• KAÇ Kİ KOVALANASIN MI ?

    “Okyanuslar yandı sen yakmadın bir küçücük sevda ateşi .Hiç mi Sevdalı bakmadın hiç mi görmedin . Gönül kaçanı kovalar aman aman peşine düştüm yarr. “ Diyordu radyoda çalan şarkının sözlerinde takıldım dinlerken..

    2013-09-19 14:04:27
    Güler Ruhsar Aktaş
    Güler Ruhsar Aktaş


    Hep mi öyle bu durum sahiden...
    Okşayan el itilir tekmeleyen ayak öpülür mü ?
    Bumerang bir nevi avcı atıyor ve iyi bir atışla aynı hızla atıldığı yere geri geliyor.
    “Kaçanın kovalanması, kovalananın kaçtıkça değere binmesi” neyin kafası
    Etraftaki gözlemlerime yaşanmışlıklara bakarak şu yorumlama ve tespiti yapabilirim ki Taparsan tepilirsin, tepersen tapılırsın
    Kötü davranınca kıymetlendiğini sanan kaçan , kötü davranıldıkça ısrarla kovalayan.
    Bütün bu aşk meşk sevda işlerini böyle algılayanlar heyy evet siz neyin kafasını yaşamaktasınız
    Aşk bu kadar mı kumar yani bu kadar mı ucuz yani bu kadar mı bayağı birşey ?
    Cep’te fikrimi bu kovalamacaya sebep eminlik mi işkenceye
    Tutkular sahip oluncaya kadar mı yaşıyor.Onların da mı bir süresi bir ömrü var ?
    Tır filonuz yolda kalmış hesabı gözünüzün telefondan ayrılmadığı çalan her telefonun, gelen her mesajın o adam/ kadın’dan olsun istediğiniz anlar var biliyorum fazlaca üzerine düşmek ne kelime abanıp tepenize çıkardığınız zamanlar ...
    Hah işte demem o’dur ki bütün bunlar adamı/ kadını olduğundan daha güçlü daha vazgeçilmez hissiyatına gark ediyor sonra gelsin koşmacalar kovalamacalar ağlamaca sızlamacalar .
    Asıl oluşan algı şu’dur ki her şeyini feda edebilen kişi ise zayıf karakterlidir küçümsemesi...
    Kaçan balık büyük oluyor hoppp Kovalayan abimiz ve ablamız daha bir hırs yapıyor, artan acı tutkuyla karışıp ondaki motivasyonu tavana vurduruyor
    Ve… Kaçanın zorbalıkları kovalayanın hırsı tutkusu olup çıkıveriyor ( benim de içimden aşka bak beaaa demek geliyor )
    “İnsan nedense, kendisine ızdırap çektirenlere yeni ızdırap şansları tanımak konusunda çok hevesli.”
    Ama benim en sevdiğim dönüşüm ve değişim öyküsü şudur ki : Kaçanın kovalayan, kovalayanın kaçan olmasıyla beraber rol değişimi. Kovayan bıkar bırakır değişim ve dönüşüm acı çektirmekten keyif alan, acı çekmekten keyif alır hale gelir ( haydi hepberaber kutlaaa ... )
    Hepiniz bu kaçıp kovalama denizinde bir veya bir kaç kere boğulma tehlikesi atlatmadınız mı doğru söyleyen Ey Okur ? Yaşadığınız iki taraflı bir gerçek aşk’sa ( o da varsa ) o zaman bu durum ızdırapsız kasmasız kastırmasız güzel güzel efendi efendi gidiyor sanırım.
    Meselenin özü şudur ki ; Sev seni seveni dağda çoban olsada, sevme seni sevmeyeni Mısır’da sultan olsada
    Sonuç itibariyle, psikopatlığın ,manyaklığın ne alemi var değil mi ama.