İÇLER ACISI!

Erciyes’i izliyorum, gözlerim kapalı…

06:01:00 | 2016-02-15
Hakan ÇİFTCİ
Hakan ÇİFTCİ      hakanciftci38@hotmail.com

Kapalı tribünler, tıklım tıklım boş koltuklar…
Takım cezalı mı, yoksa birileri tarafından cezalandırıldı mı inanın bilemiyorum.
Şu an itibariyle düşme hattına geriledik.
Takım, inanılmaz bir çıkış yakalamış, hatta bırakın düşmeyi; Süper Lig’e çakabilir miyiz diye umutlanırken, düştüğümüz hale bakın.
Futbolun asıl amacı seyir zevkidir.
Boş tribünler, ruhsuz futbolcularla insanın ne maça gidesi geliyor ne de izleyesi.
Önce boş tribünlerden söz etmek istiyorum.
Taraftarla kavgalı, tribünlerin dolması için hiçbir çabası olmayan Ziya Eren’den mi başlamalı; yoksa stadı merkezden ta 10 km uzakta olan Belsin tarafına alan zamanın Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’den mi karar veremiyorum.
Eskiden çarşıya çıkan bir vatandaş, tribünlerden gelen tezahüratı duyar ve maça gelirdi. Şimdi ise, passolig, artı yol çilesi taraftarları da ciddi anlamda statlardan uzaklaştırdı. Buna TRT’nin de canlı yayınını ekler isek, cabası!
Evet, insanların hafta sonlarını değerlendirdiği futboldan ciddi anlamda uzaklaştık. Şehrin merkezinde olan stadımız, meydandan binildiği zaman yaklaşık 30 dakika sonra ancak ulaşabilinen Esentepe’ye taşındı.
Başta modern stat, gerek ısıtmasıyla, gerek görünümüyle, gerekse de ambiyansıyla şehre ayrı bir hava katar gibi görünse de, Kayseri’nin kimyasına ne yazık ki uymadı.
Hadi Erciyesspor, başarısız oldu da onlan kimse gelmiyor denilse, o zaman Kayserispor’a ne denilmeli. Takım süper ligde ve yine kimse maça gelmiyor.
Artık iş işten geçti!
Dediğim gibi stadın uzak olması baş sebep, takımların başarısız olması ve passolig çilesi bu şehrin futboldan uzaklaşmasından büyük rol oynadı. Buna yönetimlerin de duyarsız kalmasını eklediğimiz zaman alın size boş tribünler, zevksiz futbol, ruhsuz futbolcular…
Gelelim Erciyesspor’un kazanmamak için elinden gelen her şeyi yaptığına.
Maçı izleyenler, öncelikle benim gibi “nerede bu Yusuf” demiştir. 23 yaşında gelecek vaat eden ve yaptığı kurtarışlarla taraflı tarafsız her bir kesimin alkışını alan Yusuf Balcıoğlu’nun “Ev danasından öküz olmaz” deyimi ile adeta önü kesildi.
Züfküf’ün takımdan ayrılmasının ardından kaleye geçen ve hemen hemen her maçta, en az 3 net kurtarış yaparak, takımının puan ve puanlar almasını sağlayan Yusuf, ne yazık ki, artık yedekte.
23 yaşında başarılı Yusuf yedeğe çekiliyor ve 37 yaşında Göztepe’den emekliliği gelmiş 3. kaleci Oğuzhan’ı oynatılıyor, hiç olacak iş mi?
Şahsen, Timuçin Beyazıt hocayı bu konu da şiddetle eleştiriyorum.
Bu yanlıştan, önümüzdeki hafta mutlaka dönülmesi lazım! Yoksa atı alan Üsküdar’ı geçer ve takım Allah korusun küme düşerse bunun hesabını kimse veremez.
Oğuzhan, takımın kaybetmesinde adeta başrolü oynadı.
6 maçtır yenilmeyen ve bu karşılaşmalarda 4 galibiyet, 2 beraberlik alarak, büyük çıkış yakalayan Erciyesspor, 1 kalecinin yüzünden 2 maçta, 5 gol yiyerek, ipini çekti.
37 yaşındaki Oğuzhan’ın, futbol geleceğine dair ne beklentisi olabilir ki? Ama Yusuf derseniz, daha 23 yaşında ve geleceği çok parlak. Neyse bu hamur çok su götürür.
Gelelim, takımın en büyük problemi olan gol sorununa.
Allah aşkına, devre arasında 8 futbolcu alındı, ama gol atma becerisi gösterecek olan hangisi inanın merak ediyorum. Kendi kabuğuna çekilmiş, basından, taraftardan uzak bir yönetim, ne yapmaya çalışıyor?
Başkan Ziya Eren’in, yaptığı her türlü fedakarlığı sürekli dile getirdim, ama artık yanlışları da söylemenin zamanı geldi.
Ufak bir bütçe ile futbol yürümüyor. Futbol, para kazanılacak kurum değil? Kazanılırsa da binde bir iyi bir futbolcunuz çıkar ve onu satarsınız, Yasin Öztekin gibi!
Geçtiğimiz sezon takım Süper Lig’deyken, şanssız bir şekilde küme düştü.
Kaç kere yazdık, çizdik. Düşen takımların kadroyu bozmadan birkaç PTT Birinci Lig tecrübeli takviye ile yeniden lige çıkabileceğini. Bunu çok uzakta aramaya gerek yok, alın size Kayserispor örneği. Buna Başakşehir örneğini de eklemem mümkün.
Ama, takımı yeniden Süper Lig’e taşımak gibi bir hedef yok!
Hadi maddi anlamda destek yok diyelim, o zaman en azından ligde kalabilecek bir ekip oluşturun, o da yok!
Geçtiğimiz sezondan kalan, sadece 1 futbolcumuz var. Şöyle takımın geneline bakıyorum da, bir Volkan, bir de Sarris’ten başka iyi bir oyuncumuz yok. Emre Toraman’ın çabalarını da göz ardı etmemek de gerekiyor, fakat kaptanın yaşının da 38 olduğunu atlamamak gerekiyor.
Geçen sezondan Gökhan kalede, Diakate defansta, Edinho da forvette kaysaydı durum böyle mi olurdu?
Elimizde Murat Yıldırım ve Kerim Avcı gibi Süper Lig ayarında futbolcularımızı da fazla para alıyor diye gönderdik ya ona ne demeli?
Sahada kaldığı sürede bırakın gol atmayı, pozisyona bile giremeyen Üstün’ü de sizin yorumunuza bırakıyorum. Eldin Adiloviç’i kadro dışı bıraktık ve oyuncu da takım bulamadı. En azından bu oyuncu halen değerlendirilebilir!
Şimdi uzun uzun futbolcuları değerlendirmek istemiyorum.
Görünen köy kılavuz istemiyor.
Maç bitiminde başkan Ziya Eren’in, takımın Lig’de kalacağına dair umut dolu mesajlar var, fakat biraz geç kalınmadı mı?
8 tane oyuncu alıyorsunuz ve hiç biri de devre arası kampı görmedi?
Sırf bonservisi elinde olsun, az para istesin diye transfer mi yapılır Allah aşkına!
Neyse burada en suçsuz olan teknik direktör Timuçin Beyazıt’tır. Çünkü; kendisi hem tecrübesiz, hem de Allah var elinden geleni yapıyor. Elindeki malzemeler ile gayette başarılı. Böyle bir takımın 20 puan almasında aslan payına sahip bir kişi?
Ha şu da var!
Yönetim, futbolcuların kulağına kar suyu kaçırır ve bir takım değişiklikler yapılırsa durum çok da vahim değil. Can bedenden çıkmadan umut kesilmez. Bu da maç sonunda yapıldı, ama icraata geçer mi bilinmez.
Düşme hattında olabiliriz, umut vermeyen bir oyun oynayabiliriz, fakat 3 -5 maç öncesinde olduğu gibi yeniden bir hava yakalayarak, bu karanlık tünelden aydınlığa çıkabiliriz!
Burada en önemli rol başkan Ziya Eren’de!
Başkan, maç bitiminde masaya yumruğunu vurdu ve “Ağır olun beyler, herkes kendine çeki düzen versin, işimiz futbol ve ben bu kulübün başkanıyım” mesajını geç de olsa verdi.
Başkan Ziya Eren, maç bitiminde şu açıklamaları yaptı: “Rakip çok üstün bir oyun sergilemedi, fakat biz çok kötüydük. Hiç pozisyona giremedik. Benim takımımın bunu yapmaması lazım. Her istenilenin yapıldığı, yediği önünde, yemediği arkasında olan takımın bu başarısızlığını kabul etmiyorum. Kesinlikle bir fatura kesilecek. Herkes, hesabını verecek. Bizde yönetim olarak bu durumu değerlendirip, Erciyesspor’un menfaati için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Hiç kimsenin bir tereddüdü olmasın. Erciyesspor sıkıntısız bir takımdır. Transfer döneminde herkesin gelmek için can attığı bir takımdır. Bu kadar geniş bir kadroya sahibiz. Oynanan oyuna bakıyoruz demek ki, tamamen hazırlanılmamış bir motivasyon eksikliği var bunun da hesabını soracağız. Kesinlikle kimsenin tereddüdü olmasın. Erciyesspor, ligde kalacak. Ben takımımın bunun üstesinden geleceğine inanıyorum. Diğer takımların durumuna baktığımızda Erciyesspor, bunların hepsinin üstünde. Biz de yönetim olarak arkalarındayız.” diye konuştu.
Sayın başkan bende size soruyorum; Daha önce neredeydin?




ETİKET :  

Tümü