YARIM KADIN...

06:57:31 | 2016-06-09
Güler Ruhsar Aktaş
Güler Ruhsar Aktaş      guler_ruhsaraktas@hotmail.com

Yıllardır karışıyorsunuz karışmaya da devam ediyor ve konuyu daha da karışık hale getiriyorsunuz.

“Anneliği reddeden kadın, kadınlığını inkâr ediyor demektir, eksiktir, yarımdır” cümlesiyle de bu sene cinsiyetçilik sezonunu açtık malumunuz.

Kadına bakışını bu kadar da net ortaya koyuyor Cumhurbaşkanı. Çizgisinde zerre kırıklık yok. Eşit değilsiniz diyor.

Zaten evde oturup evinizin kadını çocuklarınızın anası olun, hizmette sınır tanımayın ulviyet budur bunun karşılığında gördüğünüz muamele ağzınıza da çok yüzünüze de diyor kadınlara.

Eğer istediğim gibi olmazsanız da yarımsınız, eksiksiniz, kadınlığınızdan utanına kadar geliyor durum. Kadın düşmanlığında sınırsız bir başarı alanı oluşturuluyor.

Kadın adeta hedef gösteriliyor.

Gülmesi, doğurması, giyinişi, evlilik yaşı, çalışması hatta durun yakında kuvvetle muhtemeldir aldığı nefes bile suç olacak, tartışma konusu olacak kadın…

Kadın sadece doğurganlığı ve evdeki üstün hizmetleri ile anılan ve eğer doğurup ev hizmeti görürse  takdir toplayabilecek bir varlık gibi algılatılmaya çalışılıyor.

Tabi sonra ne oluyor dersiniz?

Bunlardan güç alan bir grup tam akıllı kadın bunları yapmaz ise yapamaz ise aklının çalışan tam kodlarını böyle cümlelerden aldığı güçle beraber cinayet, şiddet, yaralama ve tecavüze kadar çalıştırıyor. Kadını evlenmiyor, doğurmuyor diye dışlayan zihniyetin sadece annelik ve hizmetçilik kapsamında kadını değerlendiren zihniyetin meyvesi de hal böyle olunca ölü kadınlar, yaralı kadınlar, şiddet mağduru kadınlar, istismar edilmiş kadınlar oluyor.

Annelik elbette kutsal ve evlilik güzel ve olması gereken bir kurum.

Anne olmayı birçok kez deneyen birisi olarak söylüyorum.

Anne de olsam durum değişmezdi çalışmaya devam ederdim.

Evliliği sonlanmış birisi olarak söylüyorum evliliğim güzel de gitse ki uzunca bir zaman öyleydi ve yine çalışıyordum yine de çalışırdım.

Bu duygularla anne ol(a)mayan,çalışan ve bekar bir kadın olarak sizin tabirle yarım (kendi bakış açılma çok tam erkekten daha tam bir kadın olarak) erkek şiddetine dolaylı da olsa destek veren anlayışı reddediyorum.

Gündem değiştirmek için kadın bedeninin ve kadın kararlarının sorgulanmasını, hedef gösterilmesini, demokrasiden bu kadar uzaklaşmış olmayı  da kabul etmiyorum.

Bir de sormak istiyorum yarım kadın anneliği reddederek olunuyor peki tam erkeklik ya da yarım erkekliğin ölçüsü nedir? Ona da değinseniz bir gün de biz yarımlar tam erkeklere yaklaşmayıp kendi ayarımızdaki yarımlarla muhatap olsak onlar da vermesin ağzımızın payını diye … 




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --