“İçerde” olan biten aynı!

Nereden baksanız, tutarsızlık ve ahmakça!

09:35:59 | 2016-11-21
Hakan ÇİFTCİ
Hakan ÇİFTCİ      hakanciftci38@hotmail.com

Kayserispor ve Erciyesspor’un, bu günlere geleceğini sokaktaki çocuk bile biliyordu!
Fütursuz harcamalar, koltuk sevdası ve işi bilmeyenler ordusuyla olacağı da bu zaten!
Erciyesspor, ligde bırakın galip gelmeyi, -2 puanla son sırada yer alırken, kan ağlıyor. Kulübün kaderi bugün belli olacak.
84 yıllık tarih, ya kapanacak ya da devam edecek.
Takımın galip gelemediğine mi yanalım, yoksa 3 aylık kayyım ile yönetilen kulübün başına yönetimin gelmediğine mi?
Evet, Erciyesspor’da bugün tarihi bir gün!
Şu tarih dendi, bu tarih dendi derken, 21 Kasım geldi çattı!
Eğer, az öncede belirttiğim gibi yönetim oluşturulamaz ise, bugün 84 yıllık tarih göz göre göre yok olacak.
Buna şehrin ileri gelenleri ve daha önce Erciyesspor kulüp başkanlığı yapan kişilerin de sessiz kalışı ayrı bir handikap!
Yazık, gerçekten de çok yazık!
Süper Lig’de kök söktüren, rakiplerin korkulu rüyası olan ve centilmenliği ile tüm Türkiye’nin sempatisini kazanan kulübün geldiği hal, gerçekten de içler acısı!
Bir önceki köşe yazımda duruma ele almış ve tahmini olarak Ziya Eren’in direkt olmasa da Nuhkan Rüzgar’ın başkanlığında bir yönetim oluşturacağını yazmıştım. Muhtemelen de öyle olacak gibi görünüyor.
O kadar çok şey yazdık, çizdik, fakat hiçbir şey değişmiyor. Kulüpten alacağını “Memleketin delisi olmayacağım” diye açıklayan ve gizliden destek veren, takımı küçülten ve aciz duruma getiren Ziya Eren’in, içi rahat mı bilemiyorum. Doğalgazı bilerek açtırmayan, futbolculara yemek verdirtmeyen Eren, bakalım içerdeki parayı kurtarmak adına nasıl bir hamle yapacak.
Lafı çok uzatmadan, bugün inşallah kulübe sahip çıkılır ve 84 yıllık çınar kapatılmaz!
Kayserispor için de al birini, vur ötekine demekten başka bir şey bulamıyorum.
Erciyesspor’da ki yanlış politikanın aynısı ne yazık ki Kayserispor’da da mevcut.
Tek adam mantığı ile zaten başka bir şey de beklenilmez.
Takım, kendi evinde bile galibiyete hasretken, yönetimden herhangi bir gelişme yok.
Gol atamıyorsun ve kendi kalende gol yemeden bitirdiğin bir maç yok.
Hoca, amatör liglerde bile takım yönetebilir mi diye kendi kendime soruyorum.
Geçtiğimiz yıl ki sorun gol atamamaktı!
Bu sezon da tam tersi, her maçta gol yiyoruz.
Gol atmak yetmiyor, zaten Welliton haricinde gol atan da yok. O da susunca durum içler acısı..
2 hafta önce Osmanlıspor maçı sonrasında istifa ettiğini açıklayan ve daha sonrasında keskin bir u dönüş ile yanlış anlaşıldığını belirterek, yeniden takımın başına dönen Hakan Kutlu ile bu iş olmaz.
Diyeceksiniz, geçtiğimiz sezon Hakan Kutlu, bu takımı kurtardı (!) Bunu külahıma anlatın.
Defansta Simic gibi biri vardı, orta sahada Biseswar takımın dinamolarıydı. Şehirde birlik oldu ve geçtiğimiz sezon hasbelkader ligde tutunduk, ama papaz her zaman pilav yemez, bunu da unutmamak lazım!
Bu sezon, az önce de belirttiğim gibi 11 haftanın tamamında gol yedik. Sen hoca olacaksın ve gol sorununu çözemeyeceksin.
Skor ne olursa olsun, Hakan Kutlu, takımı iyi analiz edemiyor.
Hangi takım olursa olsun, Kayserispor’dan puan ya da puanlar alacağından emin bir şekilde maça çıkıyor.
Taraftarlar Hakan Kutlu’nun istifasını isterken, çok başarılı olan hocamız, “Sürekli yenilgi alıyoruz, futbol inanç oyunu, inanmak lazım. Gençlerbirliği bizden daha çok inandı. ” gibi saçma sapan sözlerle vakit dolduruyor.
Spiker, maç bitiminde Kutlu’ya soruyor, “Hocam, taraftar istifa istedi”, hoca cevaplıyor, “Onlarda üzgün.Anlık tepkiler olabilir.Yarın kazanırız çağırırlar.”
Başka bir şey yazmama da gerek yok zaten!
Yönetim, geçtiğimiz sezon Tolunay Kafkas ile hangi hataları yaptıysa, bu yıl da Hakan Kutlu ile adeta “Dejavu” yapıyor.
Kutlu için diyeceksiniz, “Dere geçerken, at değiştirilmez.”
Evet, değiştirilmez, ama dere var, at yok!
Hakan Kutlu’nun, başarısız olduğunu ve başarısız olacağını yazımın başında belirttiğim gibi sokaktaki çocuk dahi tahmin ediyordu.
Vizyonu olan, geleceğe dair farklılık yapabilecek bir hocamız yok! Yönetim, elini cebine atmadığı taktirde de olamaz!
Az olsun, bizim olsun mantığıyla bu takım yönetilmez.
Sezon başında “Para yok” denilerek, önce Kutlu ile devam kararı alındı, ardından da PTT Birinci Lig’den oyuncular. Bununla birlikte PTT Birinci Lig’e düşmüş takımlardan da transferler yapıldı.
Bobo’lu, Nobre’li, Toledo’lu, Gökhan Ünal’lı, Mehmet Topuz’lu, Ali Turan’lı, Amrabat’lı, Aydın Toscalı’lı, Hasan Ali Kaldırım’lı, Bülent Bölüşbaşı’lı, İvankov’lu, İglesias’lı Saido’lu, Yordanov’lu, Ragıp’lı ve daha ismini saymadığım nice yıldızlar geldi geçti.
Dünya futbolu kendini yenilerken, bizim eşraf daha az para ödeyelim, ligde kalalım mantığını yıllardı uyguladı, ama başarı ne hikmettir gelmedi, gelmeyecekte!
Takımın pazu bandını kim aldıysa, gönderildi! Dedim ya, daha az para ödeyelim diye!
Sözü çok uzatmaya gerek yok, ne Erciyesspor’dan, ne de Kayserispor’dan bir başarı gelmez.
3 büyük takım maçlarında spor severlerle adeta dalga geçen yönetim, bilet fiyatlarını 500 TL yaparken, muhtaç olduğu maçlarda da 5 TL gibi komik bir rakamla oynadığı taktirde ne destek gelir, ne de başarı!
Bu şehrin Mehmet Özhaseki’ye ne kadar çok ihtiyacı olduğunu bir kez daha gördük!
Özhaseki başkanın, bir an evvel hem Kayserispor’a, hem de Erciyesspor’a el atması gerektiğini belirterek, yazıma son veriyorum.




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --