MİLLET - DEVLET ANLAYIŞI

14:52:09 | 2014-11-26
Levent Çil
Levent Çil     

MİLLET- DEVLET ANLAYIŞI

                Keşke o görüntüleri Türk Milletine seyrettirmeseydiler. Keşke Tunceli ziyareti esnasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı elini öpmeye eğilen bir vatandaşımızın eline doğru eğilmeseydi. Elbette elini vatandaşa öptürmemesi doğru; ama ne gereği vardı kendisinin o vatandaşın eline doğru eğilmesinin.

                Sayın Başbakan davranışını “Artık milletin devletin elini öpme dönemi bitti, bundan böyle devlet milletin elini öpecek” anlayışıyla izah ediyor. Ne gerek var popülizmin bu derecesine.

                Oysa ne milletin devletin elini öpmesi, nede devletin milletin elini öpmesi gerekmez ki.

                Türk Milletinin DEVLET anlayışını, “Devlet-i Ebed Müddet” ülküsünü bilmeden, böylesine alelade popülist gösterilerin amacı ne olabilir ki?

                Bu anlayış ve davranış mantığı Millet- Devlet arasındaki sevgi, saygı, bağlılık, muhabbet ve mensubiyet hissiyatını zenginleştirmez. Olsa olsa araya fitne sokulmasına, Millet- Devlet sürtüşmesine vesile olur.

                Oysa Başbakanların en öncelikli görevlerinin başında hiç şüphesiz ki Devlet- Millet müşterekliğini, sevgi- saygı ve mensubiyet hissiyatını kuvvetlendirip, zenginleştirmek gelmektedir.

                Türk Milletinde bu şuur yeteri kadar vardır ve gereği kadar da zengindir.

                Milletimiz, batılıların “Hasta Adam” dedikleri Osmanlı Devletini yıkıp Türk Milletini devletsiz bırakarak, köle toplumu yapmak istediklerinde; en güzel cevabı Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurarak vermiştir.

                Türk Milleti, son devletini Çanakkale’de, Afyon’da, Dumlupınar’da, İnönü’de, Maraş’ta, Antep’te yüz binlerce Türk evladının kanı ve canı bedeliyle kurmuştur.

                Türkiye Cumhuriyeti Devleti işte bu kuruluş felsefesi ve bedeli nedeniyle kutsaldır, mübarektir.

                Bizim vatandaşımızın ister Cumhurbaşkanı, ister Başbakan, ister Bakan olsun gösterdiği saygı ve hürmet, aslında Devletine olan saygısı ve hürmeti içindir.

                Devlet görevlilerinin bu hakikati bilmesi ve vatandaştan gördüğü hürmeti kendi şahsına algılamaması icap eder.

                Devlet görevlileri vatandaşın elini de, ayağını da, yüzünü de öper. Ama nasıl?

                Ermenek’te maden faciasında evladı suların altında mahsur kalmış “Oğlum yüzme de bilmez ki” diye çok uzaklardaki umuda dalıp giden o yaşlı Türk anasının elini öperek. Ya da çaresizlikten çöküp kalmış yaşlı bir Türk babasının “Oğlum bu cehennemden çıkacak mı?” diye soran buğulu gözlerindeki yaşları silip, ellerinden öperek.

                Gün 1937-38 Dersim olaylarını istismar etme günü değildir.

                Gün Millet- Devlet polemiği yapma günü değildir.

                MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin vurguladığı gibi gün taze Cumhuriyetin asayiş uygulamaları üzerinden Kerbela benzeşmesi kurgulayarak alevi vatandaşlarımızı Devletimize karşı kışkırtma günü hiç değildir.

                Bu gün devletimizi yönetme imkânı bulan siyasi kadrolar açık yüreklilikle kendilerine “Biz bu imkânı, kimlerin sayesinde, nasıl bulduk?” sorusunu sormalıdır.

                “Acaba bir devlet sahibi olmasaydık, nasıl Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan olabilirdik ki! Bize bu devleti kurup bırakanlardan Allah razı olsun, mekânları cennet olsun” diye her gün dua etmelidirler.

                Bu gün ülkemizi yönetme nöbetinde olanlardan, hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar, vatandaşlarımızın müşterek isteği şudur:

                “Tarih tarihçilerin işidir. Tarihi çarpıtarak, cehalet örnekleriyle süsleyerek sahip olduğumuz devleti hangi maksatla sabıkalı göstermeye çalışıyorsunuz? Unutmayınız ki Türkiye Cumhuriyetini kuran irade gücünü milletten, şanla, şerefle donanımlı engin ve zengin bir tarihten almaktadır. Sizin göreviniz ayrıştırmak değil, birleştirmek; düşmanlaştırmak değil, barıştırıp dost kılmaktır. Bırakınız artık, alevi, suni, Kürt, Laz laflarını. Dünyada güçlü olmak için dirliğe, dirlik için BİRLİĞE gerek vardır.” Eğer milletin sözüne kulak verecekseniz, milletin sözü budur. 




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --