HAKEM FACİASI!

Kayserispor’un, Mersin İdman Yurdu karşısında adeta 3 puanı gasp edildi.

13:06:43 | 2016-02-07
Hakan ÇİFTCİ
Hakan ÇİFTCİ      hakanciftci38@hotmail.com

Önemli eksiklikleri olmasına karşın 90 dakika boyunca sahada basmadık yer bırakmayan Sarı-Kırmızılı temsilcimiz, maçın orta hakemini geçemedi.

Maçın orta hakemi Halit Umut Meler, 15 dakikada işi bitirdi desem yanlış olmaz.

15 dakikaya 5 sarı kart, 1 kırmızı kart ve penaltı sığdıran Meler, Kayserispor’un hakkını adeta çaldı.

Kartların bazıları doğru olsa da 5 sarı kart, özellikle de ilk 15 dakikada olması son derece manidar oldu. 

Mustafa Akbaş’ın pozisyonuna penaltı veren mantık; gerçekten de ya bu işi bilmiyor ya da büyük bir kasıt var.

El insaf be kardeşim.

Mustafa Akbaş, rakibi görmüyor bile!

Hadi son adam dedin, hadi kırmızı kart verdin de, penaltı da neyin nesi?

Faul, ceza alanının dışında oluyor, ama daha önceden şartlı olarak Kayseri’ye gelen Meler, hiç tereddüt etmeden penaltı noktasını gösteriyor. Faul, dışarıdayken, sırf futbolcu içeri düştü diye penaltı mı verilir, gerçekten de çok yazık.

Kayseri’ye şartlı gelen Meler, ilk yarıda görevini fazlasıyla tamamladı. Meler, ikinci yarıda normale döndü, ama iş işten geçti.

Hakeme ve 10 kişi kalmamıza rağmen, gerçekten de çok istekli ve kazanmayı hak eden bir Kayserispor izledik.

Mustafa Akbaş’ın, daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi patlamaya hazır bomba olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Elinizde Simic varken, neden bu ısrar?

Kafkas, Simic’i ilk 11’de oynatmamanın cezasını çekmiş oldu.

“1 musibet, bin nasihatten iyidir” atasözünün gerçekleştiği bu vahim durum inşallah Kafkas’ın ısrarla yaptığı bu yanlıştan döndürür.

Gelelim, futbolcularımızın performanslarına.

Takım ister kazansın, isterse kaybetsin, ben her zaman bildiğimi objektif olarak söylerim. Yazılarımı takip edenler bunu çok iyi bilir.

Kalede Abdulaziz, vasat bir futbol sergiledi, ama yinede tam anlamıyla güven vermedi.

Ali Ahamanda gibi yeni bir transferiniz varken; neden oynatmazsınız, aklım almıyor. Madem oynatmayacaktınız, neden aldınız ve masrafa girdiniz.

Kalede Hakan Arıkan varken, Kayacan Erdoğan, 2. kaleci, Abdulaziz de 3. kaleci pozisyonundaydı. Kalede ihtiyaç var denilerek Ali Ahamanda transfer edildi, ama 3’ncü kalecimiz sahada! Gerçekten de bunu anlamak mümkün değil. Bir kez daha soruyorum, Abdulaziz, kötü oynamadı, fakat Ali’yi neden almadınız?

Her neyse, Cem Can’ın adını oyunda kaldığı sürede kaç kez duyduk, kaç kez pozisyonların içindeydi? Böylesine pili bitmiş futbolcuların Kayserispor’da işi olmamalı.

Sinan Bakış derseniz, adam futboldan ziyade konu mankeni olsa yeridir. Sinan’ı, bırakın Süper Lig’i, PTT 1. Lig’de bile oynatmam.

Samba Sow’a da gelince, çok kaliteli ve etkili bir oyuncu. Fakat, topla oynamayı o kadar seviyor ki, bir çok atağımız başlamadan bitti. Çok top kazanan bir oyuncu olmasına karşın, bir o kadar da kaybetti. Sow’un, bu kadar fazla topla oynaması takımın hızını kesiyor. Kafkas’ın, buna çözüm bulması lazım.

Ömer Bayram’a da ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Ömer, sorumluluk alarak, gerek defansta, gerekse de hücum hattında adeta 2 kişilik oynadı. Diğer oyuncularımız, Ömer’i örnek alsın, bu Kayserispor’un bileği kolay kolay bükülmez, fakat hakemler yanlı yönetmez ise!

Bence, yeni transferlerin tamamının ilk 11’de olması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Madem ihtiyaç var, kadro kısıtlı ve yetersiz denildi ve transferler gerçekleşti. Buna diyecek lazım yok. Fakat, madem alındı, neden oynatmıyorsunuz?

Oyuna sonradan giren Adnane’nin iyi mi kötü mü olduğuna kadar vermek zor, fakat  William Alves de Oliveira’ya gelirsek, sözüm yok. Çok kaliteli bir oyuncu olduğu her halinden belli!

Bir çok pozisyonu kendi oluşturdu ve net gol fırsatlarına girdi.

Belki sonuca gidemedi, ama zamana ihtiyacı olduğu çok belli. Kumaşı iyi olan bir golcümüz var demek mümkün.

Sözün özü; Meler, yanlı ya da yanlış kararlarıyla gardımızı düşürdü ve 3 puanımızın kaybolmasında başrolü oynadı.

Takım 10 kişi oynamasına karşın, son derece iyi mücadele etti. Cezalı olan Biseswar, Zeki, Deniz ile birlikte sakatlıkları bulunan Derley ve Furkan’ın yokluğunda yeni transferlerle başlasaydık, çok daha iyi olurdu…

Ömer gibi Biseswar’a da parantez açmak lazım. 2 sezon önce gönderileceklerin başında yer alan, PTT Birinci Lig’in kilit adamı ve bu sezonun parlayan yıldızı olan Biseswar’ı, Mersin karşısında, adeta mumla aradık. 90 dakikada rakip kaleye bir çok kez gitmemize karşın, sadece 2 isabetli şut alabildik.

Defans yaparak, başarıya ulaşmak çok zor.

Biseswar’ın, kıymetini yokluğunda çok daha iyi gördük.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Kapalı Kale Taraftarlar Gurubu olmadan futbolunda tadı olmuyor. Bu maça cezalı olduklarından ötürü giremeyen taraftarları da en az Biseswar gibi mumla aradık. 33 bin kişilik Kayseri Has Stadı’nda, adeta deplasman havası yaşandı. Yaklaşık 2500 taraftar Kayserispor’u izlemek için geldi. Maça tezahürat yapılmaması damga vurdu.

Kapalı Kale olmayınca, maç sanki Mersin’de oynandı. Bu şehrin, hem Kayserispor’a, hem Erciyesspor’a, hem Kapalı Kale’ye, hem de Kayseri Erciyes Taraftarlar Derneği’ne sahip çıkması gerekiyor.

Son olarak, umut veren olay, Kayserispor, her geçen gün takım olma yolunda önemli adımlar atarak, üzerine koyuyor. Bu maç öyle ya da böyle geçti. Bundan sonra Kupa da olmayacağı için, her maça final olarak bakılarak, ona göre çalışılmalı. Kafkas’ın da tecrübesinin bu doğrultuda olacağından hiçbir şüphem yok. Yeter ki, Simic’i oynatsın…




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --