KAYSERİSPOR MUCİZESİ!

KAYSERİSPOR MUCİZESİ!

19:18:36 | 2017-12-12
Cafer ZENGİN
Cafer ZENGİN      zen2338@hotmail.com

Kayserispor-Beşiktaş maçı futbolun kentte yeniden dirilişe geçtiği bir anı olarak hafızalarda yer aldı.

Maçtan önce yaşanan cezalandırma sürecini, hakem hatalarını, Beşiktaş’ın silahlarına yönelik taktiksel hamleleri…

Takımın neden 2’inci yarıda defans ağırlıklı oyun oynaması gerektiğini…vs.  konuşan konuştu zaten.

Bu nedenle herkesin en iyi bildiği bu konuları, es geçiyor ve başka bir pencereden bakmak istiyorum bizim sokağa…

Aslında zirveye ayar verme maçıydı.

O ayar da verildi.

Ama ne mutlu Kayserispor’un bu durumuna.

Düşüncenize daha geçtiğimiz yıl düşme potasında yer alan ve düşmemek için mücadele eden bir takım…

Bugün ise zirvedeki takım…

Ve Anadolu kulüpleri arasında yönetimi, kadrosu ve taraftarı ile de örnek gösterilen bir takım…

Demek ki kulübü, “sen- ben- bizim oğlan” havasından çıkarıp, şehirle bütünleştirdiğiniz de sorunlar bir bir ortadan kalkıyor.

Düşüşe geçen göstergeler, aniden yukarı doğru tırmanıyor.

Kulüp değer kazanıyor, şehir değer kazanıyor, insanlar hafta sonunu heyecanla bekliyor.

Yani takım nefes alıyor, şehirde futbol aşkı yeniden alevleniyor.

Demek ki neymiş, futbol aile şirketi gibi yönetilmezmiş!

Çünkü futbol aslında yüreklere yayılınca, paylaşılınca çok daha güzel.

Kayserispor o havayı yakaladı.

Şimdi asıl mesele o havayı sürdürebilmekte…

Bunun formülü de apaçık ortada.

Sen, ben yok, biz var.

Biz oldukçada başarı var, huzur var…

Zor günde el veren var…

Bu nedenle son maçtaki muhteşem taraftar, sana iyi günde de kötü günde de hep ihtiyaç var…

 

VAZGEÇİN BU ÖFKE KUSMA HALİNDEN…

Gelelim her hafta sonu kent merkezinde ortaya çıkan bir gruba…

Ne zaman sarı-kırmızı renklerle stadın yolunu eğlenerek, renklendirerek, severek tutacağız?

Bağırmayı, çağırmayı, insanları futboldan uzaklaştırmayı terk edeceğiz?

Futbol birleştirir…

Ayırmaz.

Futbol sevdirir…

Kinlendirmez…

Şimdi sarı-kırmızı renklere bürünüp, tramvayda, yolda, kaldırımda, çarşıda…

Kontrolsüzce bağıran…

Çevreye zarar veren…

Yeri geldiğinde meydan okuyan taraftarlara seslenmek isterim.

Öfkeniz kime?

Durakta bekleyen yaşlı amcaya, teyzeye ya da çocuğa mı?

Gürültünüz esnafa mı?

Neden futbolu insanlardan uzaklaştırma gayreti içindesiniz?

Futbolu davranışlarınızla sevdirmeniz gerekmez mi?

Ama siz uzaklaştırıyorsunuz.

Hareketlerinizle futbolu farklı tanıtıyorsunuz.

Futbol sizin öfkenize alet edeceğiniz bir oyun değil.

Futbol sizin ruh halinizi dışa dökeceğiniz bir alan değil.

Futbol sizin kontrolsüz davranışlarınıza mekân hiç değil.

Böyle mi kadınları tribünlere çekeceksiniz?

Çocuklara bu şekilde mi örnek olacaksınız?

Eğer bunun adı taraftarlıksa bir daha düşünün…

Çünkü bu taraftarlık değil, holiganlık…

Vazgeçin bu öfke kusma halinden…

O yüzden söylediğiniz marşlarda sevgi, hareketleriniz de saygı olmalı.

Sarı-kırmızı taraftarları gören korkmamalı, aksine alkışlamalı, kucaklamalı…

Örnek ol artık (sadece 10-15 kişiden oluşan) bir kısım taraftar! çünkü yaptığın iş takıma da, şehre de zarar…




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --