GÜLE GÜLE ALİ AĞABEY

GÜLE GÜLE ALİ AĞABEY

13:47:08 | 2017-10-19
OSMAN ÇİFTCİ
OSMAN ÇİFTCİ      osmanciftci3800@gmail.com

Gazeteciliğe başladığım yıllarda adını en çok duyduğum gazetecilerden biriydi, "sıradan" bir adam değildi...

Tanıyalı 20 yılı geçti...

Eski adliye binasının çaprazındaki gazete ofisinin camından "nörüyon Osman" diye seslendiğinde yanına varıp çayını, kahvesini içer memleket meseleleri üzerine sohbet ederdik.

Şimdilerde adına gazeteci denilen "propagandist"ler gibi falan hiç değildi...

Atatürk Cumhuriyeti'nin değerlerine bağlı, gözünü budaktan sakınmayan, bıçkın; yani gözü pek, cesur, yürekli yazılar yazan bir kalemdi.

Bu yönüyle takdir ettiğim bir isimdi.

Kayseri, "Ateş Hattı" köşesinde yazdığı yazılardan, "taşlama", "kim", "bizimkiler", "peşrev", "ne olmuş?" başlığı ile ele aldığı konulardan O'nun penceresinden Kayseri gündemine mercek uzatıyordu.

Ustaydı, üstattı, duayendi.

Polis adliye haberciliğinde Kayseri'de öncüydü...

*

Kayseri'de gazetelerin birleşmesi konusu gündeme geldiğinde Ali ağabey ile ortak olmaya karar vermiş, ortaklık tutanağının altına imza bile atmıştık. Birleşme sürecinde Basın İlan Kurumu'nun o günkü yöneticilerinin oyununa geldik, Ali ağabeyle ortak olmak da nasip olmadı.

Şu günlerde "Kayseri'de ki gazete sayısını 14'ten 7'ye düşürelim gazeteler daha nitelikli çıksın" şeklinde arayışlar gündeme geldiğinde de "Öyle birşey olursa Ali ağabeyle ortak oluruz" düşüncemizi sürdürüyorduk.

Nasip olmadı...

*

Birgün Melikgazi Hastanesi Başhekimi Mustafa Demirel aradı, "Osman bey Ali Ceran bizim hastanede yatıyor, benim teşhisime göre akciğer kanseri ama bu durumu kendisine söyleyemedim. Üniversite Hastanesi'nde de bir bakılsa iyi olur. Sen ailesiyle tanıştırıyor musun" diye sordu.

Nasıl üzüldüm anlatamam.

Ali ağabeye Kayseri'de en yakın olarak tanıdığım kişi gazeteci Veli Altınkaya'yı aradım böylece Ali ağabeyin de ailesinin de durumdan haberi oldu.

Mehmet Özet ile hemen Melikgazi Hastanesi'ne ziyaretine gittik, hastanede yattığının duyulmasını bile istemedi, "Öyle ciddi bir hastalığım yok çok şükür" dedi.

Birşey diyemedim, "Hakkını helal et" bile diyemedim.

Merdivenlere kadar bizi yolcu etti, sanki içine doğmuşcasına, "daha önce de kanser tedavisi gördüm, yendim" diye anlattı.

*

Sonrasında kemoterapi almaya başladı, "durumu iyi, kanseri yendi" haberlerini aldıkça O'nun adına seviniyordum.

Dualarımda da vardı Ali ağabey...

Kanseri yendi derken iki hafta kadar öncesinde yeniden nüksetmiş.

Dün de illet hastalığa bağlı olarak gelişen kalp krizi sonucu Ali ağabey vefat etmiş.

Daha 53 yaşında...

Ama ölümün erkeni geci yok ki...

Allah'tan geldik O'na aidiz ve yine O'na döneceğiz.

Biz böyle inanıyor böyle iman ediyoruz. Nefes sayılı, vade belli.

İmtihan dünyasındayız.

Cenab-ı Allah imtihanı kolay olanlardan, huzuruna imanla varanlardan eylesin cümlemizi.

Ve geride bir Ali Ceran hikayesiyle gitti Ali ağabey.

Televizyonda programlar yapacaktık o da nasip olmadı.

Velhasılı bir Ali Ceran geldi geçti bu diyardan...

Güle güle git, yattığın yer nur, mekanın cennet olsun Ali ağabey.

Allah rahmetiyle muamele eylesin, geride kalanlarına Sabrı Cemil ihsan eylesin.

Ailesine, basın camiasına ve Kayseri'ye başsağlığı diliyorum.




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --