“FETÖ’yü kim bela ettiyse gidin onlara sorun”

19:37:58 | 2017-12-06

Kayseri'de, FETÖ/PDY yönelik soruşturma kapsamında kapatılan Melikşah Üniversitesi’nin arsası ile ilgili davası başladı. 31 sanığın bulunduğu davada sanıklar savunmalarını yaparak , haklarındaki iddialara yanıt verdi. Dava 3 gün sürecek.

 Kayseri’de kapatılan Melikşah Üniversitesi’nin arsası ile ilgili dava görülmeye başlandı. Talas ilçesi sınırları içerisinde bulunan ve eski ismi Kertmelik olan mahalledeki, arsaların FETÖ terör örgütü üyelerince hak sahiplerinden değerinin altında alındığı ve bu yolla nitelikli dolandırıcılık yapıldığı yönünde iddiaların yer aldığı Melikşah davası Kayseri 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. 3 gün sürecek olan davada 31 sanığın savunma yapacak. Davanın dünkü bölümünde savunma yapanAbdülhakim Coşkun, arazi sahipleri ile bu konuda yapılan hiçbir toplantıya katılmadığını belirtti.

“ÖRGÜT ÜYELİĞİ TABİRİNİN BENİM ADIMA KALDIRILMASINI TALEP EDİYORUM”

Oşkun, “Ben Melikşah Üniversitesinde mütevelli üyeliği yaptım. O dönemlerde vakıfların ve vakıf üniversitelerin açılmasını devlet teşvik ediyordu. ERÜ’de bize garantör olmuştu. Ben topluma katkı sağlayacak her türlü etkinliklerde olurum. 2012 yılında kendi isteğimle buradan ayrıldım. Bana yönelik yapılan örgüt elemanı suçlamasını kabul etmiyorum. Benim burada sadece akademik çalışmalarım oldu. Arazi satım ya da alımlar konusunda hiçbir bilgim olmazdı. Arazi sahipleri ile yapılan hiçbir toplantıya katılmadım. Örgüt üyeliği tabirinin benim adıma kaldırılmasını talep ediyorum. Müştekilerden hiç biri benim adını söylememiştir” dedi.

“ARSA İLE NECMİ SOMTAŞ, ÖMER BOZOK İLGİLENİRDİ

Melikşah davasında yargılanan bir diğer sanık Ersin Kıranatlıoğlu ise, “Melikşah Üniversitesinde 2013-2014 yılları arasında mütevelli olarak görev yaptım. Bu süreç içerisinde arsa alımı ya da plan tadilatı konusunda hiçbir girişimim olmadı. Melikşah için arsa işlerini arsa komisyonu olan Necmi Somtaş, Ömer Bozok ilgilenirdi. Bunlar arsa alım satımı yaparlardı. Arsa kamulaştırması konusunda yapılan toplantılara katılmadım. Arsa sahipleriyle hiç görüşmem olmadı.” Dedi

“MUSTAFA ATSIZ’IN BANA ATTIĞI İFTİRALARI KABUL ETMİYORUM”

FETÖ davasında tutuklu isimlerde Ahmet Türkmen ise, o dönem Melikşah mütevelli heyetinin en yaşlı ismi olduğunu belirtti.  “Ben toplantılara 1 hafta katılırdım 5 hafta katılmazdım” diyen Türkmen,  hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu öne sürerek, şunları söyledi: “Ben eğitim ve arsa işlerinden anlamam ben benzinciyim. Ben arsa konusunda yapılan toplantılarda yoktum. Ben 30 Aralık 2013 yılında yönetimden ayrıldım. O dönem şu karar alındı. Burada yaşayan insanlar zor geçinen insanlar. Bunların hayallerini kırmayalım. Buralar ileride değerlenirse bu insanlar mağdur olur. Buradaki arsaların bedeli ne ise fazlasını verip dualarını alalım dendi”

“BANA ÖRGÜT ÜYESİ DİYORLAR BU LAF BENİN KANIMA DOKUNUYOR

Hakkındaki “FETÖ’nün Adliye imamı” suçlamasını da kabul etmeyen Türkmen,  “Bana örgüt üyesi diyorlar bu laf benin kanıma dokunuyor. Bana adliye imamı diyorlar. Benim bildiğim imamlar namaz kıldırır. Ben bugüne kadar hangi adliye çalışana namaz kıldırdım söylesinler. Benim anladığım imamlık budur. Bana iftira atıyorlar. Bu iftira atanlar, bu şehrin kimyasını bozdular, bozmaya da devam ediyorlar. Yazık, gerçekten çok yazık. Benim hakkımda Şemşettin Nursaçan’ın verdiği ifade şaşırttı. Şemsettin Nursaçan problemli bir insandır. Yaptığı hataları düzeltmek için birilerinin üzerine suç atıyor. Benim arsa sahipleriyle hiçbir görüşmem olmamıştır. Beni tanımazlar. Ben 17-25 Aralık’tan sonra birçok kişiye devletimize yapılan bir durum. Herkes dilini tutsun, tutmayan yanar demişliğimde olmuştur. Mustafa Atsız benimle ne derdi var? İnanın bilmiyorum. Benimle uğraşmaya devam ediyor. Mustafa Atsız’ın bana attığı iftiraları kabul etmiyorum. Kendisine de davalar açacağım. Mustafa Atsız ile ne samimiyetim var, ne de husumetim. Böyle iftiraları neden atıyor, anlamıyorum. Mustafa Atsız her zaman kendisini Valiler’den üstün görmüştür. Her taşın altında bir şeyler çıkarmaya çalışan birisidir. Ahmet Türkmen be Türkmen ailesinde devlete karşı bir çürük bulanamazsınız”  ifadelerimi kullandı. Kapatılan Melikşah Üniversitesi’nin eski Rektörü Reşit Özkanca da hakkındaki iddiaları kabul etmedi. Özkanca, “Rektör Üniversitelerde en üst akademik kişidir. YÖK yasasına göre ben akademik işi yürüttüm. Melikşah Üniversitesi Mütevelli heyeti tarafından bana arsa alım ya da satım konusunda hiçbir yetki ve sorumluluk verilmedi. Benim arsa ile ilgili hiçbir bilgim yok. Benim arsa sahipleri ile hiçbir görüşmem olmadı.” dedi.

“BİZİ ÖRGÜT ELEMANI GİBİ YARGILAMAK ADALETE OLAN GÜVENİMİZİ SARSIYOR”

 FETÖ çatı davasında da yargılanan  tutuklu sanık ve aynı zamanda AK Parti eski il yöneticilerinden Bülent Ünsal ise, mahkemedeki savunmasında bu davada neden olduğunu anlamadığını belirtti. Ünsal,  “Ben Burç Eğitim vakfının kurucu üyesiyim. Kayseri’ye ikinci bir üniversite kazandırmak için bu çalışmaya girdim. Tamamen Allah rızası için yaptım. Benim mütevelli heyetinde adım yoktur. Ben vakfın hiçbir toplantısına gitmedim. Benim sağlıkta yetkili biri olduğum söyleniyor. Bana iftira atıyorlar. Böyle bir görevim hiç olmadı. Bizi örgüt elemanı gibi yargılamak adalete olan güvenimizi sarsıyor. Benimle ilgili hazırlanan iddianamedeki deliller çökmüştür” şeklinde konuştu.

 “BEN HİÇBİR ZAMAN BU ÖRGÜTÜN İÇİNDE BULUNMADIM”

ERÜ Çocuk Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Cüneyit Turan’da mahkemedeki savunmasında şunları söyledi: “Ben Burç Eğitim vakfı üyeleri tarafından vakfa davet edildi. Kurucu mütevelli heyetinde bulundum. Toplantılarına katıldım. Burada dinler arası diyalog konuşmaları olunca ben tepki gösterdim. Burada yaptığım konuşmalardan rahatsız oldular ve bunu bana söylediler. Daha sonra vakıf yöneticisinden biri yanıma geldi ve hazırlanan bir istifa dilekçesi önüme uzattı ve bende sevinçle bunu imzaladım. Arsa sahipleri ile hiçbir görüşmem olmadı. Ben hiçbir zaman bu örgütün içinde bulunmadım. Bu davadan beraatımı istiyorum” Sanık Ekrem Horozoğlu da, “İddianamede hakkımda somut bir delil yoktur. Mütevelli olduğum dönemde hiçbir hukuksuz işe şahit olmadım. Hiçbir satışta suç unsuru yoktur. Ben bu dönemde hiç kimsenin kandırıldığını görmedim. Bu işlemler yasal yapılan işlemlerdi. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

“HERKESİN HAKKININ SONUNA KADAR VERİLMESİ KONUSUNDA TELKİNLER YAPILDIĞINI BİLİYORUM”

FETÖ çatı davasında tutuklanan ve geçtiğimiz günlerde de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Kayseri Sanayi Odası eski Meclis Başkanı Nurettin Okandan da davanın sanıkları arasında yer aldı. Okandan,  “Davacılardan hiç birinde benim ismim geçmemektedir. Bende Melikşah’da mütevelli heyeti üyesiydim. Ben Melikşah’ta protokol, reklam ve tanıtım işlerinden sorumluydum. Arsa işlerini Necmi Somtaş, Halit Gazezoğlu ve Veli Demirci ilgilenirdi. Arsa komisyon üyeleri bunlardı. Arsa alım ya da satımından haberim yoktur. Ben herkesin hakkının sonuna kadar verilmesi konusunda telkinler yapıldığını biliyorum” diye konuştu.

“BURADAKİ ARSALARIN BEDELLERİ ÜZERİNDEN SATIN ALINMIŞTIR”

FETÖ davasında tutuklu bulunan isimler arasında yer alan Halit Gazezoğlu, mahkemedeki savunmasında iddiaları yalanlayarak,“Arsa alımında hak sahiplerinin mağdur edilmemesi için gayret gösterdik” dedi. Gazezoğlu, şöyle konuştu: “Önceliğimiz Melikşah Üniversitesi’nin gelişmesine uygun olan arsaların alınmasıydı. Bu noktada arsa sahipleri mağdur edilmeyecekti. Hem de arsa alımında bağış yapan hayırseverlerin hakkı geçmemesi için gayret edilmiştir. Bölgedeki arsalar 600 bin metrekareydi. Bununla birlikte 700 şahıs vardı. 2007-2015 yılına kadar yaklaşık 200 bin metrekare arsa satın alınmıştı. Müteahhitlerin o bölgeye ilgi göstermemesinin nedeni kast oranının düşük olması ve 3 katlı yerlerin olmasından kaynaklanıyordu. Birde bizim hakkımızda kamulaştırma tehdidi var. Kamulaştırma özel üniversitelere verilmiş özel bir haktır. Bu kamulaştırma 2 ya da 3 arsa üzerinde yapıldı. Biz isteseydik hepsine kamulaştırma davası açardık ve ucuza alabilirdik. Bizim önceliğimiz hak sahiplerinin mağdur olmamasıydı. Hakkımda şikayette bulunan Mehmet Şimşek isimli vatandaş ile o dönem sürekli görüştük. Arsasına 3 kat daha fazla bedel istedi. Anlaşamadık ve kamulaştırma davası açıldı ve mahkeme bir bedel belirledi. İstediği bedelden çok daha düşük oldu ama biz yinede vatandaşla bir araya geldik ve daha fazlasını kendisine ödedik. O dönem kendisine 12 daire verilmişti. Bedeli 1 milyon TL idi. 5 yıl sonra benim arsanın bedeli 25 daireydi diyerek şikayette bulundu. Bir diğer 3 kişi içinde kamulaştırma davası açıldı. Buradaki arsaların bedelleri üzerinden satın alınmıştır. Daha sonra hak sahipleri istediklerini veremeyince şikayette bulundular”

“BİZ EĞİTİME GÖNÜL VERMİŞ İNSANLARIZ, BERAATIMI TALEP EDİYORUM”

FETÖ davasında tutuklu bulunan ve bu davada da sanık olan Hamdi Kınaş da yapılan suçlamaları kabul etmediğini dile getirdi.  “Mütevelli heyeti hak sahiplerinin mağdur olmaması için gayret ettiğini biliyorum” diyen Kınaş,  “Biz o bölgeye çok katlı binalarda yaptık. Oranın bedeli ne kadar olduğunu iyi biliyoruz. Talas’ta bende daireler yaptım. 400 metrekare arsaya bir daire verdim. Kendi arsalarına çok katlı daireler gelmiş gibi taleplerde bulundular. Üniversitenin kamulaştırma hakkı vardı ama kullanmak istemiyordu. Ama mütevelli heyeti hak sahiplerinin rızasını almak istiyordu. Burada imar değişikliği yapmak öyle söylendiği gibi kolay değildir. Burada kamulaştırma davası açılan arsa sahiplerine yine ek ödemeler yapılmıştır. Ben Talas’ta yaptığımız dairelerden yani Kınaş’tan hiçbir daire vermedim. Bize atılan suçları kabul etmiyoruz. Biz eğitime gönül vermiş insanlarız. Beraatımı talep ediyorum.

 “BURADA NE TALAS BELEDİYESİ’NDEN NE DE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDEN BİR YETKİLİNİN OLMAMASI DİKKAT ÇEKİCİ”

 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kapatılan Melikşah Üniversitesi’nde son olarak görev yapan eski rektör  Mahmut Dursun Mat da mahkemede sanık olarak yer aldı ve savunmasını yaptı. Mat, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Benimle ilgili hiçbir suçlama yapılmadı. Benim burada olma sebebini bile bilmiyorum. Rektörler mütevelli heyetlerinin doğal üyesidir. Rektör en üst karar veren merci değildir. Mütevelli heyeti bu kararı verir. Ben Üniversitede eğitim, araştırma, akademik personelin istihdamıyla ilgiliydim. Üniversitenin ikinci rektörüydüm. Temmuz 2016 yılına kadar görev yaptım. Arsa alım satımlar bende önce başlayan bir süreçtir. Burada ne Talas Belediyesi’nden ne de Büyükşehir Belediyesi’nden bir yetkilinin olmaması dikkat çekicidir. Ben görev yaptığım dönemde hiçbir kanunsuz karara imza atmadım. Beraatımı talep ediyorum”

 “BU ÖRGÜTÜ BU MİLLETİN BAŞINA KİM BELA ETTİYSE, 250 KİŞİYİ KİM ŞEHİT ETTİYSE ONLARA SORUN”

Melikşah davasının sanıkları arasında yer alan bir diğer isim ise Kayseri Ticaret Odası eski Meclis Başkanı Mehmet Filiz’di. Kayseri 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkındaki iddialarla ilgili konuşan Filiz, “Ben bu davada neden olduğumu anlamadım” açıklamasıyla dikkat çekti. Filiz, “Ben Burç Eğitim Vakfı üyesiydim. Ben alınan arsa sahipleriyle hiçbir görüşmem olmadı. Ben eğitim gönüllüsü birisiyim. Eğitim için her şeyi yapmaya her zaman hazırım. Eğitim için bir şeyler yaptığım için bugün ise pişmanım. Anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan getirildi. Ben arkadaşlarım bu millet için ne yaptık. Bu örgütü bu milletin başına kim bela ettiyse, 15 Temmuz darbe girişiminde kim bulunduysa, 250 kişiyi kim şehit ettiyse onlara sorun. Ocağımız dağıldı. Nedir bizim bu çektiğimiz. Hiç milletimize ve devletimize hiçbir şey yapmadık. Biz eğitimsiz bir millet olmasın diye çalıştık. Bunları kim yaptıysa bulun bizde yüzlerine tükürelim” dedi.

“EĞER BURASI TERÖR ÖRGÜTÜ YUVASI İSEYSE BURAYA MÜSAADE EDENLERİNDE YARGILANMASI LAZIM”

Davada sanıklar arasında yer alan ve aynı zamanda FETÖ’nün çatı davasında da tutuklu yargılanan Memduh Boydak da mahkemede savunma yapan isimler arasındaydı. Davanın sanıkları arasında olan Boydak,  “Hiç kimse bizim ailemize nitelikli dolandırıcılık yapıyor sözünü bile söylemez” şeklinde konuştu. Boydak, “Ben Kayseriliyim. 26 yıl iş dünyasında birçok şirketin başında yöneticilik yaptım. Boydak Holding’in CEO’suyum. O dönem bize sizi kendinize bırakmazlar diyorlardı doğru söylemişler. Biz dünyaya sadece ciro yapmak için elbette gelmedik. Yapılan hiçbir iyilik cezasız kalmaz düşüncesini şimdi biz yaşıyoruz. Ben orman kanununa muhalefetten bile yargılanıyorum. Çatı davada terör örgütü üyesi olarak da yargılanıyorum. Şimdide Nitelikli dolandırıcılık suçlaması ile de yargılanıyorum. Hiç kimse bizim ailemize nitelikli dolandırıcılık yapıyor sözünü bile söylemez. Ben yaşananlara hayretle bakıyorum. Eğer burası terör örgütü yuvası iseyse buraya müsaade edenlerinde yargılanması lazım. Eğer burası terör yuvasıyla neden bugüne kadar bir terör olayı yaşanması. Neden terörist bir öğrenci, öğretmen ve veli çıkmadı merak ediyorum. Tarafıma yapılan suçlamaları kabul etmiyorum. Bu davadan beraatımı talep ediyorum” diye konuştu.

Haber: Güler Ruhsar AKTAŞ

 




ETİKET :  

Tümü