu tavsiyelerim, kamunun bir ucundan tutan, cebinde hamili kart taşıyan, iktidar mensuplarının önünde şebekleşen insanları kapsamıyor.

Onlar, 2017’de de  mutlu ve refah içinde yaşamaya devam edecek..




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --