Müjgan nedir?

09:05:34 | 2015-05-12
Sinan Karaoğlu
Sinan Karaoğlu      sinankaraoglu@hotmail.com

Çok sevdiğim bir şarkı olan "Mahur", Atilla İlhan'ın şiirini yazdığı, Ahmet kaya'nın bestelediği ve seslendirdiği güzel, etkileyici bir parçadır. Yakın zamanlarda Nazan Öncel, Bülent Ortaçgil ve Naşide Göktürk de seslendirdi değişik tatlarda.  

Daha sonra şiirin anlamını ve nasıl ortaya çıktığını öğrendiğimde beni çok daha fazla etkilemişti. Geçtiğimiz 6 Mayısta yine hafızam tazelendi. Müzik ayrılmaz bir parçam ve ameliyathanede her zamanki gibi ben steril halde ameliyata devam ederken steril olmayan arkadaşlarımdan müzik açmalarını rica ettim. Özellikle de "Mahur"u istedim. Şarkı biraz ilerleyip "O mahur beste çalar müjgan'la ben ağlaşırız" kısmı gelince, etrafıma sordum; "müjgan nedir bilen var mı?". Herkes tahminini söyledi, "aşık olduğu kız", "ayrıldığı sevgilisi" vs. Tekrar sordum ve hatırlattım; "müjgan nedir diye sordum, Müjgan kimdir değil".

Bir arkadaş söyleşisinde Attilâ İlhan, "Dur ben sana bu şiiri nasıl yazdım onu anlatayım" demiş: "12 Mart sonrasının kahır günleriydi. Bir sabah radyoda duyduk ağır haberi: Deniz'lere kıymışlardı. Karşıyaka'dan İzmir'e geçmek için vapura bindim. Deniz bulanıktı; simsiyah, alçalmış bir gökyüzünün altında hırçın, çalkantılı... Acı bir yel esintisinin ortasında aklıma düştü ilk mısra... Vapurda sessiz bir köşe bulup yüksek sesle tekrarladım. Vapurdan indikten sonra da rıhtım boyunca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürüdüm".

"Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı".
6 Mayıs 1972

Bir kadın ismi olarak bilinen Müjgan'ın eski dilde "kirpik" anlamına geldiğini çoğu kişi bilmez. Yani buradaki "müjganla ağlaşmak" sessiz sedasız ya da içten içten ağlamak anlamına gelmekteydi ve Atilla İlhan 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'a ağlamıştı. Sevgili eşim (Dr. Sema Karaoğlu) anlatmıştı, radyoda idam haberi verildiğinde annesi de gözyaşlarını tutamıştı, 3 yavrunun ölümüne...

"Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Gün döndü geceler uzar hazırlık sonbahara...
O mahur beste çalar müjgan'la ben ağlaşırız"

Sağcı mıyım solcu mu? ben de bilmiyorum ama insanları ve vatanımı seviyorum ondan eminim. Umarız bu ülkede bundan sonra Deniz'ler ölmez. Bu ülkede Halil Esendağ'lar da (sağ görüşlü), Ramazan Yukarıgöz'ler de (sol görüşlü) idam edildi. Bir şey kazanmadık gözyaşlarından başka. Günümüzde de bir yandan Ali İsmail Korkmaz'lar diğer yandan Fırat Çakıroğlu'lar ölüyor. Yine bir şey kazanamayacağız. Birileri bizi kutuplaştırıyor ve bir birimize tokuşturuyor... Bunu unutmayalım. Bir birimizi dinlemek, belki de tek ihtiyacımız. Dinlemeden karar vermeyip, bir birimize tokuşturulmaya izin vermeyelim.

Sağlıklı günler dileklerimle.



Cok güzel bir yazı güleryüzlu hocam.Akıp giden bir bataklığın içindeyiz hepimiz :ama,yıldızlara bakıyor bazılarımız.(oscar wilde)yıldızlara bakanların çoğalması dileğiyle..