TAKSİM KIŞLASI DEĞİL, TAKSİM BULUŞMASI!

TAKSİM KIŞLASI DEĞİL, TAKSİM BULUŞMASI!

12:22:04 | 2016-08-12
Cafer ZENGİN
Cafer ZENGİN      zen2338@hotmail.com

Demokrasi nöbetleri bitti.

Bu süreçte hep birlikte ve daha iyi anladık demokrasinin önemini.

Gücü tek elde toplamak isteyenlerin neler yapabileceğini de gördük.

Nasıl insanlara kıyıldığını, şehit edildiğini görüntülerle izledik, şahitlerinden dinledik.

Meclisin bombalandığını bir savaş filmi gibi izledik.

Peki, neler öğrendik?

Meydanlarda en çok selfie çekmek değildi asıl mesele…

Rabia işareti yapıp, poz vermek değildi objektife…

En çok kürsüde FETÖ demek değildi vazife…

Bize, biz olmayı öğretti bu kötü hadise…

Unutulmaya yüz tutmuş değerleri hatırlattı.

Dün kavgalı olduğumuz insanlarla selamlaştık belki de…

Sosyal medyada birbirimizi engellemiştik, şimdi paylaşımlarımızı beğendik.

Helalleştik.

Şimdi bu tabloyu daha da ileri götürmek gerek.

Uzlaşı gerek…

Görüş alışverişi yapmak gerek…

Ben yaptım oldu değil, biz yaptık oldu diyebilmek gerek.

Artık herkesin, herkese ihtiyacı olduğunu bilmesi gerek…

Sıkışınca mevzuda yüzde 50, yüzde 50 artık dememek gerek.

Taksim kışlasını değil, taksim buluşmasını dillendirmek gerek...

Hangisi önemli kışla mı, ortak paydada buluşan her görüşteki insanlar mı?

Yani gerek de gerek…

Bozulmamalı bu birliktelik…

Koltuklar gelir geçer...

Kavgalar, tartışmalar gelir, gider…

Hırslar yalan olur biter…

Bize her daim Cumhuriyet’in kurucu değerleri ve ruhu yeter…

Ve bu uğurda, bugünlere gelebilmek için ne canlar toprak oldu, bu bilinsin yeter.

Hem karakterindir Cumhuriyet, yaşatırsan ilelebet sana rehber…

Ve sözde tatil notları…

Bu arada size tatilden bildiriyorum…

Aslında adı tatil.

Bizim camiada bu duruma, ‘Gazetecinin tatili mi olur’ denir.

Bazı yazılar okudum, tartışma programları izledim.

Balkondan memleketi gözlemledim…

Malum apartmanlar ve bol betonlaşma ile küçük dünyalar edindirildik…

Yeşilden uzak, ağaca hasret, toprağa küs…

Neyse bu ayrı yazılması gerek bir başka mesele.

Ah şu betonlaşan çevre…

Nerede kalmıştık, dinler arası diyalog meselesine kafayı  taktım bu arada…

(Dünyada 4 bin 300 din varmış, hangisi ile diyalog yapacan da…)

Bana göre dinler arası diyalog yoktur(!)

Bu oyun içinde oyundur.

Asıl olan dinler arası overlokluk’tur (!)

Bu konuda zamane iş güzarları, kendilerince ‘ben temizlerim!’ sevdası ile yola koyulur ama, sonu hep hüsran olur.

Demem o ki, şu din tüccarları bir aradan çekilseler, aslında her konuda insan insana, yol olur, dost olur…

Bizim memlekette de ‘Sakız çiğnemek orucu bozar mı?’ soruları da belki, okuyan, düşünen insanlarla birlikte tarih olur…




ETİKET :  

Tümü