Diyanet Vakfı’nın ticareti...

Diyanet Vakfı’nın ticareti...

11:26:49 | 2018-02-07
OSMAN ÇİFTCİ
OSMAN ÇİFTCİ      osmanciftci3800@gmail.com

7,5 milyar nüfusa sahip dünyamızda her yıl 2 milyonu aşkın kişi Hacı olabilmek için Kurban Bayramı’nda Mekke’de Arafat’ta buluşuyor...
Suudi Arabistan, müslüman ülkeler arasında Hac kotası veriyor. En çok nüfusa sahip müslüman ülkeler sırasıya Endenozya, Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Nijerya, Türkiye diye gidiyor...
Türkiye’de bu yıl 2 milyon 120 bin 967 hacı adayı arasında çekilen kura sonucunda 80 bin kişi kutsal topraklara gitmeye hak kazandı. Bu kotanın dışında gitmek isteyenler de Hac’ca gidiyor mu diye kısa bir araştırma yaptım, evet gidiyor. Daha fazla ücret ödeyerek Türkiye kotasının dışında ki kotalardan faydalanarak Hac’ca gidenler var. İşçi vizesiyle, ticari vizeyle, görev vizesiyle, yurtdışında çalışıyorsa ya da yakını varsa onun üzerinden (mesela Almanya’nın kotasına fazla başvuru olmadığı için Almanya üzerinden başvuran kişi çok fazla beklemeden Hacı olabiliyor) Haricen Arabistan’da ki prenslere tanınan kotalar da var, 100, 300, 500 kişilik bu kotaları prensler aracılar vasıtasıyla satıyor, böyle de gidebilenler de oluyormuş...
*** ***
2018 yılı hac kurasında kesin kayıt hakkı kazanan hacı adayları, dün sabah saat 08:30’dan itibaren hac.diyanet.gov.tr adresinden “2018 yılı hac kesin kayıt yaptırabilir” belgesini almak için bilgisayar başına geçti... Aslında 16 Şubat tarihine kadar süre var kesin kayıt yaptırmak için ama dün sabah yüzde 40’lık seyahat acentesi kontenjanına girebilmek için hacı adayları sabah 08:30’da bilgisayar başındaydı. 08:30’da açılan sistem 1-2 dakika sonra seyahat acentesi kontenjanının
dolduğu mesajı verdi. Türkiye genelinde 80 bin Hacı adayından 32 bini, Kayseri’de de 1500 civarındaki Hacı adayından 580’i seyahat acentesi ile gitmeye hak
kazandı, binlerce kişi seyahat acentesi üzerinden gitme hakkını elde edemedi. Seyahat acenteleri kendilerine başvuran Hacı adaylarının kaydını yaptırmak için
onlarca öğrenci ile internet kafelerde mesaiye başladı. Kaydını yaptırdıkları da oldu kontenjan 2 dakikada dolduğu için yaptıramadıkları da oldu.
Kayıt işlemi sırasında cep telefonu numarasının değişik sıralardaki numaralarını sisteme girme şartı ile yapılan şaşırtmacayı 2 dakika içerisinde atlatanlar kayıt yaptırabildi... Aslında saçma sapan bir yarış... Hangi seyahat acentesinin kaç kişiyi Hac’ca götürebilme kapasitesine sahip olduğu belli, zaten bu konuda
yatırdıkları teminatlar da var. Acentelere ayrılan kota da belli... Ee ne diye insanları yoruyorsunuz şaşırtmacalı yarışa sokuyorsunuz kardeşim?
2 dakika bile sürmeyen zaman diliminde seyahat acentelerinden gitmek isteyenlerin kontenjanı doluyorsa yani acentelere talep bu denli fazlaysa ve insanlar Diyanet Vakfı aracılığıyla gitmekten şiddetle kaçınıyorsa Diyanet Vakfı yöneticileri bu durumu mercek altına almalı.
***
Peki Hacı adayları neden Diyanet Vakfı aracılığıyla gitmekten kaçıyor? Türkiye’de Hac’ca gitme hakkı kazanan vatandaşlar Diyanet Vakfı’nın organizasyonu
ile gidiyor. Turizm acenteleri üzerinden gitmek isteyenler de Diyanet Vakfı’nın taşeronu olarak hizmet veren yetkili acenteler aracılığıyla gidebiliyor.
Diyanet Vakfı 80 bin Hacı adayının sadece yüzde 40’ını seyahat acentaları götürebilir diye bir karar almış. Yani, 80 bin Hacı adayının 32 binini turizm
acenteleri, 48 binini de Diyanet Vakfı götürecek... Acentelerle gidenlerin daha rahat ettiği gibi bir izlenim var. Şöyle ki; acenteler sürekli Umre hizmeti verdiği için oturmuş bir kadrosu var. Diyanet Vakfı’nın Hac kadrosunda bir kafile başkanı ve 50 kişiye bir imam görevlendirilirken acentelerin sürekli bölgede hizmet
veren Mekke’yi bilen kadrolu imamları, şirketin Mekke’de görev yapan çalışanları, işin başında olan şirket sahipleri  e yöneticileri var. Bu durum seyahat acentesini daha tecrübeli yaptığı için acentelerin Hac yaptırdığı kişiler daha memnun. Acentelerin anlaştığı otellerin Mekke’ye Diyanet’in anlaştığı otellerden daha
yakın olduğu söyleniyor mesela...
Bunlar önemli etkenler ama daha önemli bir konu da fiyatlar...
***
Diyanet Vakfı 2 kişilik odalarda konaklatacağı Hacı adaylarından 5 bin 515 dolar, 4 kişilik odalarda konaklatacağı Hacı adaylarından 4 bin 128 dolar para talep ediyor. Seyahat acenteleri ise 400-500 dolar daha düşük fiyat talep ediyor. Bugünkü dolar kuru üzerinden hesapladığımızda 2 bin TL’ye varan bir rakamı Diyanet acentelerden daha fazla istiyor. İşin ticaretini yapan acenteler, vakıf olan Diyanet ama Diyanet, Hacı adaylarından acentelerin istediğinden daha fazla para talep
ediyor. Böyle bir çarpıklık Diyanet’in ticaretinin adil olmadığını ortaya koyuyor. Böyle bir ticaret Diyanet Vakfı’na yakışmıyor...
Hem acentelerin verdiği hizmeti vermeyeceksin hem de 2 bin liraya varan fazla para alacaksın. Tek kelimeyle ayıp...
Üstelik Diyanet Vakfı, seyahat acentelerinin Hac’ca götürdüğü kişi başına acentelerden 1200’er dolar hizmet karşılığı para alıyormuş. Bu 1200 dolar karşılığında verilen hizmet ne? O da yok, daha önce acenteler aracılığıyla giden Hacı adayları Diyanet’ten böyle bir hizmet görmemiş...
Diyanetle gitmek zorunda kalanlardan yani 48 bin kişiden 2’şer bin TL fazla alınan para toplamı 96 milyon TL civarında para yapıyor...
Acentelerden hiçbir hizmet vermeden kişi başı alınan hizmet bedeli 1200 dolar, 32 bin kişide 144 milyon TL civarında para ediyor...
96 milyonla 144 milyon lirayı toplayın 240 milyon TL ediyor.
Bana göre Diyanet bu işin üzerinden tüfek atıyor haksız kazanç elde ediyor...
Bırakın işin yüzde 100’ünü acenteler yapsın, sizden daha ekonomik ve daha iyi hizmet versinler diyeceğim ama 200-240 milyon TL havadan gelen paradan da vazgeçmeyeceklerdir diye tahmin ediyorum. Yazık doğrusu... Böyle vakıf hizmeti mi olur? Diyanet böyle yaparsa...




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --