KAYSERİSPOR'DA ŞEFFAFLIK!

Kayserispor’da Erol Bedir’in başkanlığa gelmesiyle birlikte şeffaf bir yönetim anlayışı ortaya çıktı!

13:53:06 | 2017-01-11
Hakan ÇİFTCİ
Hakan ÇİFTCİ      hakanciftci38@hotmail.com

Daha önce yaşanan tüm olumsuzluklar giderilmeye çalışılıyor ve kulüp şeffaf bir yönetim anlayışı ile taktir toplamaya şimdiden başladı.
Dünyam Hastanesi Başhekimi Erol Bedir, adeta ateşten bir gömlek giyerek, Recep Mamur’un bıraktığı enkazı aldı ve kolları sıvadı.
Önce kardeşi Naci Bedir’i, acil yapılması gereken konularda yetkilendirerek, Kayserispor’un başına geçen Bedir, ardından da daha önce Beşiktaş ve Erciyesspor’da görev yapan Reşat Çağan’ı Genel menajer olarak Sarı-Kırmızılı kulübe kazandırdı.
Öncelik olarak futbolcuların alacaklarını çözen Bedir, ardından da teknik direktör krizine el atarak, Türkiye’nin en gözde teknik direktörlerinden biri olan Sergen Yalçın’ı göreve getirdi.
Bedir, geldiği günden bu yana Kayserispor ile ilgili tüm açıklamaları resmi internet sitesinden yaparak da şeffaflığını sürdürdü.
Bakın, bu gerçekten de yabana atılmamalı.
Daha önce kapalı kapılar arkasında ne işler yapıldı bilinmez, ama Kayserispor, bundan önce yanlış bir yönetim anlayışıyla batma seviyesine geldi.
Bundan ötürü, şeffaflık çok önemli!
Yönetim ve takım, sezon sonunda başarılı olur mu bilinmez, ama şu ana kadar ki görüntü gerçektende taktire şayan!
Kayserispor’da, kısa vadede başarı için kolları sıvayan Bedir, mevcut kulüp yönetimden vekaletname alarak kulüpteki rutin çalışmalar sürdürdü ve büyük bir sıkıntıya el attı.
Bedir’in hamlesiyle takım, devre arası kamp için Antalya’ya kampa gitti.
Bedir’in, göreve gelmeden önceki süreçte Süper Lig’de mücadele eden 18 takımdan, sadece Kayserispor’un, kamp yapmayacağı haberleri Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Bu da başarı için çok önemli bir hamle.
Geçmiş yönetimin bıraktığı borç, futbolcuların alacakları derken, kayyuma devredilmesi söz konusu olan Kayserispor, Erol Bedir’in gelmesiyle kriz aşılarak, borçlarda ödenmeye başladı.
Federasyona başvurarak geçmiş alacakları nedeniyle fesih talep eden yabancı futbolcuların alacakları da ödenmeye başladı ve kalmak isteyenlerin fesihleri önlendi.
Futbolcu ve teknik heyet krizine el atan Bedir’in, Reşat Çağan ve Sergen Yalçın’ı Kayserispor’a kazandırması da gerçekten de çok önemli.
Daha önce çalıştırdığı takımları alt sıralardan kurtarıp, ligde bırakan Sergen Yalçın’ın, Antalya kampına gelmesiyle birlikte söylediği ilk sözüne dikkat çekmek isterim.
Sergen hoca, “Hadi başlayalım” dedi.
Sergen Yalçın, teknik direktörlük kariyerinde daha önce olduğu gibi yine çok büyük bir riskin altına girdi.
Futbolculuk kariyeri tartışılmayacak kadar büyük olan Sergen hoca, daha önce olduğu gibi yine başarılı olacak mı bilinmez; ama şu ana kadar ki süreç Kayserispor’un geleceği anlamında çok önemli sinyaller veriyor.
Erol Bedir’in, Kayserispor’un başına geçmesi, ardından da Antalya kampına gidilmesiyle yüzler gülmeye başladı.
Sergen Yalçın’ın gelmesi de Kayseri spor kamuoyunda büyük ses getirirken, burada taraftarlara büyük iş düşüyor.
Ekonomik anlamda büyük bir riskin altına giren Erol Bedir ve kariyerinin en zor görevine gelen Sergen Yalçın, az öncede belirttiğim gibi yalnız bırakılmamalı.
Kayserili spor severler, geçmişi unutup, yeni yapılanmaya duyarsız kalmamalı.
Başarı ya da başarısızlık asla tesadüf değil.
Bazen, çok iyi teknik direktör getirirsiniz, transfer yaparsınız, başarı gelmeyebilir.
Aksine elinizdeki malzeme çok iyi değildir, ama tecrübeli bir teknik direktör ile başarı elde edebilirsiniz.
Başarı, tek başına elde edilmeyecek kadar ağır bir sorumluluktur.
Maddi anlamda Erol Bedir’e, manevi anlamda da teknik heyet ile futbolculara sürekli moral aşılanmalıdır.
Kayserispor, çok zor bir dönemeçten geçiyor.
Önce ilk yarıyı lider tamamlayan Başakşehir, ardından da Akhisar deplasmanımız var.
Bu iki maç, Allah korusun olur ya yenilgiyle sonuçlanırsa, asla tepkiyle karşılanmamalı.
Çünkü; arkasından Fenerbahçe ile Kayseri’de, hemen ardından da Galatasaray ile deplasmanda karşılaşacağız.
Hatta ve hatta Galatasaray maçından sonra da yine Kayseri’de Bursaspor ile final niteliğinde bir maça çıkacağız.
Futbol bu, her türlü sonuç var.
Ama, bizim sadece bir tane Kayserisporumuz var.
Kötü sonuç alınca yuhalamak kolay, önemli olan yenilgi alınca da desteklemek gerekir.
Önümüzdeki 18 maçlık büyük bir maraton var.
Şu an 12 puanda olabiliriz, fakat daha kaybedilmemiş, 54 puan var önümüzde.
Futbolu Sergen Yalçın’a öğretecek kadar Türkiye’de bir şahıs var mı bilmiyorum!
Beşiktaş’ın altyapısından gelmiş, a takıma kadar yükselmiş, Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor ve A Milli takımda da futbol oynamış, Şampiyonlar Ligi’nde adından çokça söz ettirmiş olan bir futbol profesörüne laf söylemek, hiç kimsenin haddi değil, olamaz da!
Sergen hocaya, “Hocam, takım 4-4-2 oynar, yok 3-5-2 daha iyi olur” gibi tavsiyede bulunacaklara şimdiden söylemek istiyorum, “Yavaş”!
Neyse, dedim ya futbol bu, bir bakarsınız, Sergen Yalçın’la bırakın ligde kalmayı, Avrupa kupalarına da kalabiliriz; bir bakırsınız lige de veda edebiliriz.
Başarı gelmesi için Sergen Yalçın’ın bilgisi tabiî ki de yeterli olmaz. Kendisi de bunun böyle olacağını ilk yaptığı açıklama da belirtti.
Sergen hoca, “Kurtarıcı demeyelim” diyerek, bu eleştirilerin önünü kesti ve başarının gelmesi için birlik ve beraberlik olduğuna işaret etti.
İyi bir yönetim, iyi bir teknik heyet ve iyi futbolcular grubu Kayserispor’u düzlüğe çıkarmaz.
Bunların yanı sıra Kayserispor’a gönül vermiş olan taraftarlar da taşın altına elini koyması lazım. Her maça mazeretsiz gelinmeli ve 90 dakika boyunca skor ne olursa olsun desteklenmeli.
Artık önümüzde 18 final maçı var.
Şu ana kadar şeffaf olan Erol Bedir ve yönetimine, kariyerinin en zor sınavlarından birisine girecek olan Sergen Yalçın’a ekibine sahip çıkalım.
Dedim ya, bir tane Kayserisporumuz var.
Diğer yandan Kayserispor’da 14 yıl görev yapmış ve borçtan dolayı çareyi gitmekte bulmuş olan Recep Mamur’a da bir çift sözüm var.
Para varken, kimseyi kulüpten içeri girdirmiyordunuz, para yokken de sorumluluktan kaçınıp, kulübü kaderiyle baş başa bıraktınız.
Kayserispor’da 14 yılda görev yaptığınız süreçte 300 Milyon TL’nin üzerinde bir kazanç sağladınız ve üzerine hali hazırda 47 Milyon TL borç bırakıp gittiniz.
Bunun hesabını vicdanınız nasıl verir bilmem, fakat bari bu saatten sonra kulübün içine el atıp da ortalığı karıştırmayınız.
Kendinize yakın basın mensuplarına haber yaptırıp, “Yok Kayserispor’da transfer yasağı varmış” gibi haberlerden vazgeçin.
Hz Ali’nin bir sözüyle yazıma son vermek istiyorum, “Kim ne yaparsa kendine yapar.”




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --