SERÜVEN BAŞLIYOR..

SERÜVEN BAŞLIYOR..

11:49:10 | 2017-01-09
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

Ülkemiz bu günden itibaren, sonu belirsiz bir maceraya yelken açmaya hazırlanıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine bu gün gelecek olan ‘Tek adam’ Yasası, meclisten ve referandumdan geçtiği takdirde, güçler ayrılığına dayalı demokratik sisteme veda edecek,  hayatımızın her alanı ‘Tek adam’a emanet edilecek.

Yani dünyada eşi benzeri olmayan, hiçbir felsefi ve ideolojik temeli bulunmayan ve adına ‘Türk Tipi’ dediğimiz bir başkanlık sistemine adım atacağız.

Çevre Bakanımızın söylediğine  göre, ‘ tespihin bir imamesi olur’muş..

Sanki şimdiye kadar tespihin bin imamesi vardı.

Sanki 15 yıldır memlekette tek söz sahibi o imame değildi..

Dedim ya Türkiye, bu yeni sistemi hayata geçirirse, artık Yasama, Yürütme ve Yargı’nın bağımsızlığı tamamen ortadan kalkacaktır.

Oy verip meclise gönderdiğimiz bir milletvekili, gensoru verip bir bakanın çalışmalarının incelenmesini talep edemeyecektir.

Cumhurbaşkanı, kurduğu hükümet için meclisten güvenoyu istemeyecektir.

Atayacağı bakanlar ve Cumhurbaşkanı Yardımcıları konusunda tek söz sahibi olacaktır.

Partisinin milletvekili aday listelerini de kendi elleriyle hazırlayacaktır.

Sonra, yeri geldiğinde ‘Yüce Divan’ görevi yapan  Anayasa Mahkemesi’nin üyelerini de tek başına belirleyecektir.

Yargıtay’ın hakimlerinin yüzde 60’ını Cumhurbaşkanı, kalanı ise partisinin meclis çoğunluğu seçecektir.

Canı istediği zaman, kararname ile yasal düzenleme yapacaktır.

Nüfus İdaresini kapatıp, yerine alternatif bir idari yapı oluşturabilecektir.

Canı çok sıkıldığında ise meclisi feshetme yetkisi elindedir.

Zaten rektör atamalarına çoktan kendi8ne bağladı bile OHAL Kararnamesi ile.

Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi, özerk kurumlar, yargı ve Bakanlar Kurulu tamamen beyefendiye göre çalışmak durumunda bırakılacaktır.

Üstüne üstlük, eşek yüküyle aylık maaş ödediğimiz milletvekili sayısı da 550’den 600’e çıkarılacaktır.

Yani yetkisiz meclisin yetkisiz 600 milletvekili olacaktır.

Tüm dünyada, demokratik teamüllerin yükselmeye devam ettiği bir dönemde, Türkiye Fiili Durumu, Hukuki hale getirme telaşı içerisindedir.

Oysa, oy verip gönderdiğimiz milletvekillerinin temel görevi hukuki olmayan fiili durumu, hukuki hale getirmek olmalıdır.

Ancak maalesef, tamamının kaygısı oturdukları koltukları korumanın ötesine geçmemektedir.

Türkiye’nin devasa sorunları, bu sabahtan itibaren ‘Başkanlık Kavgası’ örtüsünün altına süpürülecektir.

Ve terör, ekonomik veriler, zamlar,  keyfiyet alabildiğine devam ederken, bazı kurumların yöneticileri makam odalarını, makam otolarını yenilemenin telaşı içerisinde olacaktır.

İnsanlar, giderayak Ankara’lara yığılarak çocuklarının, yeğenlerinin iyi birer koltuk sahibi olması mücadelesi verecektir.

Türkiye batmış, Türkiye bölünmek isteniyor, Türkiye demokrasiye veda ediyor, Kimin umurunda?

Ben Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ülkesini seven, ülkesinin geleceği için çaba gösterip, yaşananlardan kaygı duyan milletvekillerinin sayısının hala çoğunluğu sağladığına inanıyorum. Ve onlar, bu sonu belli olmayan macera konusunda oy kullanırken, kabinde ‘Yarın çocuklarımın yüzüne nasıl bakarım’ diye düşünüp, öyle  oylarını kullanacaklarını umuyorum.

Hadi bu olmadı diyelim, Anayasa değişikliği meclisten geçti diyelim.

O zaman da Büyük Türk Milleti’nin böyle bir maceralı  yolculuğa izin vermeyeceğinden adım kadar eminim.

Zira ülkeyi emanet etmek için yola çıkılan tek adamın siyaset sicili, zikzaklar ve çelişkili kararlar ile doludur.

En az 5 defa, 5 konuda ‘Kandırıldım’ dediğini kendi dilinden ikrar etmiştir.

Bu kadar kandırılmaya elverişli bir anlayışa ülkenin geleceğinin emanet edilmesi ve kim olursa olsun tek adamın bir ülkenin geleceğini yönlendirmesinin sakıncalı olacağı uyarısında bulunarak, bu ülke için duyarlı herkesi, MHP Genel Başkan Yardımcılığından istifa eden Sayın Atilla Kaya’nın Cumhurbaşkanına yönelik yazdığı açık mektubu bir kez olsun okumaya davet ediyorum.




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --