MHP mi daha çok fire verdi AK Parti mi?

MHP mi daha çok fire verdi AK Parti mi?

21:09:17 | 2017-04-18
OSMAN ÇİFTCİ
OSMAN ÇİFTCİ      osmanciftci3800@gmail.com

Referandum sonucuyla ilgili en hararetli konu, MHP mi daha çok fire verdi AK Parti mi daha çok fire verdi konusu...
MHP fire verdi mi; evet verdi... AKP fire verdi mi; evet verdi...
Buna kimsenin itirazı yok. Ama hangisi daha çok fire verdiği konusu muamma...
Kayseri’de bazı ilçe belediye başkanlarının “MHP’liler oy vermedi” şekilde yaptığı açıklamalar
MHP camiasında tepkiyle karşılandı ve ortam bu nedenle de gergin. Ayrıca MHP’liler “Abdullah Gül, FETÖ, Şükrü Karatepe’nin son 2 gün kala açıklamaları
vs.” gibi gerekçelerden sözediyor. Görünen o ki bu pilav daha çok su kaldıracak. Cumhurbaşkanı’nın referandum sonucunu değerlendirdiği basın toplantısında yüzüne yansıyan moralsizliği gözünüzden kaçmamıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan safında yer alan birinin bu konudaki ilginç bir tespitini aktarıyorum;
“Cumhurbaşkanımızın MHP’ye, Doğu Güneydoğu’ya, STK’lara teşekkür etmesine rağmen AK Parti teşkilatlarına teşekkür etmemiş olması durumun nasıl algılandığını gözler önüne sermeye yetmiyor mu? AK Parti’nin acilen revize edilmesi lazım.” Bu çok önemli bir tespit. MHP’nin muhaliflerine kulak kabarttığımızda ise, Ülkücülerin çoğunun evet oyu vermediği görüşü hakim. Referandumda kaybedenin Bahçeli olduğu iddiasındalar. Dedim ya bu pilav daha çok su kaldırır. AK Parti de MHP de hatta CHP de yeni dönemde revize olacak ama bakalım nasıl...  

 

Yeni dönemin ilk icraatı FETÖ olmalı

Referandumun yüzde 51.4 ile sonuçlanmasının ardından herkes aynı soruyu soruyor, “yeni dönemde ne olacak?” 1071’de Anadolu’yu Türk yurdu yapan
milletimin devlet geleneği bu topraklarda yaklaşık bin yıldır süregeliyor. Türk Milleti var oldukça Türk devleti de hep var olacak. Bundan hiç şüphem yok.
Referandum öncesinde de “evet çıkarsa devlet bölünecek” ya da “hayır çıkarsa devlet bölünecek” diyenlere hep itiraz ettim, “evet de çıksa, hayır da çıksa Türkiye Cumhuriyeti Allah’ın izniyle bölünmez” görüşümü hep tekrar ettim. Adaletsiz, baskın seçim atmosferine rağmen, hayır cephesinde yer alanların adeta teröristlerle eşdeğer tutulduğu bir seçim kampanya dönemine rağmen hayır cephesinin aldığı oy oranı, “güçlü” bir oy oranıdır. Süreci dengeye oturtan, “evet ama...” dedirten bir sonuçtur. 1-1,5 puanlık farkla sonuçlanan referandum mevcut iktidarı tek yetkili, bahanesiz, tek sorumlu hale getirdiği gibi halk denetiminin de hazırda beklediğini ortaya koydu. Yüzde 1.5 oyla Türkiye’nin yönetim kadrolarının değişebileceğine işaret etti.
Gerek evet cephesinde gerek hayır cephesinde her görüşten insan vardı. Bu da Türkiye’nin birliğini ortaya koymuştur. Görüşler farklı da olsa aynı konuda insanların biraraya gelebildiğini gösterdi bu süreç. Genel manada ortak akıl ortaya çıktı, millet yenilikten korkmadığını ama dengede bir süreç istediğini beyan etti diye düşünüyorum. Evet seçimlerle ilgili tartışmalar var, mühürsüz pusula tartışmalarından, sosyal medyada dolaşan utanç verici görüntülere kadar içe
sinmeyen haller var. Bir yandan da seçimlerin iptali isteniyor... Ama görünen o ki “atı alan Üsküdar’ı geçti...” Sonuçta artık mazeretsiz, tek yetkili, tek sorumlu bir muktedir güç var. Bu muktedir gücün adil davranması, sorunların çözümü ve istikrarın temini için kolları sıvaması, ortak akılı göz ardı etmemesi, hayır cephesinin dillendirdiği kaygıları giderecek şekilde hareket etmesi, vaadlerini gerçekleştirecek şekilde davranması gerekiyor. Yoksa 3 Kasım 2019’da yüzde 51 oy lazım.... Artık yüzde 51 oyu alamayanın devlet yönetimini eline alamayacağı bir dönem başladı. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Mersin gibi illerde hayır sonucunun ortaya çıkması dikkat çekicidir. Bu dengeyi zorunlu kılan bir sonuçtur. Yeni dönemde ne olacak derseniz; Yüksek Seçim Kurulu’nun itirazları değerlendirip referandumun evetle sonuçlandığını ilan etmesinin ardından yani kesin sonuçları açıklamasının ardından, Cumhurbaşkanı hemen partili olabilecek, HSK’da düzenleme yapılacak, Meclis iç tüzüğü değişecek vs. gibi konular ayrı...
Bunların dışında ne olacak derseniz bana göre FETÖ konusunda güvenlik ve yargı bürokrasisinin daha kararlı bir şekilde yeni bir süreç başlatacağını, siyasi ayağa da bir hamle yapılacağını tahmin ediyorum. 

Hatta bana göre yeni dönemin ilk icraatı FETÖ cerahatına kökten neşter vurmak olmalı.




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --