KÜTÜPHANE KİTAPLAR VE MÜDÜR BEY’LE OLANLAR

KÜTÜPHANE KİTAPLAR VE MÜDÜR BEY’LE OLANLAR

08:21:09 | 2016-11-04
Güler Ruhsar Aktaş
Güler Ruhsar Aktaş      guler_ruhsaraktas@hotmail.com

Geçtiğimiz hafta kitap fuarında yaptığım röportajı gazetemizde okuma imkanınız oldu mu bilmiyorum. Okumayanlar için kitap fuarı her açıldığında yaptığım gibi yine herkesi çekiştirdim ve oraya gittim. Sonra standları tek tek gezdim. Bu sefer bunu röportaja çevirdim. Yazarlara okuma alışkanlığımızı nasıl bulduklarını sordum. Eğitimci olanlar okuma alışkanlığının belirli bir yaştan sonra değil küçük yaşlarda kazanılabileceği vurgusunu yaptılar. Ve eklediler çocuklar anne ve babaları ne yaparsa onu öğrenir ve uygulamaya geçirirler… Yani elde telefon, tablet veya televizyon karşısındaysanız çocuklarınızla birlikteyken onlarında sizden farklı bir model olmasını beklemeyin.

Haa derseniz ki  bazılarınız ,  ama benim elde kahve fonda kitap bir sürü paylaşımım var ama o sosyal ortamda: Maalesef bu da sizi en azından benim gözümde kültürlü yapmaya yetmiyor. Başkaları sizi öyle görebilir bu onların tercihidir.

Çünkü o durumda olanların son hali Sabahattin Ali’nin (Okurken gözyaşlarımı tutamadığım ilk kitaptır)

Kürk mantolu Madonna’yı sorduğunda Şarkı söyleyen şov yapan Madonna’yı anlatırsınız ve sizin için yapılacak bir şey kalmaz o andan sonra….

Herkesin mükemmel, herkesin seçkin, herkesin mutlu, göründüğü (!) birbirinin yüzüne söyleyemeyeceği her şeyi paylaştığı sosyal ortamdan öte gitmez o yapmacıklıklar.

Mükemmel olmak zorunda değilisiniz çok mutlu olmanız da şart değil, kültür okyanusu olun demiyor kimse size lakin okumak gerçekten okumak sonra anlamak lazım… Yani demem o ki kitap fotoğrafı paylaşmak değil okumak bizleri daha iyi seviyeye getirir.

 Bu arada kitap ve okumak demişken Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik’i

Açılışı yapılan sinemadan kütüphaneye çevrilen 800 kişinin aynı anda kitap okuyacağı bir kütüphaneyi halkın hizmetine sunduğu için tebrik etmek istiyorum. Bence okumak konusunda yapılan her yatırım geleceğe yatırımdır. En kısa zamanda ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum kütüphaneyi  iç dizaynına da bayıldım fotoğraflardan baktığımda, iyi iş çıkmış tebrikler Çelik Başkan…

Bir de bir diğer konum var bunlardan farklı geçtiğimiz haftalarda yayımlanan Kayseri’nin çiçeği burnunda Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı’nın bir paylaşımını haber yapmıştım bildiğiniz üzere. Bu haberin  içeriği  bize ulaşan okurlarımızın görüşleri ile  Müdür Bey’in öğrencileri açık kapalı diye ayrıma tabii tutup tutmayacağı endişemizdi.

Kendisine ilişkin yapılan haberin ikinci bölümünde  aslında olmaması gereken bir  bölümde yer almıştı ,bunu kendisi ile konuşmak istememe rağmen ,kararsız kalmıştım. Sonra Cumhuriyet Resepsiyonunda kendisi ile tanıştırılma teklifine  sevinmedim desem yalan olur. Zira hem bu paylaşımı yapan birini hem de ne düşündüğünü öğrenmek istiyordum.

Müdür Bey’in  nasıl bir düşünce yapısı var diye merak ediyordum.

Hem de açıklamalarda onu  eleştiren bir bölümün aslında amacının dışına çıkmış olabileceğini bundan duyduğum üzüntüyü dile getirmek istiyordum.

Tüm bu düşüncelerle gittim bulunduğu yere…

Sonra güler yüzlü bir adamla karşılaştım.

Gayet içtenlikle “Merhaba Kızım”  diyerek , gülümseyip elini uzattı.

Aynı samimiyetle cevap verdim.

Sonra dedi ki “Haberlerinizi  okudum, bakın kızım  kimseyi saçları açık diye kapalı diye yargılamam, o makamda değilim. Böyle bir ayrımım söz konusu olamaz. Bazıları kıl der ben zülüf derim hatta. Beni böyle tanımanızı isterim” dedi gülümseyerek.

Paylaşıma gelince paylaşımı ben yapmadım, hatırlamıyorum bile, inanın ne zaman nasıl olmuş diyerek durumunu dile getirdi.

Bense :  “Evet, haberi ben yaptım doğru dedim, paylaşımı eleştirdim o da doğru .Lakin eleştirinin sınırı için bir yerde  üzgünüm, hakkınızı helal etmenizi istiyorum” dedim. Aynı olgunlukla: “İçin rahat etsin kızım benden yana hakkım helal olsun” cevabını aldım.   

Evet, bazen birbirimizi konuşarak anlamanın önemi böylesi durumlarda daha net  ortaya çıkıyor.

Ben Müdür Bey’in samimiyetine inanıyorum, çünkü karşımda yılların tecrübesi duruyordu o saçlar değirmende ağarmamış belli ki.

 Olgunluğu ve samimiyeti için de ayrıca teşekkür ederim.

Birbirimizi dinlersek anlarsak seversek olduğumuz gibi kabullenirsek ne gerekir ki bu dünyada mutlu huzurlu olmak için başka…

Sizlere de mutlu günler diliyorum Ey Okur.. 




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --