“Gücünüz yetmez!...”

“Gücünüz yetmez!...” Evet.. Bu sözler Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a aittir.

13:49:43 | 2017-07-25
Ahmet Çınar
Ahmet Çınar      ahmet.cinar1907@gmail.com

Bu açıklama, Büyük Adadaki misyoner toplantısındaki tutuklamalar sonrası, Almanya’nın Ekonomi Bakanı Zypries’in, Türkiye’nin Alman şirketlerini terör destekleyicisi olarak kara listeye aldığını açıklaması sonrasına denk gelmektedir.

Ayrıca Sn. Erdoğan: ‘’Bunlar külliyen yalan. Türkiye’yi karalamaya ve korkutmaya gücünüz yetmez. Almanya kendine çeki düzen vermeli. Bizim yargımız onlardan daha bağımsızdır’’ diyor.

Türkiye’de ‘Adalet’in tartışıldığı şu günlerde yapılan bu açıklama, ister istemez gündemi de sıcak tutmaya yetiyor.
Bir tarafta ‘Adalet’ için yapılan yürüyüş sıcaklığını korurken, diğer taraftan da Almanya’dan Türkiye’deki adalet konusundaki tartışmalı açıklamalar işin tuzu biberi olmaya yetiyor.

CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı ve taraflı- tarafsız milyonların katıldığı ve adına ‘’Gandi’’ yürüyüşü de denen ‘’Adalet istiyoruz’’ yürüyüşü karşısında İktidarın değişik kesimlerinden alınan olumsuz tepkilere rağmen büyük ses getirmesi yabana atılmamalı.
Gerçek şu ki; yapılan anketler, Türk halkının yüzde 70’inin adalete güvenmediğini ortaya koyuyor.
Bu ses, azımsanmayacak bir kitlenin sesi,
Bu ses, mazlum duruma düşürülen binlerce insanın sesi.
Bu ses, özgürlük isteyen, sesi kesilenlerin sesi.
Bu ses, Türkiye’yi seviyoruz diyenlerin sesi.
Bu ses, Ayrışmak istemeyenlerin sesi.
Bu ses, 15 Temmuzda hain darbe girişimine karşı koyanların sesi.
Yani, Türkiye’nin sesi.

Bu sesle kimse alay edemez, etmemeli de.
Ne dedi Sn. Başbakan Binali Yıldırım:
‘’Boşuna yorulmasınlar, hızlı trene binsinler. Oysa, Sn. Binali Yıldırım’ın söylediği bu söz, siyasi polemikten başka bir şey değildir.
Dikkat çekici bir espri yüklü olsa da meseleyi ciddiye almak zorundayız.

Söylediğimiz şey hep şu:
ADALET HEPİMİZE LAZIM..
Kim olursak olalım, Kral bile olsak o dalga geçilmeye çalışılan ‘Adalet’ bir gün hepimize lazım.

Prusya kralı olan Büyük Frederich, Postdam Ormanlarında gezinirken bir değirmenin bulunduğu tepenin yanındaki alçak bir tepe üstünde durur ve orada gördüğü değirmeni satın alarak, yerine, şanına yakışır muhteşem bir saray yaptırmak ister.
Hemen yardımcıları değirmenin sahibini bulur ve araziyi değirmenle birlikte kendisinden almak isterler. Ancak değirmenci, araziyi vermeye razı olmaz. Bunun üzerine kralın yardımcıları değirmenciyi kralın huzuruna çıkartırlar.

Kral değirmenciye bakar, ‘’Arazine bir saray yaptırmak istiyorum’’ der. İkna etmek için önce değirmene değerinin kat kat üstünde bir bedel ödemeyi teklif eder. Fakat değirmenci kral ne kadar para verirse versin, bu satışa bir türlü razı olmaz.

Kral teklif ettiği onca paraya rağmen değirmeni satın alamayınca sinirlenir ve:
‘’Sen, benim Prusya Kralı Frederich olduğumu bilmiyor musun yoksa?’’ diye gürler.
Değirmenci, hiç alttan almaz ‘’Biliyorum’’ der.
Senin kral olduğunu biliyorum ama ben de bu değirmenin ve arazinin sahibi SANS SOUCİ’ yim’’ der.

Kral, iyice köpürür ve ‘’ Madem benim kim olduğumu biliyorsun, o halde zorla alabileceğimi de biliyor olmalısın’’ Benim binlerce askerim var. Senin kimin var?’’ der.

Değirmenci, bu söz üzerine hiç telaşa düşmeden tarihe geçen o ünlü sözü söyler:
BERLİN’DE HAKİMLER VAR.. Ben de onlara güveniyorum’’
Kral, bu cevap üzerine ıslah ettiği mahkemelerin adaletine, kendi aleyhine bile olsa, güvenildiğini anlar ve yine tarihe geçen şu ünlü sözünü söyler:

HİÇBİR GÜÇ, HİÇBİR İKTİDAR, KRAL DAHİ OLSA ADALETTEN ÜSTÜN DEĞİLDİR.

Muhakkak ki; biz de bu sözü söyleyebildiğimiz zaman sosyal birliği ve devlet saygınlığını elde etmiş olabiliriz.

Kral Frederich, bu yel değirmeninin Prusya Krallığı devam ettikçe korunmasını ister ve onun daha altında olan tepeye sarayını diker ve adını da, SANS SOUCİ SARAYI koyar.

Evet.. Adalet oldukça, kral da olsanız bazı şeylere gücünüz yetmez.




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --