Ambar sanayi sitesi SOS veriyor..

Ambar sanayi sitesi SOS veriyor..

18:44:50 | 2017-09-06
Zafer Işık
Zafer Işık      m.zafer-38@hotmail.com

Kayseri’de ilk sanayi bölgesi olarak kurulan Ambar Ağaç işleri sanayi sitesinde esnaf ilgisizlikten yakınmakta.  1970’li yılların sonlarına doğru inşaatına başlanılan  Ağaç İşleri Sanayi sitesi bir çok badireden sonra tamamlanmıştı.

Bölgenin bataklık olması nedeni  ile uzun uğraşlar sonunda yapılan dolgu üzerine kurulan sitede çok sayıda iş yeri bulunmakta.

Bölgede gelişen büyüyen sanayici, Kayseri OSB de yatarım yaparak geleceğe  yönelik adımlar atmıştır. Yani bölge bir nebze Kayseri Sanayisinin gelişimine de destek oldu.  

Bölgede bulunan 1000 dolayındaki imalathane ve  işletmede 10 binlerce işçi çalışmakta.

Kayseri- Ankara karayolu üzerinde  kurulu bulunan sanayi sitesi esnafı bugünlerde çok ama çok dertli.

Bir soru sorunca  bin ah işitmek mümkün!  Bölge esnafı ve çalışanı ilgisizlikten yakınmakta.  Güvenlik zafiyetinden , her gün yaşanan hırsızlıklardan , cami ve benzeri yerlerdeki  çevre kirliliğinden yakınmaktalar.

Ambar Ağaç İşleri  Sanayi Sitesi esnafına, hani  işlerin kıt olduğu şu günlerde ‘dokunsanız ağlayacak’ denir ya öyle bir durum var .

Öncelikle Valiliğin, sonra Büyük Şehir Belediyesinin bölgeye el uzatması, sorunların çözümü için bölge sanayicisine kulak verilmesi beklenmekte.

Kısacası  şehre Batı yönünde kent merkezi 16 km mesafede olan site S.O.S veriyor.

 

Duyarsızlık diz boyu;

Malum hem 30 Ağustos Zafer Bayramını hem de Kurban Bayramını peş peşe kutladık. Bugün bir kez daha ülke insanımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı ve  Kurban Bayramını kutluyoruz.

Kurban Bayramında alınan tedbirlere , yapılan uyarılara rağmen  yine her yer kan gölü oldu.

Herkes kurbanını kesmeye, hemen akabinde de  kavurma yapma derdine düştü. Yine kurbanın kanı yollara , kaldırımlara aktı. Yine İç organlar sağa sola savruldu. Kemik kırıkları araçların tekerlerine saplandı.

Belediye tedbir aldı ama yetersizdi.  Bir örnek vermek gerekirse , mahallem olduğu için anlatıyorum. Ama bunun benzerleri tüm merkez ilçelerde ve kırsalda da aynıydı.  Talas Yeni Doğan Mahallesi Perşembe Pazar yerinde kesimler yapıldı. Bir ara insanların kurbanlara karşı üstünlüğünü, davranışını ne kadar hoyrat olduğunu gördük ya diyecek bir şey yok. Eline bıçak alan herkesler kasap olmuş  hayvanların  üzerine çullanan çullanana. Bir koyuna dört beş kişi, Büyükbaş hayvana ise  on-onbeş kişi.

Hele 4-5 kişi bir Kurbanlık koyunu  Havada parante attırdıktan sonra   yere yapıştırıp boğazını kestiler ya, ne diyelim onları Allah affetsin.

Talas Belediyesi tedbir almış ama dedik ya insanımız tedbirsiz, pazar yerinde o kadar ark varken kurban kanının nehir gibi akarak yolları kan gölüne çevirmesi , bunu, göre  göre engellememek, yani demem o ki pes doğrusu.

Biz aslında kurban konusunda hiçbir şey bilmiyoruz. Acemi kasaplar elinde bıçaklar, üç beş kurban kesmiş kurban sahipleri  öyle bir ortam yarattılar ki ele güne ayıp oldu gene.

İnşallah Talas Belediyesi bir sonraki Kurban Bayramı için  bölgede daha güzel önlemler alır, pazar yerini  odalara böler, bölgenin dışarıdan görülmemesi  için mavi branda çeker, olukları bakıma alır, kanallar ve logarlar çoğalırsa yollar kan gölüne dönmez.  Çöp konteynerlerinin sayısı artarsa, yetişmiş ve belediye gözetiminde bulunan kasapların dışında kimsenin kesim yapmasına izin verilmezse müthiş güzel olur.   Bizden söylemesi.

Müslüman aranıyor;

Adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve sorar:

-Aranızda Müslüman olan var mı?

Korkudan kimse bir şey diyemez. Öteden yaşlı bir adam ayağa kalkar:

-Ben müslümanım  der.

Bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar. Adam dışarıdaki inek sürüsünü gösterip:

-Amca, şunları kurban edeceğim de ben beceremem yardım eder misin? Der.

Yaşlı adam bayağı bir hayvanı kestikten sonra 'ben yoruldum başka birini bul' der.

Adam bu sefer kanlı bıçakla yine camiye girer ve sorar:

-Aranızda başka Müslüman var mı?

Az önceki adamı doğradığını düşünen cemaat çok korkar ve herkes aynı anda imama bakar, imam:

-Ne bakı yosunuz ulan iki rekât namaz kıldırdık diye hemen Müslüman mı olduk.

 

Lahavle;


Camide  kurban hakkında bir vaaz dinleyen cahil kadın kocasına sormuş:
“Kuzum efendi, camide vaiz bir şey hikâye etti. Mısır’da bir kadın evliya varmış. Bir kız yerden çıkmış, keçisini boğmuşlar. Sen böyle şeyleri bilirsin, bunun aslı nedir?” 
Adam uzun bir “lâhavle...” çektikten sonra demiş ki:
“A kadın, hangi bir yanlışını düzelteyim? Senin dediğin yer Mısır değil Filistin, Arz-ı Ken’an. Senin dediğin kadın değil, erkek. Senin dediğin evliya değil peygamber, Hazret-i İbrahim. Senin dediği gibi kız değil, oğul, Hazret-i İsmail. Senin dediğin gibi o yerden çıkmadı, gökten indi. Senin dediğin gibi o keçi değil, koyun. Senin dediğin gibi onu boğmadılar, boğazını kesip kurban ettiler!”


Hocaya not;


Bir vaiz, camide Kurban Bayramı hakkında vaaz ederken dinleyenlerden biri bir kâğıt uzatır. Kâğıtta şunlar yazılıdır:
“Vâlidem için keseceğim kurbandan kimseye hisse vermeyip hepsini kavurma yaparak bir çömleğe koymak niyetindeyim, nafakası olsun diye. Caiz midir, değil midir?”
Vaiz notu yüksek sesle okuduktan sonra şöyle der:
“Yarın cennet ehli kurbanlarına binip sırat köprüsünden geçerken bu kadının da kavurma çömleğine binmesi lâzım gelir. Git, sor, razı olursa öyle yap!”




ETİKET :  

Tümü -- Adversting 8 --