VUR ABALIYA..

VUR ABALIYA..

14:55:53 | 2016-12-30
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

Dün sabah, 3 aydır sık sık gündeme gelen Asgari Ücret’e yapılacak zammın belli olması ile, dar ve sabit gelirliler bir kez  daha yaşadıkları hayal dünyasından gerçeğe gözlerini açtılar.

Dünkü yazımda, ‘2017, 2016’yı mumla aratacak’ tespitimin yansımaları tek tek gerçekleşiyor.

Emekliye yaşatılan sefalet ücret artışının hemen arkasından geldi, yeni asgari ücretteki hayal kırıklığı.

Oysa kamunun araştırma kurumları 2016 yılında, asgari ücretlinin maaşının 87 dolar kayıp verdiğini ilan edeli  3 ay oldu.

Sendikalar ve konfederasyonların yaptıkları aylık hesaplamalarda, açlık sınırının bile asgari ücretin çok çok üzerine çıktığını ilan ediyorlar.

Ama yüzde 8 yeterli görüldü çalışan kesime, emeğini ekmek yapan kesime..

İşvereni anladık, elbette temsil ettiği kesimin çıkarları çerçevesinde hareket ediyor. 

İşçi temsilcileri de zaten imzalamadı artışla ilgili kararı.

Ama burada, vicdanı temsil etmekle yükümlü hükümet edenler bu rakamın yeterli olmadığını, olmayacağını bilmiyorlar mı?

Hadi hükümet edenler, işin ortasını bulduk diye düşünüyor olabilir.

Çalışan kesimi temsil ettiğini söylenen 3 işçi konfederasyonu ücret artışı açıklanmadan güç birliği yaparak ortak bir artış noktasında kararlı bir mesaj veremezler miydi?

Ama maalesef ülkemizde, temsil ettiği kitlenin sosyal hakları için mücadele eden sendikacılık anlayışı gerilerde kaldı.

Her iktidar döneminde bir konfederasyon iktidar yalakası olarak üye sayısını, aidat miktarını hesaplar.

Bir diğeri ne şiş yansın ne kebap, üye sayımızı koruyalım, rahatımızdan ödün vermeyelim diye hareket eder.

Bir diğeri de damgalanmıştır zaten. Amacı, rejimi değiştirmektir diye yaklaşım gösterilir.

Memur sendikalarının bağlı olduğu konfederasyonlarda da durum farklı değildir.

Bu günün iktidar yalakası konfederasyon, üyelerinin kilit noktalarda görev alması kaygısının ötesine geçmemekte, diğerleri de ayakta kalmanın mücadelesini vermektedir.

Türkiye ekonomik anlamda çok ciddi bir süreçten geçiyor, böylesi dönemlerde herkesin, hepimizin özverili olması gerekir elbette.

Ama bu vatanı sevmek, bu vatan için ödün vermek neden hep aç ve açıkta yaşama mücadelesi veren insanlarımıza düşüyor.

Adam kürsüde kükrüyor, “Daha fazla imam hatip açacağız” diye.

Bak araştır, çocuğu TED Koleji’nde okuyor.

Adam yüzü kızarmadan “Şahadet şerbeti içmeyi Allah bana ve size de nasip etsin” ucuzculuğuna soyunuyor. Ya da, şehit cenazesinde elinde bayrak en önde kitleleri coşturuyor.

Bak araştır, Vatani görevini şubeye giderek 18 bin lira ödeyip yerine getirmiştir..

Adam son Model Amerikan arabasıyla geldiği toplantı alanında, “Ülkemiz zor zamanlardan geçiyor, hepimiz fedakarlık yapmalıyız, kemerleri sıkmalıyız” edebiyatı yapıyor.

Ama yönettiği kurumda bir araç ve bir şoför çocukları okula götürüp getiriyor, bir araç ve bir şoför  de hanımına hizmet veriyor.

Kamu kuruluşlarında görkem, şaaaşa, lüks aldı başını gidiyor.

Sıra fakir ve işsize geldiğinde 3 paket makarna, 250 kilo kömür. O kömürden, müteahhit hizmet sırasında çaldığı için 250 kilo olarak gönderilen kömür eve 200 kiloya düşmüş, 50 kilo zayıflamış olarak ulaşıyor.

“Parası olan var, olmayan var. Ben böyle bir karara imza atamam” dedikten sonra aynı adam 2 bedelli askerliğin kararnamesine imza koyabiliyor..

Böylece parasız olmayan garibanlar “Vatan sağolsun” diyerek askere giderken, onların bebeleri, babasının doğum günü hediyesi BMW’nin arka camına ‘Babam sağolsun’ yazdırıyor.

Yani ülkemizde ‘Vatan Sevgisi’ de belli bir zümreye ihale edilmiştir.

Fedakarlık etmekte yine aç bilaç yaşayan insanların omuzlarına görev olarak yüklenmiştir.

Birileri ise Vatan Sevgisini kullanarak aslında ‘Makam Sevgisi’ için koşturmayı tercih etmektedir.

Yeni emekli maaşı zamları, asgari ücret artışı da yine, sadece birilerinin! işine yarayacaktır.

Tabii bu millet, efsunlanmış halinden sıyrılıp sorgulamaya başlamadığı sürece.

Tabii bu millet, yoksulluğun kaderi olmadığını idrak etmediği sürece.

Tabii bu millet, ‘Yeter artık’ demediği sürece..




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --