SEÇEN Mİ SEÇİLEN Mİ?

SEÇEN Mİ SEÇİLEN Mİ?

19:24:51 | 2018-07-04
Şaban Külhancıoğlu
Şaban Külhancıoğlu      saban_09_089@hotmail.com

Biz Asya ve Orta Doğu toplumları hala lider hegemonyasına bağlı toplumlarızdır.

Askeri,siyasi,ve toplumsal tarihimiz liderler tarihidir.

Liderlerimize aşkla,sevdayla ölümüne bağlıyızdır.

Liderlere olan bu biadımız neredeyse her türlü aklın,mantığın duygunun üstündedir.

Son 68 yıldır süregelen çok partili hayatımızla beraber hala bu lider hegemonyasından çıktığımız söylenemez.

Siyasi partiler kanunumuz lider sultalığına hizmet etmektedir.

Siyasi partilerimizde hala  liderlerin borusu ötmektedir.

Seçilenler cephesi böyle de seçenler cephesi çok da  demokratik sayılmaz .. 

Daha 25-30 yıl öncesine kadar ''ben falan partiye oy vermezsem babamın kemikleri sızlar'' diyenleri 

çok duyduk.

Hala da..

Günümüzde siyasi fikir mülahazalarını liderlerin iyiliği-kötülüğü,dindarlığı,kahramanlığı,korkaklığı 

üzerinden yapıyoruz.

''Senin liderin vatan haini,benim liderim kahraman'' karşılaştırması üzerinden siyaseti ve ülke 

sorunlarını anlamaya çalışıyoruz.

Hala...

Liderlerden bizi kurtarmalarını bekliyoruz.

Liderlerin iki dudağı arasından çıkan sözlere,onların vicdanına merhametine geleceğimizi emanet ediyoruz. 

Çok yazık!

Oysa artık...

Ülkelerin ve toplumların geleceği seçilenlerin kara kaşına kara gözüne, karakterlerine bırakılmamalı!.

Bana  göre...

Ülkelerin kaderi seçilenlerde değil bir o kadar da seçenlerin ellerinde!..

Yani o seçmenler ki...

Söylenen sözlerin verilen vaatlerin sıkı takipcisidirler.

O seçmenler ki...

Siyasetçilerin ayakları yere basmayan sözlerine haybeden alkış tutup kendilerini de tongaya düşürmeyenlerdir. 

O seçmenler ki...

Yaz tatilini yarıda bırakıp ta yurt dışından oyunu kullanmak için onca yolu kat edip zahmete katlananlardır.

O seçmenler ki...

Sadece kendi şahsi çıkarlarını gözetmeyip meselelere toplumsal bakabilenlerdir.

O seçmenler ki...

Ülkenin selameti için bütün farklılıkları hoşgörü ile görüp takımlarının formaları ile mitinglere katılabilenlerdir.

O seçmenler ki...

Bütün parti stantları yan yana ,aynı yerde olup farklı propaganda yapılmasından rahatsızlık 

duymayanlardır.

O seçmenler ki...

Ülkenin demokrasi adına, kendi görüşü dışındaki bir parti liderine imza katkısı verenlerdir.

O seçmenler ki... 

Kendi siyasi görüşünün mitinginde dahi diğer partinin liderine ''yuh'' çekip hakaret etmeyenlerdir.

O seçmenler ki...

Beğendiği partinin mitingi sonunda kirlettiği çevreyi elleriyle tek tek temizleyendir.

İşte...

Böyle kaliteli seçmenlerin olduğu bir ülkede,seçilen siyasetçi ve liderler ister istemez bu seçmenlere layık 

olabilmek için kendilerine çeki düzen vermek zorunda olacaklardır.

Her sözlerini tartarak konuşacaklar,her hareketlerini kontrol edecekler boş vaatlerle milleti kandıramayacaklardır.

Sonuç olarak...

Ülkemizin yaşadığı her ne sorun varsa...

Tüm bu sorunların ve problemlerin kaynağı ve tek sorumlusu; bu zamana kadar ülke yönetimine talip 

olup hasbelkader seçilen siyasetçiler değildir diye düşünüyorum.

O siyasetçiler ve yöneticiler vatandaşın kafasına silah dayayıp o makamlara gelmediler sonuçta.

Onları oralara seçerek getiren seçmenlerin de ülkenin bugün içinde bulunduğu problemlerinden ve 

sorunlarından pay sahibidirler.

Bu itibarla artık...

21.yüzyılda...

68 yıllık çok partili demokratik hayatımızın...

Seçme ve seçilme hakkımızın kıymetine haiz ve layık seçimler yapmalı iyi seçmen olmanın gereklerine 

uymalıyız.

Ülkeler iyi yönetimlerle, iyi yöneticileri ise iyi seçmenlerle seçmek mümkündür.

 Saygılarımla.  




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --