KİTLELERE GAZ VERMEK..

KİTLELERE GAZ VERMEK..

19:24:17 | 2017-10-12
Ahmet Zorlu
Ahmet Zorlu      a.zorlu38@hotmail.com

Ne diyor Sayın Devlet Bahçeli, “84’ü söylemeyeyim, 85’in heyecanı kalmaz..”

Yani demek istiyor ki, “Musul ve Kerkük Türkiye topraklarına katılıyor, ama asıl sürprizlerimiz daha geride..”

İnançlı kesim, ‘Heralde Mekke ve Medine’yi kastediyor” şeklinde yorumlarken,  ‘Şam’ diyen, ‘Bağdat’ diyen, işi Moskova ve Pekin’e kadar götüren Kahramanlarımız! bile çıkıyor..

Ama ben söyleyeyim.

Askerimiz Idlib Bataklığı’nın kenarına kadar gitti, burada askerimizi, Milliyetini kaybetmiş, çeşitli ülkelerden toplanmış 30 bin Cihatçı Cani bekliyor.

Enteresan olan da bu caniler sürüsünün kaçacak yeri yok.

Vuruşmak zorundalar..

Zira bir tarafları rejim güçleri, diğer yanları PYD güçleri, bir diğer kaçabilecekleri noktalar İran yanlısı güçlerce çevrilmiş.

Yaşayabilmek için kaçabilecekleri tek nokta var, Hatay üzeri Türkiye.

Yani Mehmetçik ile karşı karşıya gelmeleri kaçınılmaz.

Bu cihatçı terör sürüsünün içerisinde, bir zamanlar dost olduğumuz, bizim sınırlarımızı aşarak Suriye’ye giden binlerce isim var.

Sadece 5 bin Çeçen Militan Idlib’de sıkıştı dersem, durumun vahamitini heralde birileri görür. Rusya bunların Idlip çevresinde imha edilmesinden yana.

Zira kurtulacak 30 bin militanın en az 20 bin tanesi Sovyet topraklarında yetişmiş ve Suriye’ye gelmiş caniler.

Kurtuldukları takdirde, Çeçenistan ve Türk Cumhuriyetlerine kapağı atacaklar ve Rusya’nın başını ağrıtmaya devam edecekler.

Bunların ilk hedefi Şii’ler olduğu için İran’da bunların imhasından yana.

Suriye Hükümeti de, ülkeyi bu hale getirdikleri, emperyalizmin maşalığını yaptıkları için bunları yok etmek istiyor.

Diyelim bu 30 bin azılı terörist silahlarını bırakıp Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim oldu.

Hiçbir ülke kabul etmediğine göre ne yapacaksınız bu caniler sürüsünü..

İşte sınır ötesine geçen askerimizi bekleyen bu büyük belayı hazmettirme girişimidir, ‘Kerkük ve Musul masalı’ ve “84'ü söylemeyeyim, 85'in heyecanı kalmaz” oyalaması.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Misak-ı Milli Sınırları, kanlı geçen savaşlarla ve ardından masada elde edilen anlaşmalarla çizilmiştir.

Bizim sınırlarımız, ABD’li stratejistlerin ellerine pergel alarak çizilmiş değildir.

Kanla, İmanla çizilmiştir bu ülkenin sınırları.

O nedenle, ‘82,83’ gibi ucuz kahramanlıklar içeren söylemler, ‘Büyük Ortadoğu Oyunu’nun bir parçasıdır, Türkiye’yi Ortadoğu Bataklığına sokma hevesidir.

O nedenle yapılması gereken, 3 komşu ülkenin toprak bütünlüğü için 3 komşu devlet yönetimi ile aynı kararlılıkta ortak tavır koymak ve emperyalizmi, bu ülkelerin topraklarından söküp atmaktır.

Sergilenen çaba, Büyük İsrail amacına yöneliktir.

Yarın, Irak ve Suriye’den sonra sıra İran ve Türkiye’ye gelecektir.

Ve bu ülkenin tek çakıl taşını,  büyüme hevesleri ile kaybedecek siyasetçinin de sonu darağacıdır.

Sayın Bahçeli, milleti 82,83, 84 ve 85 gibi hayallerle oyalamak yerine Ege Adalarına bir bakarsa, çevremizde oluşan kuşatmayı daha net görecektir.

Yunanistan, tek kurşun atmadan buradaki ada ve adacıkları işgal etmiştir.

Siz duydunuz mu Baçeli’den, bu topraklarda oluşturulan Yunan Askeri Yapılanması ile ilgili tek söz..

Sayın Bahçeli, Türkiye’deki vilayetlere vilayet ekleme sevdasını bir yana bırakarak Meclis’in Kapısına dayanan ve  2019’da muhtemelen, mecliste MHP’ye ayrılan bölümde oturacak olan, Meral Akşener ve arkadaşlarının ayak seslerine kulak kabartsın.

Yani bir kişinin adının devlet olması, mensubu olduğu devleti maceraya sürükleme hevesi vermemeli insana..

Türkiye’nin içine girdiği badireden kurtulmasının tek yolu vardır.

Kendi sınırları kadar komşularının sınırlarının da değişmemesi için çaba vermesi gerekir.

O nedenle, parti tabanını diri tutmak, kurulacak partiye kaçışın önünü kesmek adına bu ülkeyi maceraya sürüklemek, hiçbir liderin hakkı da değil, haddi de değildir.

Idlib’e gönderdiğiniz Mehmetçik, bizim kardeşlerimiz ve yeğenlerimizden oluşmaktadır.

Ve orada dökülecek her damla kanda, siyasetin yanlışlarının sorumluluğu vardır, olacaktır.

Öfkeli gençler edebiyatı Türkiye’yi bu noktaya getirmiştir.

Osmanlı özentisini bir kenara bırakarak, yok ettiğiniz Türk Silahlı Kuvvetleri’ni eski gücü ve etkinliğine kavuşturmak için harcayın enerjinizi.

Elin adamı robotlarla savaşacak gücü yakalamışken, bizler mezuniyet töreninde Türbanlı Subaylarımızla övünüyoruz.

“84’ü söymeyeyim, 85’in heyecanı kalmaz” öylemi..

Kahraman’a! bak, kahramana!




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --